kan.gen.tr https://www.kan.gen.tr Kan, Kan Hastalıkları Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, kan.gen.tr Tue, 17 Nov 2015 00:00:00 +0000 Tue, 10 Dec 2019 00:00:00 +0000 60 ALT (Sgpt) Nedir, ALT Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/alt-sgpt-nedir-alt-yuksekligi.html Tue, 04 Sep 2018 22:54:20 +0000 ALT (Sgpt) nedir, ALT yüksekliği, ALT karaciğer tarafından üretimi yapılan bir enzim türüdür. Tüketilen yiyecekleri enerjiye çevirmek ve metabolizma üzerinde büyük öneme sahiptir. Karaciğerde üretilen enzim ayrıca böbre ALT (Sgpt) nedir, ALT yüksekliği, ALT karaciğer tarafından üretimi yapılan bir enzim türüdür. Tüketilen yiyecekleri enerjiye çevirmek ve metabolizma üzerinde büyük öneme sahiptir. Karaciğerde üretilen enzim ayrıca böbrekler, kaslar, pankreas ve kalpte de bulunur. ALT için kan testi yapılarak yüksekliği ya da düşüklüğü tespit edilebilir.

ALT (Sgpt) Testi Neden Yapılır

ALT testi özellikle karaciğer hastalıklarını tespit etmek için yapılır. Virüs, alkol gibi nedenlere bağlı gelişen siroz, hepatit gibi durumlarda tanıyı koymak için uygulanır. Karaciğerde meydana gelebilecek hasarı tespit etmek, sarılık rahatsızlığının neden kaynaklandığını bulmak, karaciğerde hasar oluşmasına sebep olan ilaçların kontrolünü sağlamak, mide bulantısı, karın ağrısı gibi şikayetlerin araştırılmasında ALT testi yardımcı olur.

ALT (Sgpt) Testi Normal Değerleri 

ALT erkeklerde 10-40 U/L, kadınlarda ise 7-35 U/L değerleri arasındadır. Çocuklarda değerler yetişkinlere oranla daha yüksek olabilir. Yaşlılarda ise yetişkinlerden çok az yüksek görülebilir. Ancak bu değerler testin uygulandığı laboratuvar, uygulanan yöntem ve cihaza göre ufak değişiklikler gösterebilir.

ALT (Sgpt) Yüksekliği Nedenleri Nelerdir
  • Karaciğer tümörü, yağlanması, kanseri
  • Karaciğer dokularında şişme ve ölüm
  • Karaciğer iltihabı
  • Karaciğer yağlanması
  • Vücutta fazla demir bulunması
  • Kurşun zehirlenmesi
  • Alkol kullanımı
  • Kas hasarı
  • Bazı ilaçların yan etkisi
  • Aşırı egzersiz yapmak
  • Çölyak hastalığı
  • Güneş çarpması
  • Traım ilacı zehirlenmeleri
  • Yabani mantar zehirlenmesi
  • Epilepsi hastalığı
  • Kalp krizi
  • İleri seviyelerde sıvı kaybı
  • Kan zehirlenmesi
  • Karaciğer ulaşan başka kanser türleri
  • Wilson hastalığı
  • Vücudun kendinin karaciğer hücrelerine zarar vermesi
  • Safra tıkanıklığı
  • Karbontetraklorüre maruz kalma
ALT (Sgpt) Yüksekliği Nasıl Düşürülür

ALT yüksekliğine maruz kalan kişilerin uzman bir doktora başvurulması gerekir. Dahiliye bölümüne başvurularak gerekli incelemeler ve tetkikler yapıldıktan sonra gerekli tedaviye başlanır. Gerekli durumlarda ilaç tedavisine başvurulabilir. Ayrıca uygun bir diyet programıyla sorun çözümlenebilir.

ALT (Sgpt) Yüksekliği Tedavisi
  • ALT yüksekliği tedavisi için eğer kişi alkol kullanıyorsa alkolü bırakmalı ya da fazla tüketimden kaçınmalıdır. Karaciğer rahatsızlığı olan kişilerin alkolden kesinlikle uzak durması gerekir. 
  • Kahve tüketimi aşırıya kaçılmadığı takdirde karaciğer rahatsızlıklarının gelişme riskini azaltabilir.Kahve antioksidan etkisi sayesinde karaciğere karşı iyi gelir.
  • Yeşil çay içeriği sayesinde karaciğer fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olur. Düzenli olarak yeşil çay tüketilerek ALT seviyesi kontrol altında tutulabilir.
  • Koruyucu madde içeren gıdalardan uzak durulmalıdır.
  • Egzersiz birçok rahatsızlığın gelişme riskini azalttığı gibi ALT seviyesi üzerinde de olumlu etkileri vardır. Fazla kilolu olmak karaciğeri riske sokabilir. Egzersiz yaparak tüm vücut sağlığıyla birlikte karaciğer sağlığını da korur. 
  • ALT yüksekliği kullanılan herhangi bir ilaçtan kaynaklanıyorsa kullanılan ilaçlar hekim gözetiminde alternatifleri ile değiştirilmelidir. 

]]>
Kanda Albumin Değerleri https://www.kan.gen.tr/kanda-albumin-degerleri.html Wed, 05 Sep 2018 07:03:39 +0000 Kanda Albümin Değerleri, normal kabul edilen sınırlar içinde olmalıdır. Karaciğer tarafından üretilen bir protein olan albümin, kanda bulunan proteinlerin ortalama % 60 ını oluşturur. Albümin üretiminde azalma olması ya da alb Kanda Albümin Değerleri, normal kabul edilen sınırlar içinde olmalıdır. Karaciğer tarafından üretilen bir protein olan albümin, kanda bulunan proteinlerin ortalama % 60 ını oluşturur. Albümin üretiminde azalma olması ya da albümin atımının artması halinde kan seviyeleri düşer. Kan seviyeleri ciddi oranda düşerse ödem başta olmak üzere çeşitli sorunlar yaşanır.

Sağlıklı bir kişinin kanındaki protein değeri 7 gram ise, bunun ortalama 4 gramı albümindir. Kandaki albüminin çeşitli görevleri vardır. Ancak en önemlisi kandaki sıvının damarlarda kalmasını sağlamaktır. Kandaki su oranı ise % 90 seviyesindedir. Kan küçük damarlardan bile geçerken, su miktarı korunur. Bunun sağlanmasında onkotik basınç yani albüminin çekim kuvveti etkili olur. Albümin suyu mıknatıs gibi çeker ve damarda kalmasını sağlar. Kandaki albümin değerleri bu yüzden önemlidir. Albümin olmazsa kandaki sıvı dokulara ve vücut boşluklarına kolayca süzülür. Bu durum kişinin vücudunda ödem oluşmasına neden olur. Kandaki suyun damarda kalmasında etkili olan onkotik basıncın yaklaşık % 80 kadarını albümin sağlar.

Kandaki albüminin görevleri nelerdir

Kandaki albümin sadece sıvının damarda kalmasını sağlamaz. Bunun dışında kandaki yaşamsal besinleri, ilaçları, hormonları da taşır. Vücuttaki asit baz dengesini korumada, protein ihtiyacının karşılanmasında etkili olur. Büyümede, onarım ve iyileşmede gerekli protein gereksinimi karşılar.

Kandaki albümin değerleri (Referans aralığı)
  • Erken doğan bebeklerde 3-4,2 g/dL
  • Yenidoğan bebeklerde (0-28 günlük) 3,5-5,4 g/dL
  • Çocuklarda 4-5,9 g/dL
  • Erişkinlerde 3,5-5,5 g/dL aralığında olmalıdır.
İnsan vücudunda ortalama 300-500 gram albümin vücut sıvılarına dağılmış haldedir. Karaciğer günde yaklaşık 15 gram albümin üretir. Albüminin yarılanma ömrü ise 28 gündür. Günde yaklaşık % 4 kadarı yıkıma uğrar.

Albümin testi neden yapılır

Bazı kişilerde tarama amaçlı yapılan albümin testi bazı kişilerde tanı koymaya yardımcı olmak için yapılabilir. Kişinin böbrek ve karaciğer sorunlarından ya da beslenme yetersizliğinden şüphe duyulursa, albümin testi yapılabilir. Kandaki albümin değerleri düşüklüğü ya da yüksekliğini belirlemek için hastanelerin dahiliye bölümüne gidilebilir. Dahiliye doktoru gerekli görürse albümin testi yaptırabilir.

Kandaki albümin değerleri neden düşer

Kandaki albümin değerlerinin düşük çıkması karaciğerde yeterince üretilememesinden, albümin yıkımının aşırı olmasından ya da günlük albümin kaybının aşırı olmasından kaynaklanabilir.

