Kan Tahlili Nedir ve Nasıl Yapılır?
21 Temmuz 2024

Kan Tahlili Nedir ve Nasıl Yapılır?

Kan Tahlili

Kan tahlili, doktorlar tarafından tıbbi rahatsızlıkların tanısında destekleyici olarak yararlanılan önemli bir laboratuvar tetkikidir. Ucuz olmasına rağmen, tanıya yardımcı olan değerli bir testtir. Ancak, teşhisten ziyade hastalıkların tanısında destekleyici bir rol oynar. Kan tahlili, hastalara genellikle sabah aç karnına yapılan bir tetkiktir. Kan örneği alınarak, kan tahlili türüne göre farklı tüplerde laboratuvara gönderilir. Bu testler farklı amaçlarla ve yöntemlerle yapılmaktadır. Bazı kan tahlilleri için pıhtılaşmayı önleyen tüpler kullanılır. Çünkü pıhtılaşan kanla yapılacak tahlillerde sonuçlar hatalı çıkabilir.

Kan Tahlili İnceleme Alanları

  • Kandaki beyaz ve kırmızı kan hücrelerinin sayısı, kırmızı hücrelerin hacmi, çökme hızı ve hemoglobin yoğunluğunun belirlenmesi.
  • Kan grubunun ya da özel alyuvar antijenlerinin sınıflandırılması.
  • Kan hücrelerinin yapılarını ve biçimlerini belirlemek.
  • Hemoglobin ve diğer kan proteinleri için yapısal inceleme.
  • Kanda meydana gelen kimyasal tepkimelerin incelenmesi.
  • Kan hücrelerine bağlı olan ya da plazmadaki serbest enzimlerin etkinliğinin belirlenmesi.
  • Toplam kan hacmi, kanın dolaşım süresi, yaygınlığı ve asitlik derecesinin belirlenmesi.
  • Kan pıhtılaşma zamanı ve kandaki maddelerin plazmadan süzülme hızının belirlenmesi.
  • Kan tahlili için genellikle kulak memesi, kol veya parmak toplardamarından alınan kan örneği kullanılır.
  • Kemik iliğinde bulunan kan hücrelerinin incelenmesi.
  • Enfeksiyon hastalıklarındaki maddelerin tespit edilmesi.

Kan Tahlilinde İncelenen Değerler

Kan tahlili sayesinde vücutta oksijen taşıyan eritrositler ve hastalıklara karşı savunma sağlayan lökositler sayılarak, boyutları değerlendirilir. Kırmızı kan hücreleri eritrositlerde hemoglobin proteinleri bulunur. Vücutta oksijeni taşıyan protein hemoglobindir. Bu oran düştüğünde oksijen taşınamaz.

RBC (Red Blood Cells): Oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinin miktarını belirtir. Bu oran düşükse kansızlık veya kan kaybı yaşandığı anlaşılabilir. Eğer bu oran yüksekse, KOAH, akciğer hastalıkları, bronşit, astım, böbrek hastalığı gibi rahatsızlıkları işaret eder.

WBC (White Blood Cells): Vücuttaki savunma hücreleri olan akyuvarların toplamını verir. Bu oran enfeksiyon hastalıklarında, kronik iltihaplarda yüksek çıkar. Lösemi hastalığında da bu değer yükselir. Düşük çıktığında vücutta lökosit yapımını bozan kanser, AIDS gibi ciddi rahatsızlıklar söz konusu olabilir.

MCV (Mean Corpuscular Volume): Oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinin büyüklüğünü ifade eder. Düşük olduğunda eritrositler küçüktür, yüksek olursa hücreler genişlemiştir. Demir eksikliğine bağlı kansızlıkta hücreler küçülür ve bu değer düşük olur. B12 vitamini eksikliğinde ise hücreler genişler ve oran yüksek çıkar.

Hb (Hemoglobin): Kanda bulunan hemoglobin değerini gösterir. Kansızlık durumunda bu değer düşer.

MCH: Eritrositlerde bulunan hemoglobin miktarını gösterir.

Hct (Hematokrit): Kanda bulunan hemoglobin ve eritrosit miktarını gösterir. Vücutta su kaybı varsa bu değer yükselir, kan kaybı, lösemi gibi durumlarda ise düşer.

PLT (Platelets): Bunlar pıhtılaşmayı sağlayan trombositleri gösterir.

PNL (Nötrofiller): Bu değer bakteriyel kaynaklı sorunlarda yükselir.

Eosinophils (Eozinofiller): Bu değer alerjik ve paraziter rahatsızlıklarda yüksek çıkar.

Lymphocytes (Lenfositler): Bu değer kronik hastalıklarda, viral enfeksiyonlarda yükselirken, AIDS hastalığında ise düşer.

Kan tahlili tek başına tanısal değer taşımaz. Ancak tanıya yardımcı olur. Elde edilen değerler çeşitli hastalıklara özgü belirtilerdir. Bu nedenle kan tahlili yorumlaması hastanın fiziki muayenesi ve diğer tetkiklerin sonuçlarına göre değerlendirilir. Yaşa bağlı olarak da farklı anlamlar taşıyabilir.

Sizden Gelen Sorular / Yorumlar

soru

Meleknur

21 Temmuz 2024 Pazar

Sabah aç karnına kan vermek gerçekten gerekli mi? Bu kan tahlillerinin sonuçlarını nasıl etkiler? Ayrıca, kan örneği almak için neden farklı tüpler kullanılıyor ve pıhtılaşmayı önleyen tüplerin kullanılmasının önemi nedir?

Cevap yaz
1. Cevap
cevap

Admin

Meleknur, sabah aç karnına kan vermek genellikle daha doğru sonuçlar elde etmek için önerilir. Çünkü yediğimiz ve içtiğimiz şeyler kan değerlerimizi etkileyebilir. Örneğin, glikoz ve lipid seviyeleri yemek yedikten sonra yükselebilir, bu da sonuçların yanlış yorumlanmasına neden olabilir. Bu yüzden bazı testler için açlık gereklidir.

Farklı tüplerin kullanılması ise, her tüpün içindeki katkı maddelerinin farklı olmasından kaynaklanır. Örneğin, bazı tüpler pıhtılaşmayı önleyici maddeler içerirken, bazıları içermez. Pıhtılaşmayı önleyen tüpler, kanın pıhtılaşmamasını sağlayarak doğru testlerin yapılmasına olanak tanır. Bu, özellikle koagülasyon testleri gibi pıhtılaşma ile ilgili testlerde çok önemlidir.

Soru Sor / Yorum Yap

şifre

Çok Okunanlar

Haber Bülteni

Güncel

Hemogram Neu Yüksekliği Nedenleri?

Hemogram Neu Yüksekliği Nedenleri?

Güncel

Kandaki Üre Belirtileri ve Tedavisi

Kandaki Üre Belirtileri ve Tedavisi

Güncel

Büyük Kan Dolaşımı Nedir?

Büyük Kan Dolaşımı Nedir?