Karaciğerde yeterince albümin üretilememesinin çeşitli nedenleri olabilir. Karaciğer yetmezliği, siroz, alkolizm gibi karaciğer hastalıkları üretimin az olmasına neden olabilir. Özellikle uzun süren açlıkta, yaşlılarda görülen beslenme bozuklukları, kronik hastalıklar, diyabet, büyüme hormonu azlığı, deri hastalıkları, böbrek üstü bezlerinin yeterince hormon üretemediği haller, mide ülseri, uzun yatak bağımlılığı, parazit hastalıkları gibi nedenlerde albümin üretimini azaltır.

Vücuttaki iltihabik durumlarda da albümin üretimi baskılanır. Bu yüzden albümin testi düşük çıkan kişilerde araştırma için başka kan testleri de yapılabilir.

Günlük albümin kaybının artması da kandaki albümin değerlerinin düşmesine neden olabilir. Çölyak hastalığı, yanıklar, ameliyat sonrası, ciddi yaralanmalar, ezikler, irritabl bağırsak hastalığı, protein kaybına neden olan ishaller, böbrek hastalıkları, kanamalar, fistüller gibi sebepler albümin yıkımını arttırabilir.

Albümin yıkımının artması ise gebelik zehirlenmesi, ateş, Cushing hastalığı, tiroit hastalıkları gibi nedenlerden kaynaklanabilir.

Kandaki albümin miktarı azalmadığı halde kandaki sıvı miktarının artması da albümin değerlerini]]> Anti Tpo https://www.kan.gen.tr/anti-tpo.html Thu, 06 Sep 2018 06:59:01 +0000 Anti Tpo, vücudumuzda bulunan tiroid hormonlarına karşı yine vücudumuzun ürettiği antikorlara anti tpo adı verilir. Bağışıklık sistemimizde hatalı bir şekilde antikor üretince bu antikorlar tiroid bezine veya tiroid horm Anti Tpo, vücudumuzda bulunan tiroid hormonlarına karşı yine vücudumuzun ürettiği antikorlara anti tpo adı verilir. Bağışıklık sistemimizde hatalı bir şekilde antikor üretince bu antikorlar tiroid bezine veya tiroid hormonlarına saldırarak kişilerde bir sağlık sorununa neden olurlar. Ayrıca bu hastalıkların teşhisinde de anti tpo seviyesi ölçülmektedir.

Anti tpo aslında tıpta kullanılan bir kısaltmadır. Tıpta anti kısaltması antikorlar için kullanılmaktadır. Tpo ise vücuttaki tiroid hormonlarının üretiminde görev alan tiroid peroksidaz enziminin kısaltmasıdır. Antikorlar, normalde vücudumuzu hastalıklardan koruyan, mikrop ve virüsleri yok eden bir vücut bileşenidir. Ancak bazı durumlarda bapışıklık sisteminiz bu enzim üretimini hatalı algılayarak bizi korumak için o bölgeye antikor gönderir ve tiroid peroksidaz enziminin ürettiği hormonlara saldırır. Bunun sonucunda tiroid ile ilgili sorunlar ve bazı hastalıklar görülebilir. 

Normal Anti Tpo Değeri Hangi Aralıktadır

Tiroid ile ilgili sorun yaşayan hastalara anti tpo testi uygulanır. Uluslararası olarak kabul edilen normal anti tpo seviyesi 0-9 IU/ml'dir. Bu değerin üstünde ve altında olan sonuçlar tiroide bağlı bir rahatsızlık olarak kabul edilir.

Anti Tpo Yüksekliği Neden Olur

Anti tpo seviyesi yüksek çıkan hastalara kesin olmamakla beraber hipertiroid veya hipotiroid hastalıkları tanısı konabilir. Araştırmalara göre haşimato hastalığı bulunan kişilerin %90'ında anti tpo yüksekliği görülür.
Anti tpo yüksekliğine neden olan hastalıklar şunlardır:
  • Haşimato hastalığı
  • Graves hastalığı
  • Sjögren sendromu
  • Romatoid. Artrit
  • Lupus
  • Pernisiyöz anemi
Anti Tpo Yüksekliğinin Belirtileri Nelerdir

Anti tpo yükselmesi sonucunda ortaya çıkan bazı belirtiler şunlardır:
  • Halsizlik
  • Ani kilo kaybı veya kilo alımı
  • Duygusal değişmeler
  • Depresyon
  • Aşırı hareket
  • Ciltte bazı problerin görülmesi
  • Kaslarda sorun
  • Tuvaket alışkanlığındaki değişim
  • Adet sorunu
  • Kısırlık
Anti Tpo Yüksekliği Nasıl Tedavi Edilir

Sadece bir test sonucuna göre karar verilemediği için genellikle kişide belirlenen bir hastalık varsa tedavi de o hastalık üzerinden uygulanır. Örneğin, haşimato hastalığı tespit edilen kişilerde tiroid hormonlarını düzenleyici ilaçlar ömür boyu kullanılır. Çok ciddi sorunlarda ise cerrahi müdahaleler yapılabilir.

Anti Tpo Düşüklüğü Neden Olur

Test sonuçlarında anti tpo seviyesinin 9'dan az çıkması durumuna anti tpo düşüklüğü adı verilir. Genellikle bu düşüklük herhangi bir sorun teşkil etmez. Ancak hastanın kendiliğinden guatr veya tiroid sorunu olabilir. Bu duruma uygun birçok tedavi yöntemi bulunur. 

]]>
Serbest T3 https://www.kan.gen.tr/serbest-t3.html Fri, 07 Sep 2018 00:18:32 +0000 Serbest T3, triodotironin olarak da bilinen bir çeşit hormondur ve tiroid bezlerinden T4 hormonu ile birlikte salgılanmaktadır. T3 ve T4 hormonları kan dolaşımında çeşitli proteinlere tutunmaktadırlar. Bazı durumlarda T3 ho Serbest T3, triodotironin olarak da bilinen bir çeşit hormondur ve tiroid bezlerinden T4 hormonu ile birlikte salgılanmaktadır. T3 ve T4 hormonları kan dolaşımında çeşitli proteinlere tutunmaktadırlar. Bazı durumlarda T3 hormonu proteinlere tutunmadan dolaşım yapar bu nedenle de serbest T3 olarak adlandırılır. Serbest T3 hormonu insan vücudunun ısısını, kalp atım dengesini ve metabolik sistemini düzenlemekte görevlidir. Aynı zamanda tiroid bezlerinin çalışma dengesini en iyi yansıtan hormon serbest T3’tür. 

Serbest T3 Kan Testi 

Serbest T3 hormonunun tiroid bezinden salgılandığını yazmıştık. Doktora gittiğinizde, tiroid bezinin çalışma sisteminde bir dengesizlik olduğundan şüphelenildiği zaman serbest T3 değerleri incelenir. Tiroid bezi dengesizliklerinin tanısının koyulması ve tiroid sisteminin çalışma durumunu takip etmek amacıyla bu hormon test edilir. Normal serbest T3 değerleri 2.5-4.0 pg/ml arasında olmalıdır. Bu değerlerin normalden düşük veya yüksek çıkması tiroid bezinin çalışmasında bir sıkıntı olduğunu gösterir. 

Serbest T3 Testi Neden Önemlidir 

Tiroid bezlerinden 2 türlü hormon salgılanmaktadır: T3 ve T4. İlk paragrafta bu hormonların kan dolaşımı sırasında bazı proteinlere bağlandığından bahsetmiştik. Proteinlere bağlanan hormonlar “total T3, T4” olarak adlandırılırken, bağlanmayanlar ise “serbest T3, T4” olarak adlandırılır. Serbest T3 hormonu proteinlere bağlı olmadığından dolayı tiroid bezleri hakkında total T3’e göre daha doğru bilgi verebilmektedir. Örneğin kandaki proteinlerden herhangi birisinin düzeyi azaldığı takdirde, serbest T3 hormonu bu azalıştan etkilenmez dolayısıyla tiroid fonksiyonları hakkında yanıltıcı bir sonuca neden olmaz. 

Serbest T3 Hormonu Yüksekliği Neden Olur 

Serbest T3 hormonunun yükselmesi pek çok farklı sebebe bağlı olarak meydana gelebilir. Örneğin tiroid bezleri normalden çalışması gerekenden daha fazla ya da daha hızlı çalışmaya başlarsa serbest T3 değerlerinde yükselme başlar. 

Hâlihazırda bir tiroid fonksiyon bozukluğu için ilaç tedavisi gören kişilerde, tiroid ilaçları ile doz aşımı yapılması durumunda kan testinde serbest T3 değerleri yüksek çıkabilir. 

Gebe bayanlarda da hormonların düzensiz çalışmasına bağlı olarak yapılan araştırmalarda serbest T3 değerlerinde yükselme olduğu görülmüştür. Ayrıca serbest T3 şu nedenlere dayalı olarak da yükselebilmektedir:
  • Kullanılan bazı ilaçların yan etkileri,
  • Bayanlarda doğum sonrasında oluşan tiroid hastalığı,
  • Zehirli guatr hastalığı,
  • Tiroid bezi iltihaplanması,
  • Hipertiroid (tiroid bezinin fazla çalışması)
Serbest T3 Yüksekliği Belirtileri Nelerdir
  • Isıya karşı duyarlılık ve tahammülsüzlük, aşırı terleme
  • Ellerde titreme,
  • Sürekli yorgunluk ve uyku hissetme, güçsüzlük, halsizlik,
  • Dikkat dağınıklığı,
  • Kalpte çarpıntı
  • Mensturasyon döneminde düzensizlikler,
  • İshal ve sık tuvalete çıkma gibi bağırsak rahatsızlıkları,
  • Kilo kaybı,
  • Huzursuzluk.
Serbest T3 Hormonu Düşüklüğü Neden Meydana Gelir 

Serbest T3 hormonu şu nedenler ile düşebilmektedir: 
  • Kullanılan bazı ilaç yan etkileri,
  • Haşimato rahatsızlığı,
  • Gebelik dönemi,
  • Ameliyat ile tiroid bezinin alınması,
  • Süreğen hale gelen bağışıklığa bağlı ortaya çıkan tiroid hastalığı,
  • İyot düşüklüğü,
  • Çeşitli hipofiz bezi hastalıkları,
  • Hipotalamus bezi yetersizliği,
  • Ayrıca tiroide bağlı olmayan genel hastalık, kırgınlık halinde de serbest T3 hormonu düşük çıkabilmektedir.
Serb]]> Serbest T4 https://www.kan.gen.tr/serbest-t4.html Fri, 07 Sep 2018 16:26:50 +0000 Serbest T4, vücudumuzda bulunan önemli endokrin bezlerinden birisi olan tiroid bezinden salgılanan bir hormondur. Diğer ismi "tiroksin" veya "tetraiyodotironin"dir. Aslında tiroid bezinden T3 ve T4 adında iki hormon salgılanı Serbest T4, vücudumuzda bulunan önemli endokrin bezlerinden birisi olan tiroid bezinden salgılanan bir hormondur. Diğer ismi "tiroksin" veya "tetraiyodotironin"dir. Aslında tiroid bezinden T3 ve T4 adında iki hormon salgılanır. Bu T3 ve T4 hormonları kan dolaşımında bazı proteinlere tutunarak dolaşırlar. Bazı durumlarda ise bu hormonlar hiçbir proteine bağlanmadan serbest halde bulunurlar. Bu durumda "serbest" olarak adlandırılırlar. Serbest T4'te kan dolaşımında serbest halde bulunan hormonlardan bir tanesidir. 

Serbest T4 Nedir 

Giriş paragrafında söz ettiğimiz gibi serbest T4, tiroid bezinden salgılanan bir hormondur. Tiroid hastalıklarının teşhisinde, takibinde ve tedavisinde sıkça serbest T4'ten yararlanılmaktadır. Bu hormonun işlevi, vücutta daha aktif görev yapan ve hücreler tarafından daha çok kullanılan yine bir tiroid hormonu olan T3'e çevrilmektir. 

Herhangi bir proteine bağlanmadığından dolayı, proteinlerde meydana gelen herhangi bir değişimden serbest T4 hormonları hemen hemen hiç etkilenmez. Bu sayede tiroid bezinde oluşacak küçük bir dengesizlik veya işlev bozukluğu serbest T4 hormonu değerlerine doğru bir şekilde yansıyacaktır. 

Serbest T4 Hormon Tahlili Nedir 

Serbest T4 hormon tahlili, tiroid bezinde oluşan bir sorunun teşhis edilmesinde, takip edilmesinde ve tedavisinde başvurulan bir testtir. Bu tahlil sayesinde kanınızda bulunan serbest T4 değerleri ölçülerek herhangi bir sorunun olup olmadığı tespit edilir. 

Serbest T4 Hormon Tahlili Neden İstenir

Serbest T4 hormon tahlili şu nedenler ile sizden istenebilmektedir:
  • Normalden hızlı veya aktif çalışan tiroid (hipertiroid) ve normalden yavaş çalışan tiroid (hipotiroid) gibi rahatsızlıkların tespiti,
  • Şüphelenilen farklı tiroid hastalıklarının ayırıcı tanısı,
  • Hipofiz bezinde bir sorun olup olmadığını öğrenmek,
  • Bayanlarda kısırlık görülmesi sonucunda nedenlerini öğrenmek,
  • Halihazırda tiroid tedavisi gören kişinin takibinin yapılması amacıyla,
  • Tiroid kanseri nedeniyle tedavi olan kişide yapılan müdahalenin hastaya nasıl geldiğini öğrenmek için. 
Serbest T4 Değerleri Nasıl Olmalıdır

Serbest T4 değerleri hastane veya laboratuvara göre bir farklılık gösterebilmektedir. Ancak olması gereken normal değerler şu aralıktadır: 0,8-2,0 ng/dL (nanogram/desilitre)

Serbest T4 Yüksekliği
Serbest T4 yüksekliği şu nedenlerden dolayı ortaya çıkmaktadır:
  • İyot nedeniyle tiroidlerde fazlalık oluşumu,
  • Toksik (zehirli) guatr,
  • Tiroid bezi iltihaplanması,
  • Hipertiroid (Aşırı aktif tiroid bezi),
  • Graves Hastalığı,
  • Tiroid tedavisinde kullanılan hormon ilaçlarının fazla kullanılması.
Serbest T4 Yüksekliği Belirtileri Nelerdir
  • Uyku düzeninin bozulması, uykusuzluk,
  • Stres artışı,
  • İshal,
  • Taşikardi (kalp atışında hızlanma)
  • Ellerde titreme,
  • Yorgunluk, güçsüzlük,
  • Işığa karşı fazla duyarlılık.
Serbest T4 Düşüklüğü
Serbest T4 değerleri şu nedenlerden dolayı düşebilmektedir:
  • Haşimato,
  • Lityum, steroid gibi bazı ilaçların yan etkileri,
  • Hipotiroid, (Tiroid bezinin yavaşlaması, yetersiz çalışması)
  • Uzun süre aç kalmak.
Serbest T4 Düşüklüğünün Belirtileri Nelerdir
  • Vücutta ödem oluşumu,
  • Cilt kuruması,
  • Regl düzensizliği,
  • Bağırsak hareketlerinde yavaşlama,
  • Yeme düzeninde değişim olmamasına rağmen kilo almak ve kilo verememek,
  • ]]> Sodyum Na Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/sodyum-na-yuksekligi.html Sat, 08 Sep 2018 12:16:36 +0000 Sodyum Na Yüksekliği, kandaki normal sodyum Na aralığı 135-145 mEq/L olmalıdır. Eğer bir litre kandaki sodyum seviyesi 145 mEg/L üzerinde olursa bu hipernatremi olarak adlandırılır. Bunun anlamı yani sodyum Na yüksekliği vücudu Sodyum Na Yüksekliği, kandaki normal sodyum Na aralığı 135-145 mEq/L olmalıdır. Eğer bir litre kandaki sodyum seviyesi 145 mEg/L üzerinde olursa bu hipernatremi olarak adlandırılır. Bunun anlamı yani sodyum Na yüksekliği vücudun kaybettiği su oranının vücuda giren suyun miktarından fazla olmasıdır.

    Kanda sodyum Na yüksekliği daha çok dahiliye ve nefroloji alanında görülebilecek  patolojik bozukluklar arasındadır. Bu sorun kandaki sodyum değerinin 150 mEq/l üzerine çıkmasıyla yaşanır. Burada daima kandaki sıvı miktarının azalması anlaşılır. Sodyum Na yüksekliğinin en fazla etkili olduğu kişi grupları çok yaşlı olan hastalar, çok genç yaşta olanlar ve ağır hasta olan kişilerdir. Sodyum yüksekliğinin ortaya çıkması içine iki faktörün birlikteliği gerekir. Bunlar susama mekanizmasının bozulması ve böbrek fonksiyonlarının (Renal konsantrasyon) bozulmasıdır.

    Sodyum Na yüksekliği vücutta hangi değişikliklere neden olur

    Kronik sodyum yüksekliğinde yani yavaş yükselen sodyum düzeyinde kişilerden agresif belirtiler gözlenmez. Fakat aniden yani akut sodyum yükseliğinde kişide merkezi sinir sistemi belirtileri ortaya çıkabilir. Sodyum Na yüksekliğinin en korkulan komplikasyonları arasında beyin içine kanamaların olması bulunur. Normalde susama merkezleri ve böbrek fonksiyonları çalışan kişilerde ne kadar tuzlu besinler yense de, susama merkezi uyarılır, böbreklerde kandaki sodyum seviyesini korur ve hipernatremi sorunu yaşanmaz. Yani kişiye zarar verecek düzeyde kandaki sodyum seviyesi yükselmez.

    Sodyum Na yüksekliği belirtileri temel olarak susuzluk hissinin oluşmasıdır. Ayrıca beyin hücrelerine su kaçmasına neden olarak kişilerde sersemlik hissine, komaya, kas ve sinir hasarlarına ve ölüme neden olabilir.

    Sodyum Na yüksekliği neden olur

    Kanda sodyum Na yüksekliği vücuttaki su miktarındaki düşüklükten kaynaklanabilir. Bu kişinin yeteri kadar su tüketmemesi, bunama ya da hipotalamik lezyonlar nedeniyle osmoreseptörlerinin bozulması, şekersiz diyabet gibi nedenlerden susuzluk hissinin kaybolmasından kaynaklanabilir.

    Vücutta çeşitli nedenlerden kan hacminin azalması da sodyum yüksekliğine neden olabilir. BU etkenlerin arasında kusmak, şiddetli yanıklar, sindirim sistemindeki fistüller, sindirim sisteminden tıbbi hortumlarla sıvı alınması, aşırı miktarda terlemek, osmotik idrar söktürücüler, aşırı laksatiff kullanımı sayılabilir.

    Vücuttaki sodyum miktarının su oranından daha fazla olması da sodyum Na yüksekliği sorununa neden olabilir. Kişinin fazla miktarda sofra tuzu tüketmesi, damar yolundan sodyum bikarbonat verilmesi, tüple beslenmesi, sodyum içerikli damardan verilen antibiyotikler, hipertonik diyalize girilmesi vücuttaki sodyum oranının artmasına neden olabilir.

    Sodyum Na yüksekliği nasıl tedavi edilir

    Kanda sodyum yüksekliği olduğunda bazı tedavi yolları kullanılabilir. Hastada hücre dışı sıvı miktarının azalmasında yani sıvı eksikliği dehidrasyon bulunuyorsa, bu durum düzelinceye kadar izotonik sıvı verilebilir. Eksilen sıvı tamamlandıktan sonra hipotonik sıvılar verilir.

    Hastada sıvı eksikliği yerine sıvı fazlalığı olursa, böbrekler normal çalışıyorsa bu defa diüretik tedavi uygulanır. hastadaki böbrek fonksiyonlarının bozuk olması halinde diyaliz tedavisi uygulanır. Bu şekilde ultrafilitrasyon adlı yöntemle hastadaki sıvı fazlalığı düşürülür.

    Başka bir tedavi yönteminde ise hesaplanan su açığına uygun tedavi süreci uygulanır. Su açığı hesabı ise aşağıdaki formülle hesaplanır;

    Su açığı= (Serum {Na} - 140) X Toplam vücut suyu / 140

    Bu formülde toplam vücut suyu kadınlarda % 40, erkeklerde de % 50 olarak alınır. Ancak hastalarda sodyum Na düşüklüğü tedavisinde agresif bir yol izlenmemelidir. Sodyumun saatte 0,5 mmol/L kadar ya da günde 12 mmol/l kadar dü]]> Kanda Sedimantasyon (ESR) Değerleri https://www.kan.gen.tr/kanda-sedimantasyon-esr-degerleri.html Sun, 09 Sep 2018 08:36:38 +0000 Kanda Sedimantasyon (ESR) Değerleri, yapılan sedimantasyon testi vücuttaki iltihabı gösteren kan değerlerini ifade eder. Sedimantasyon kandaki kırmızı kan hücrelerinin çökme hızını belirlemeye yardımcı olur. Kanda sedimantasyo Kanda Sedimantasyon (ESR) Değerleri, yapılan sedimantasyon testi vücuttaki iltihabı gösteren kan değerlerini ifade eder. Sedimantasyon kandaki kırmızı kan hücrelerinin çökme hızını belirlemeye yardımcı olur. Kanda sedimantasyon (ESR) değerleri eritrosit sedimantasyon oranı ya da sedim olarak adlandırılabilir. Bu testte genel olarak vücuttaki iltihap, kanser bağışıklık sistemi hastalıkları gibi tespitlerin yapıldığı kan değerlerine bakılır. Bunun için bir hastanenin iç hastalıkları yani dahiliye bölümüne gidilmesi gerekir. Kanda sedimantasyon (ESR) değerleri yardımıyla vücuttaki apseler, eklem ve damar iltihapları, bağışıklık sistemindeki sorunlar, kanser türleri ile diğer iltihaplanmaların tanısı daha kolay konur.

    Kanda normal sedimanatasyon (ESR) değerleri

    Test tüpüne alınan kandaki kırmızı kan hücrelerinin bir saat içinde ne kadarının dibe çöktüğü sedimantasyon değerini gösterir. Normal sedimantasyon değerleri ise;
    • Kadınlarda saatte 0-20 milimetre
    • Erkeklerde saatte 0-15 milimetre
    • Yeni doğanlarda saatte 0-2 milimetre
    • Çocuklarda saatte 0-10 milimetre
    Yaş ilerledikçe bu değerler kadın ve erkeklerde biraz yükseliyor.

    Sedimantasyon (ESR) yükseliği nedir

    Kanda sedimantasyon değerleri yüksek çıktığında vücutta bir iltihabın olduğu ya da tanısı konulmuş bir iltihaplı bir hastalığın etkisinin devam etiği anlaşılabilir. Bu kırmızı kan hücreleriyle bazı proteinlerin bir araya gelmesiyle hızla çökmelerine sebep olur. Hastalıkların tespitinde sedimantasyon yüksekliği tek başına yeterli olmaz. Bununla birlikte diğer tahlillere ve hastalığın belirtilerine de bakılmalıdır.

    Sedimantasyon yüksekliği neden olur

    Kanda sedimantasyon (ESR) değerleri yüksek olduğunda hastalıklara göre farklı belirtiler ortaya çıkabilir. Sedimantasyon yüksekliğine neden olabilecek sorunlar ve hastalıklar aşağıdaki gibidir.

    İltihaplı bulaşıcı hastalıklar: Mantar, bakteri ve virüslerin neden olduğu iltihaplı hastalıklarda sedimantasyon yüksekliği ortaya çıkabilir. Bu tür hastalıklar arasında zatürre, tüberküloz, apandisit, pelvik inflamatuar hastalık, vücut genelindeki iltihaplı hastalıklar, kemik, deri, böbrek ya da kalp kapakçığı iltihapları ateşli romatizma, virüs kaynaklı iltihaplar sayılabilir.

    Diğer iltihaplı rahatsızlıklar: Kaslarda, salgı bezlerinde, eklemlerde, damarlarda iltihaba yol açan hastalıklarda da sedimantasyon yüksekliği görülebilir. Bu hastalıklar arasında bakteri kaynaklı eklem iltihabı olan septik artrit, iltihaplı deriyle birlikte olan psoriartrik artrit, romatizmal polimiyalji, ani gelişen eklem iltihabı reaktif artrit, dev hücreli artrit, kas dokusunda iltihap yapan polimiyozit sayılabilir.

    Bağışıklık sistemindeki sorunlar: Bağışıklık sisteminde oluşan bir hata sonucunda sağlıklı vücut hücrelerine verilen hasar sedimantasyon yüksekliğine yol açabilir. Bu hastalıklar ve sorunlar arasında deri veremi, sistemik lupus eritematozu alerjik damar iltihabı, romatizmal eklem iltihabı, kanda koyulaşmaya neden olan ağır maddelerdeki artış, kanda pıhtılaşmayı sağlayan fibrinojen maddelerinin artması sayılabilir.

    Kanser: Sedimantasyon yüksekliği aslında kanser belirtisi değildir. Ama bazı kanser türleri sedimantasyon yüksekliğine yol açabilir. Bu kanser türleri arasında multipl miyelom, lenfoma sayılabilir.

    Diğer nedenler: Bu rahatsızlıklar dışında gebelik, gebeliğin ikinci yarısında olabilecek hamilellik kan zehirlenmesi yani preeklampsi sayılabilir.

    Sedimantasyon (ESR) düşüklüğü

    Kanda sedimantasyon (ESR) kan değerleri düşüklüğü genellikle vücuttaki iltihap oranının ya da iltihaplı bir hastalık varlığının düşüklüğüne yorumlanır. Ancak bazı iltihaplı hastalıklarda sedimantasyon düşüklüğü ortaya çıkmaz. Bu nede]]> Hemogram Pdw Testi https://www.kan.gen.tr/hemogram-pdw-testi.html Sun, 09 Sep 2018 18:21:53 +0000 Hemogram Pdw Testi, Hemogram yani tam kan sayımı testi parametrelerinden olan Pdw kandaki hücre sayılarının analizinde uygulanır. Tam kan sayımı parametreleri ayrı değeri ifade eder. Pdw (Platelet Distribution Width) ise kandaki tro Hemogram Pdw Testi, Hemogram yani tam kan sayımı testi parametrelerinden olan Pdw kandaki hücre sayılarının analizinde uygulanır. Tam kan sayımı parametreleri ayrı değeri ifade eder. Pdw (Platelet Distribution Width) ise kandaki trombositlerin, kan pulcuklarının büyüklüğünü belirleyen bir parametredir. Bunun yanında plateletlerin yoğunluğu, büyüklüğü, dağılımı da Pdw değeriyle incelenebilir. Hemogram içinde sadece Pdw değerleri olmaz. Hastada oluşan hastalık bazı hallerde diğer değerlerle bağlantılı olabilir. Bu nedenle hemogram Pdw testi değerlerinin incelemesi yapılırken diğerlerinin de incelemesi yapılmalıdır.

    Hemogram Pdw testi kişinin kemik iliğinin çalışmasının etkinliğini belirlemede, devamında yapılacak diğer testlerin belirlenmesine yardımcı olur. Test sonucunda kişi düşük platelet sayısına sahip olur, bunun yanında fazla sayıda büyük trombosite sahip olursa, bu kemik iliği düzeylerinin arttığını gösterir.

    Hemogram Pdw testi neden yapılır

    Pdw hemogram yani tam kan sayımının bir parçasıdır ve çeşitli sebeplerle test yapılabilir. Bu testle değerlendirilebilecek çeşitli sorunlar bulunmaktadır. Fakat hemogram Pdw testi kemik iliği nedeniyle de istenebilir. Test sonucunda kemik iliği kalitesi, gençliği net bir şekilde görülebilir. Bunun dışında testin uygulanma sebepleri arasında;
    • Kişinin vücudundaki nedeni belirlenemeyen morlukların oluşması
    • Burunda kanama olması ya da vücutta çeşitli yaralanmaların oluşması
    • Cilt döküntülerinin olması
    • Kan sorunlarının olması
    • Sindirim sistemindeki kanamalar
    • Pıhtılaşma problemleri
    • Ciltte hafif derece sürekli kızarıklık oluşması
    • Kadınlardaki ağır adet döngüsü
    • Adet kanamasının fazla olması
    • Ciltte küçük kesiklerin, yaraların oluşması
    • Vücutta iltihap bulgularının olması
    Yukarıdaki bulguların olması hemogram Pdw testi yapılması için bir nedendir. Hastanın muayenesinde ya da kanser riski varsa ya da anamnezlerde anemi şüphesi olursa tam kan sayımı testi yapılarak Pdw değerleri incelenebilir. Bu belirtilerin birinin bile olması halinde kişilerin uzman bir doktora gitmesi gerekir. Yapılacak Hemogram Pdw testi ile sağlıklı bir değerlendirme olacaktır.

    Normal Pdw değerleri

    Hemogram Pdw testi sonuçlarında sağlıklı bir kişide çıkması gereken normal Pdw değerleri 9,0 ile 14,0 fl aralığında olmalıdır. Bu değerin altındaki sonuçlar kemik iliğinde sorun olduğunu yeterince çalışmadığını, bu değerin üzerindeki sonuçlar ise yine kemik iliği sorunları olduğu anlaşılır. Kişinin trombosit dağıtım genişliği normal olursa trombositler arası mesafe eşit olur. Platelet yani trombositlerin büyüklüğü de birbirine yakın ya da eşit olur. Eğer kişinin trombosit dağıtım genişliği normal çıkarsa, ancak vücudunda morarma ya da kanama gibi sorunlar varsa başka tetkiklerin yapılmasına gerek duyulur.

    Hemogram Pdw testi sonuçları nasıl yorumlanır

    Testte trombosit dağıtım genişliği sadece Pdw değerlerine göre yorumlanmaz. Hastadaki bütün değişimler dikkate alınarak hemogram Pdw testi sonuçları yorumlanır. Sonuçlara göre Pdw yüksekliği ya da Pdw düşüklüğü durumunda başka testlerin yapılması istenebilir.Neden belirlenemezse kişiye kemik iliği biyopsisi yapılabilir.

    Bazı hallerde hastalarda halsizlik, el ayak üşümesi, uykuya meyil, sinir, baş dönmesi, unutkanlık gibi belirtiler görülebilir. Bu durumda Pdw düzeyi stabilize edildiği zaman belirtilerde azalabilir. Hemogram Pdw tsti sonuçlarının hematoloji birimi tarafından uygun görülen koşullarda raporlanması ve yorumlanması gerekir. Test sonuçlarını yanlış okuma yanlış bilgilendirmeye neden olacağından hematoloji birimi gözetmenliği önemlidir.

    Hemogram Pdw testi sonuçları anormal olduğunda ne olur

    Yapılan kan testi sonuçlarının anormal ol]]> Trigliserid Artışı https://www.kan.gen.tr/trigliserid-artisi.html Mon, 10 Sep 2018 07:16:57 +0000 Trigliserid artışı, trigliserid aynı kolesterol gibi kanda dolaşan yağlardan biridir. Buna herkesin belli oranda ihtiyacı bulunmaktadır. Sağlıklı bir bireyde kandaki trigliserid düzeyi en fazla 150 mg/dl kadar oluyor. Bu oranın ü Trigliserid artışı, trigliserid aynı kolesterol gibi kanda dolaşan yağlardan biridir. Buna herkesin belli oranda ihtiyacı bulunmaktadır. Sağlıklı bir bireyde kandaki trigliserid düzeyi en fazla 150 mg/dl kadar oluyor. Bu oranın üzerinde trigliserid artışı olması çeşitli sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Trigliserid artışı yüksek düzeyde olursa damarlarda plak oluşmasını ve damar tıkanıklığını kolaylaştırıyor. Dolayısıyla inme ya da kalp krizi geçirme riski de artıyor. Özellikle trigliserid artışı 1000 mg/dl düzeyini geçerse oldukça tehlikeli olan pankreatit yani pankreas bezi iltihaplanması riskini ortaya çıkarıyor.

    Trigliserid kanda bulunan ve artışı sorun olarak görülen kan yağıdır. Kötü kolesterol yani LDL gibi damarları tıkayan bir etkendir. Yüksek trigliserid düzeyi bireylerde diyabet yatkınlığına, tansiyon yüksekliğine, karın bölgesi yağlanmasına neden olabiliyor.

    Sağlıklı bireylerde normal trigliserid düzeyinin 150 mg/dl olduğunu belirtik. 150-200 arasındaki değerler hafif trigliserid yüksekliği, 200 üzerindeki değerler yüksek trigliserid, 500 mg/dl üzerindekiler ise aşırı yüksek trigliserid düzeyi olarak değerlendirilir. Eğer kişide trigliserid düzeyi devamlı şekilde 200 üzeri olursa damar tıkanıklığından felç geçirme riski de artar. Bu kişide iyi kolesterol HDL oranı düşük olursa bu risk daha fazladır. Bu nedenle iyi kolesterolün trigliseride oranı önemli bir değerdir. Bu iki değeri birbirine böldüğünüzde elde edilen sonuç 2 ve altında olursa normal değer olarak kabul edilir. Trigliserid artışı ile birlikte kötü kolesterol LDL oranı da yüksek olursa, bu kişilerde kalp damar hastalığı riski de yüksek olur.

    Eğer trigliserid düzeyi 100 mg/dl ve üzerinde olursa bu kişilerin pankreas bezi iltihabı geçirme riski yüksek olur. Aşırı obez olanlarda diyabet hastalarında ve insülin değeri yüksek olanlarda trigliserid düzeyi de artabilir. Ayrıca tiroit bezi tembelliği bulunan kişilerde trigliserid düzeyi daha kolay yükselir.

    Trigliserid artışı neyi gösterir

    Trigliserid artışı kişinin gerektiğinden fazla kalori aldığını gösterir bir bulgudur. Vücut kullanmadığı fazla kaloriyi trigliseride çevirerek vücutta depo etmeye başlar. Trigliserid artışı çoğu zaman insülin direnciyle birlikte izlenir. Kanda trigliserid düzeyi arttıkça iyi kolesterol HDL düzeyi de düşmeye başlar. Trigliserid artışı kolesterolden farklı şekilde sadece hayvansal besinlerden kaynaklanmaz. Şeker dahil olmak üzere bütün kalorili besinler trigliserid düzeyini yükseltebilir. Ayrıca kolesterolden farklı olarak trigliserid düzeyi günlük bile değişebilir.

    Kolesterolün düşürülmesi için uzun süren bir diyete ihtiyaç varken, eğer kişide genetik etkenlerden kaynaklı trigliserid yüksekliği bulunmuyorsa yapılacak diyetle trigliserid düzeyi birkaç günde düşürülebilir. Ancak yenilen bir porsiyon tatlı bile trigliserid düzeyini yükseltebilir. Bu nedenle trigliserid ölçümü yapılacağından bir gece önce ağır yemek yememeli, alkol almamalısınız.

    Trigliserid artışı neden olur

    Trigliserid artışı daha çok metabolik sendromu olan ya da şeker hastalığı olan kişilerde görülüyor. Çeşitli nedenlerle kilo alan, bel çevresi geniş, göbeği olan kilolu kişilerde trigliserid yüksekliği sorun haline gelebiliyor.  Ayrıca bazı böbrek hastalıklarında ve tiroit bezi tembelliğinde de trigliserid artışı olabiliyor. Trigliserid yüksekliğini düşürebilmek için hemen ilaç kullanmaya gerek olmaz. Bu tedavide fibrik asit türevi içeren ilaçlar faydalı oluyor. Ancak kişilerin önce beslenmesine dikkat etmesi gerekiyor. Aldıkları kaloriyi azaltmaları, aktivitelerini arttırmaları ve kilo vermeleri daha uygun bir tedavidir.

    Trigliserid artışı olanlar nasıl bir diyet uygulamalı

    Trigliserid artışı olan kişilerde kolesterol yüksekliğinde olduğu gibi tavuk, et, yoğurt ve peynir gibi besinleri kısıtlamak]]> Hemoglobin Elektroforezi https://www.kan.gen.tr/hemoglobin-elektroforezi.html Tue, 11 Sep 2018 05:26:00 +0000 Hemoglobin Elektroforezi, bir kişinin hemoglobin seviyesini belirlemek amacıyla yapılan testlere verilen addır. Bu test sayesinde kalıtımsal olan akdeniz Kansızlığı taşıyıcısı olup olmadığı anlaşılır. Hemoglobin,   Hemoglobin Elektroforezi, bir kişinin hemoglobin seviyesini belirlemek amacıyla yapılan testlere verilen addır. Bu test sayesinde kalıtımsal olan akdeniz Kansızlığı taşıyıcısı olup olmadığı anlaşılır. Hemoglobin,  insan vücudunda bulunan kandaki alyuvarların içerisin olan demirli bir maddedir. Hemoglobin denilen bu demirli madde sayesinde alyuvarlar oksijenle dolarlar. Bununla birlikte vücutta biriken karbondioksit gazını da hemoglobin sayesinde emilir. Solunun yaparken kan akciğerle buluştuğu sırada, hemoglobinde bulunan karbondioksit verilir ve yerine oksijen alımı gerçekleşir. Hemoglobinin en bilinen özelliği renginin kırmızı oluşudur ve molekül ağırlığının yüksek olmasıdır. 

    Hemoglobin Elektroforezi, kalıtımsal hastalıkların araştırılması sırasında, kalıtımsal nedenlerden dolayı anormal görülen yapıda hemoglobin proteininin oluştuğu hastalıklarda bu test ile, anormal hemoglobin proteininin bulunup bulunmadığı saptanır. Eğer normalden farklı bir hemoglobin proteininin olduğu saptanırsa da hastalığın teşhisi konmuş olur. 
    Hemoglobin Elektrofezi en fazla olarak, Akdeniz kansızlığı taşıyıcısı olan kişileri belirlemek amacı ile yapılır. Akdeniz kansızlığı hastalığında alyuvarların çaplarının küçük olduğu gözlemlenir. Hemogram testi yapıldığı esnada alyuvarların çapını hesaplayan aygıt olan MCV değeri normalin altında görülmektedir. 

    Hemoglobin Elektroforezi testi neden istenir Genellikle bu testten kan testi istenildiğinde kişide  MVC değerinde düşüklük görülüyorsa hemoglobin elektorofezi testinin yapılması istenmektedir ve gerekmektedir. Bu test yapıldıktan sonra taşıyıcı olduğu anlaşılan kişide hemoglobin A2 denilen hemoglobin türü normalin üstünde seyredecektir ve Akdeniz kansızlığı hastalığının teşhisi böylece konulmuş olacaktır. Hemoglobin elektrofezi testi sırasında en sık görülen rahatsızlık HbA2'deki yükselmelerdir ve bu anomali, özellikle beta talasemi taşıyıcılığı için diagnostiktir.

    Elektroferez, Normal ve normal olmayan proteinleri ayırmak için kullanılan bir özelliktir. Protein ayrımı için elektrik akımı kullanmak gerekmektedir. Homoglobinde bir protein olduğundan dolayı, elektroforez tekniği kullanılarak birbirinden ayrı hemoglobinler saptanır.

    Hemoglobin Elektroforezi, genellikle homoglobinopatilerin tanısında ve Beta Talasemi tanısında kullanılmaktadır. Bu testi yaptırmak için koldan özel bir tüpe kan örneği aldırmak gerekmektedir. Bu test anne, baba ve çocuk için ayrı ayrı yapılabilinir. Böylece normal olmayan hemoglobinin kalıtımsal özelliği de bulunmuş olur. 
    ]]>
    Hamilelikte Kan Değeri Düşüklüğü https://www.kan.gen.tr/hamilelikte-kan-degeri-dusuklugu.html Tue, 11 Sep 2018 18:34:39 +0000 Hamilelikte kan değeri düşüklüğü: birçok hamile bayanın yaşayabileceği sağlık problemlerindendir.Hamilelik anemiyi  (kansızlığı) arttıran nedenlerdendir. Öncelikle hamilelikte kan değeri düşüklüğü nedenle Hamilelikte kan değeri düşüklüğü: birçok hamile bayanın yaşayabileceği sağlık problemlerindendir.Hamilelik anemiyi  (kansızlığı) arttıran nedenlerdendir. Öncelikle hamilelikte kan değeri düşüklüğü nedenlerinin tespit edilmesi gereklidir. Kanın içeri iki temel unsurdan oluşur. Biri şekilli olan akyuvarlar ve diğeri ise bu akyuvarı taşıyan sıvı haldeki alyuvarlardır. Yapısında demir bulunan hemoglobinin azalması sonucu kansızlık oluşabilmektedir. Kansızlık kan değerlerinde düşüklük olarak değerlendirilebilir. Hamilelikte kan plazma hacmi arttığı için hemoglobin ve hematokrit değeri biraz düşebilir. Normalde plazma değeri%38-%45 arasıdır. Bu dönemde alyuvarın yoğunluğunda gebelik öncesine göre  azalma görülür. Bu durumda kan değeri düşüklüğüne sebep olabilir. Özellikle hamileliğin ilk dönemlerinde (4. - 5. ay) bu durum sıkça rastlanır. Hamileliğin ileri aylarında alyuvar yapımı artar bu sefer demir ihtiyacı da artar ve eksikliği başlar. Eğer takviye demir alımı olmuyorsa kan değeri düşüklüğü olabilir. Hamileliğin başında kan değeri düşüklüğü ve ilk üç ayda kan değerinde ortaya çıkan bu durum hamileliğin sağlıklı ilerleyebilmesi açısından olumsuz olarak değerlendirilir.
    Hamilelikte kan değeri düşüklüğü, düşük riski olduğunun, dış gebelik olmasının, normalden daha kısa süreli gebelik olabileceğinin ve anne karnındaki bebeğin ölmüş olabileceğinin göstergesi olabilir. 

    Hamilelerde kan değeri düşüklüğünün nedenleri
    • Bebeğin annenin  deposunu  tüketmesi
    • Çoğul gebelik
    • Yeteri kadar demir ve folik asit almamak.
    • Basur gibi kronik kan kaybı oluşturan durumlar
    • Yanlış beslenme ve sindirim hastalıkları
    • Sigara, alkol ve bazı ilaçların kullanımı kan değerini düşürebilmektedir.
    • Akdeniz anemisi veya taşıyıcısı olan bir bayanın hamilelikte kan değerleri düşüklüğü olabilir. Bu gibi geriye dönük hastalıkları olan gebeler de doktorlarına bilgi vermelidir. 
    • Yakın bir zamanda düşük yapılmışsa kan değeri düşük çıkabilir.
    • Bütün sağlık problemlerinde olduğu gibi bu durumda da doktora danışılmalıdır.
    ]]>
    Hemoglobin Sentezi https://www.kan.gen.tr/hemoglobin-sentezi.html Wed, 12 Sep 2018 02:52:01 +0000 Hemoglobin Sentezi, hemoglobin solunum organı akciğerden dokulara oksijeni, dokulardan da akciğere karbondioksit ve protein taşıyan protein yapısındaki organik moleküldür. Eritrosit denilen kırmızı kan hücrelerinin içerisi Hemoglobin Sentezi, hemoglobin solunum organı akciğerden dokulara oksijeni, dokulardan da akciğere karbondioksit ve protein taşıyan protein yapısındaki organik moleküldür. Eritrosit denilen kırmızı kan hücrelerinin içerisinde bulunur ve kana asıl rengini veren moleküldür. Her bir hemoglobin molekülü yapısında, oksijeni taşıyan 4 tane +2 değerlikli demir atomu ve bu atoma bağlı 4 tane hem molekülü ve her demir atomuna bağlı bir de globin molekülü bulundurur. Hemoglobinin başlıca sentezlendiği yer eritrosit üretiminin olduğu kemik iliğidir. Yaş ve cinsiyete göre küçük farklılıklar olsa da kanda belli bir sınır değerinin altında bulunmasına anemi, belli bir değerden yüksek miktarda bulunmasına ise polistemi denir.

    Hemoglobinin Sentezi İşlev Mekanizması ve Hemoglobin Çeşitleri Nelerdir

    Hemoglobin molekülü O2 ve CO2 taşınmasında görevlidir ve vücudun en önemli tamponudur. Hemoglobindeki Fe2+'in bağ sayısı 6’dır ve bu koordinasyon yerlerinin dört tanesi pirol halkasının azotu tarafından işgal edilir, beşincisi globin molekülünde bulunan histidininin imidozol azotu, altıncı koordinasyonuna ise su molekülü bağlanır. İlk beş bağda herhangi bir kopma olmazken altıncı bağ olan suyun koparak yerine O2 geçmesiyle oksihemoglobin adı verilir. Her bir demir atomuna bir oksijen molekülü bağlanır ve her hemoglobin molekülünde dört hem grubu bulunduğuna göre her hemoglobin molekülü 4 oksijen taşır. Hemoglobin vücutta oksijeni oksihemoglobin formunda taşıyarak dokulara getirir. Burada hemoglobinin oksijeni yerine CO2 ile yer değiştirmesiyle karbaminohemoglobin (karbhemoglobin) meydana gelir. Bu molekül dayanıksız bir bileşiktir.

    Hemoglobinin Vücutta Yıkımı ve Yenilenmesi

    Hemoglobin eritrositlerin kemik iliğinde üretimi ile kan dolaşımına geçer ve 120-130. günde karaciğer, dalak ve kemik iliğindeki retiküloendeteryal sistem hücreleri tarafından yıkıma uğrar.  

    ]]>
    Kan Tahlilinde Lym Yüksekliği Nedir https://www.kan.gen.tr/kan-tahlilinde-lym-yuksekligi-nedir.html Wed, 12 Sep 2018 03:33:37 +0000 Kan tahlilinde Lym yüksekliği, bağışıklık sistemindeki sorunlarla alakalıdır. Lym, Lenfosit'in kısaltılmış halidir. Lenfositler, insan vücudundaki hastalıklarla mücadele eder ve insan sağlığını ko Kan tahlilinde Lym yüksekliği, bağışıklık sistemindeki sorunlarla alakalıdır. Lym, Lenfosit'in kısaltılmış halidir. Lenfositler, insan vücudundaki hastalıklarla mücadele eder ve insan sağlığını korumakla görevlidir. Lenfosit yüksekliği, hastaların son zamanlarda enfeksiyon ya da buna benzer bir hastalık geçirdiyse ortaya çıkabilir. Lenfositoz olarak da adlandırılır. Lym (Lenfosit) yüksekliği viral enfeksiyon kaynaklı ortaya çıkar. Ayrıca bazı durumlada, bazı kanser türleri, otoimmum türlerde Lym ( Lenfosit) yüksekliğine yol açabilir.

    Lym Yüksekliğinin Belirtileri: Hastada bariz görülebilecek bir belirti olmayabilir. Kan testi yapılmadan Lym (Lenfosit) yüksekliğinin olup olmadığı anlaşılamaz.

    Kan Tahlilinde Lym Yüksekliği Nedenleri

    Monoklonal Nedenler: Lenfoidlere bağlı bozuklukların sonucudur. Lenfoid tümörler, PLL, HCL, lösemi semptomları ( Lenfoma), büyük granüler lenfositik lösemi, ALL ve kronik lösemi (CLL) hastalıkları Lym yüksekliğine neden olabilir.

    Poliklonal Lenfosit: Bulaşıcı hastalıklar, iltihaplı hastalıklar öncesinde ortaya çıkar.

    Diğer Nedenler
    • Tüberküloz
    • Kabakulak
    • Boğmaca
    • Grip
    • Ülseratif Kolit rahatsızlığı
    • Öpücük hastalığı
    • Mononükleoz
    • Hepatit
    • Kan Nakli
    • Hayvanlardan bulaşan Bruselloz enfeksiyonu
    • Su çiçeği
    • Hepatit
    • Plazma hücresi kanseri
    • Crohn rahatsızlığı olarak sıralanabilir.



    ]]>
    Kanda Kreatin Yüksekliği Nedir https://www.kan.gen.tr/kanda-kreatin-yuksekligi-nedir.html Wed, 12 Sep 2018 06:41:25 +0000 Kanda Kreatin Yüksekliği Nedir, Vücuttaki kaslar tarafından üretile atık maddeye kreatin adı verilmektedir. Keratin, böbrekler tarafından diğer atıklarla birlikte süzülerek idrar vasıtasıyla vücuttan atılmaktadır. Kanda Kanda Kreatin Yüksekliği Nedir, Vücuttaki kaslar tarafından üretile atık maddeye kreatin adı verilmektedir. Keratin, böbrekler tarafından diğer atıklarla birlikte süzülerek idrar vasıtasıyla vücuttan atılmaktadır. Kanda kreatin düzeyi yükselmiş ve idrarda da normal ya da düşük düzeyde çıkıyor ise böbrek fonksiyonlarında bozukluk var demektir.

    Kanda Kreatin Yüksekliği Nedir Kreatin düzeyi kanda yükseldiği zaman bu durumdan kaslarda olumsuz olarak etkilenir. Böbrek fonksiyonları dışında da bazı durumlarda da kanda kreatin düzeyi yükselebilmektedir. Hormanal bozukluklar, romatiod artrit, kas hastalıkları, enfeksiyonlar, kemik kırıkları, yanık ve uzun süren açlık gibi durumlarda da kanda kreatin düzeyi artış göstermektedir. Kreatinin düzeyinin normalden düşük çıkmasının hiç bir klinik önemi yoktur.

    Normal Kreatinin Değerleri: Genel olarak normal durumda insanlarda kreatin değerleri günden güne değişiklik göstermez. Kandaki Kreatin düzeylerinin normal değerleri erkek ve kadınlarda farklılık göstermektedir.
    • Kadınlarda: 0,6-1,1 mg/dL
    • Erkeklerde: 0,7-1,3 mg/dL
    Kreatin Yüksekliği Belirtileri: Kreatin değerleri yüksek olan çoğu bireyin belirtileri görmediklerini ifade ederler. Bir kısım bireyde görülen belirtiler ise güçsüzlük, yorgunluk, mental bulanıklık, vücudun susuz kalması, nefes darlığı gibi durumlar görülmektedir.

    Kreatin Yüksekliği Nedenleri: Vücuda çok fazla yüklenilen sportif aktiviteler, aşırı biçimde et tüketmek ve bazı ilaçlar kreatin değerlerini yükseltebilir. Bu durumlar geçicidir. Ancak idrar yolunun tıkanması, kas hastalıkları, böbreklerde oluşan fonksiyon bozuklukları, vücudun susuz kalması ve hamilelik sırasında görülen eklampsi ve preeklampsi gibi durumlar endişe vericidir. Mutlaka tedavi edilmelidirler.

    Kreatin Yüksekliği Tedavisi: Yapılacak kan ve idrar testi neticesinde kreatin değerleri tespit edilmektedir. Kandaki kreatin değerleri tek başına bilgi vermez; altında yatan sebep mutlaka aranmalıdır. Testler dışında da röntgen ya da diğer görüntüleme yöntemleri de yapılabilmektedir. Ender olarak böbreklere biyopsi de yapılmaktadır. Kreatin değerlerinin yüksek olmasının genelde böbrek fonksiyonlarındaki bozukluktan kaynakladığı bilinmektedir. Bu nedenle önce böbrekler araştırılır. Burada sonuçlar normal çıkarsa diğer olabilecek nedenler araştırılır. Teşhis konulduktan sonra uygun tedavi yöntemi uygulanacaktır.
    ]]> Kanda Ly Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/kanda-ly-yuksekligi.html Thu, 13 Sep 2018 06:32:23 +0000 Kanda Ly yüksekliği, ly'nin açılımı lenfosit yüzdesi kelimelerinin kısaltılmış halidir. Lenfosit bir akyuvar tipidir. Lenfosit yüzdesi ise kandaki akyuvar tipinin yüzdesini belirtir. Ly nin normal değerleri %20.5-51.1 arasınd Kanda Ly yüksekliği, ly'nin açılımı lenfosit yüzdesi kelimelerinin kısaltılmış halidir. Lenfosit bir akyuvar tipidir. Lenfosit yüzdesi ise kandaki akyuvar tipinin yüzdesini belirtir. Ly nin normal değerleri %20.5-51.1 arasındadır.

    Kanda Ly yüzdesini artıran sebepler

    • Enfeksiyon hastalıkları, Grip lenfosit yüzdesini artırabilecek bir solunum hastalığıdır. Solunum hastalıkları ateşe ve yorgunluğa yol açar.
    • Ülseratif kolitis
    • Crohn hastalığı
    • Boğmaca, Lenfosit boğmaca sebebiyle yükselmiş olabilmektedir.
    Kanda Ly yüzdesini düşüren sebepler
    • İlerlemiş malign hastalıkları
    • Kalıtsal immüglobulin hastalıkları
    • Aplastik anami
    • Kalp yetmezliği 
    • Kemoterapi
    • Radyoterapi
    • Stres
    • Böbrek yetmezliği
    • Miliyer tüberküloz
    Kanda Ly yüksekliği kanser ve doğuştan gelen bağışıklık bozuklukları gibi belli hastalıklara işaret eder. Lenfosit yüksekliği için bir tedavi yöntemi malesef bulunmamaktadır. En iyi yöntem ise buna sebep olan altında yatan sebeplerin araştırılmasıdır. Akut lenfosit lösemi kemik iliği ve kan kanseridir. Lenfosit yüksekliğinin yanında şişmiş lenf boğumu, sık görülen burun kanaması ya da enfeksiyonlar,ateş,kemik ağrısı ve diş eti kanamaları da bir belirti olabilmektedir. Çocuklarda daha fazla rastlanan kanser çeşididir. Çoğunlukla olumlu sonuç alınabilmektedir. Lenfositler vücudu bakteri ve virüslere karşı korumaktadır.
    ]]>
    Kanda Rbc (Eritrosit) Düşüklüğü https://www.kan.gen.tr/kanda-rbc-dusuklugu.html Thu, 13 Sep 2018 11:48:20 +0000 Kanda Rbc Düşüklüğü, diğer adıyla eritrosit kırmızı kan hücrelerinin düşüklüğü olarak bilinir. Bu kan hücre sayısı, vücut içerisinde dokular tarafından direk olarak alınan oksijen miktarını belirlemeye yardımcı olu Kanda Rbc Düşüklüğü, diğer adıyla eritrosit kırmızı kan hücrelerinin düşüklüğü olarak bilinir. Bu kan hücre sayısı, vücut içerisinde dokular tarafından direk olarak alınan oksijen miktarını belirlemeye yardımcı olur. Rbc, yani kırmızı kan hücreleri vücuda oksijen taşımakla sorumlu olan hücreler olarak bilinir. Çünkü Rbc içerisinde bulunan hemoglobin, vücudun her bölümündeki dokulara oksijen taşımaya yardımcı olur. Rbc testi, dokuların çok daha düzgün bir şekilde çalışması için oldukça gerekli bulunan alyuvarların genel sayısının belirlenmesi durumunda kullanılan testtir. Bu sayede kanda Rbc düşüklüğü olup olmadığına bakılır. Yapılan bu testte hemoglobin değeri çok düşük ise, vücut normal olarak hücrelere doğrudan oksijen taşımak için oldukça daha fazla çalışmak zorundadır ve düşük hemoglobin olduğu taktirde kişinin anemi olduğu ortaya çıkar. Aynı zamanda kişilerde yorgunluk ve nefes alıp vermede zorlanma gibi durumlar meydana gelir.

    Kanda Rbc Düşüklüğü Belirtileri

    Kişi bir iş yaparken veya normal şartlarda halsizlik, çok çabuk yorulma, solgun renkte görünme, kalp ritminde hızlı çarpıntı, nefes darlığı yaşıyorsa ve ayrıca çok fazla saç dökülmesi ve kalp sorunlarının giderek artması da kanda Rbc düştüğüne yol açan belirtiler arasında yer alır.

    Kanda Rbc Düşüklüğüne Neden Olan Faktörler
    • Kanda Rbc düşüklüğünün en büyük nedeni annemi olarak bilinmektedir. Anemi genel olarak demir eksikliği, B12 eksikliği ve folik asit eksikliğine bağlı bir şekilde ortaya çıkar.
    • Kişilerde kemik iliği hastalığı bulunması düşüklüğe neden olur. 
    • Kanser olan kişilerde veya kan kanseri taşıyan kişilerde oldukça sık görülür.
    • Plazma hücrelerinin yaratmış oldukları kanser tipi neden olur
    • Vücut içerisinde hormon eksikliği olduğunda görülür
    • Çok fazla kan kaybı yaşayan kişilerde kanda Rbc düştüğüne yol açar
    • Kan nakli sırasında alyuvarlarda yıkılma ve kan damarlarında hasar oluşma gibi durumlar meydana geldiğinde düşüklüğe neden olur.
    • Oldukça yetersiz beslenen kişiler, B6,B12 vitamin eksikliği, demir, folik asit, bakır gibi eksikliklerin olmasıyla beraber düşüş görülür. 
    • Kemoterapi sırasında kullanılan ağır ilaçlar ve hamilelik oldukça kanda Rbc düşüklüğüne neden olmaktadır.
    Kişi sürekli olarak kendini çok güçsüz, halsiz hissediyorsa, çok sık tekrarlayan çarpıntı meydana geliyorsa,nefes alıp vermede çok güçlük çekiyorsa ve göğüs bölgesinde çok şiddetli ağrı hissediyorsa uzman bir doktora muayene olması gerekmektedir. Kişi doktor tavsiyesi altında beslenme koşullarına ve dengeli beslenmeye oldukça dikkat etmesi gerekir. Bol miktarda kan yapan yiyecekler tüketmesi kanda Rbc düştüğünü ortadan kaldırabilir. Özellikle et, yumurta, pekmez, karaciğer, fasulye, koyu yeşil yapraklı olan sebzeler, kiraz, çikolata, kavun,kuru erik gibi saymakla bitmeyen protein ve vitamin değerleri yüksek olan gıdalar tüketmesi gerekir. Kişi ayrıca bol bol su içerek egzersiz yapmalıdır.
    ]]>
    Kandaki Hemoglobin Değeri Kaç Olmalı https://www.kan.gen.tr/kandaki-hemoglobin-degeri-kac-olmali.html Thu, 13 Sep 2018 23:19:30 +0000 Kandaki hemoglobin değeri kaç olmalı; hemoglobin vücutta kemik iliklerinde üretilir. Ayrıca hemoglobinlerde bol miktarda demir bulunur. Buda kana kırmızı rengi verir. Protein yapısında olan hemoglobin dokulara oksijen, dokulardan da Kandaki hemoglobin değeri kaç olmalı; hemoglobin vücutta kemik iliklerinde üretilir. Ayrıca hemoglobinlerde bol miktarda demir bulunur. Buda kana kırmızı rengi verir. Protein yapısında olan hemoglobin dokulara oksijen, dokulardan da solunum yollarına karbondioksit taşımakla görevlidir. Ayrıca kandaki hemoglobin değeri insanlarda yaşa ve cinsiyete göre değişiklik gösterir. Genel olarak kandaki hemoglobin değeri yetişkin erkeklerde en az 13g/dl, kadınlarda ise en az 12g/dl, 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocuklarda 11g/dl, 6-14 yaş arasındaki çocuklarda ise 12g/dl.olmalıdır.

    Erkeklerin kandaki hemoglobin değeri kaç olmalı; 
    • 2-3 ay arasındaki çocuklarda  10.00 ile 14.50 g/dl.
    • 4-6 ay arasındaki çocuklarda 9.50 ile 13.50 g/dl.
    • 7 ay 3 yaş arasındaki çocuklarda 10.50 ile 13.50 g/dl.
    • 4-5 yaş arasındaki çocuklarda 11.50 ile 13.50 g/dl.
    • 6-12 yaş arasındaki çocuklarda 11.50 ile 15.50g/dl.
    • 13-15 yaş arasındaki çocuklarda 13.50 ile 16 g/dl.
    • 16-50 yaşları arasında ki kişilerde 13.50 ile 17. 50 g/dl.'dır. 
    Kadınların kandaki hemoglobin değeri kaç olmalı;
    • 2-3 ay arasındaki çocuklarda 10.00 ile 14.00 g/dl.
    • 4-6 ay arasındaki çocuklarda 9.50 ile 13.50 g/dl.
    • 7 ay 3 yaş arasındaki çocuklarda 10.50 ile 13.50 g/dl.
    • 4-5 yaş arasındaki çocuklarda 11.50 ile 13.50 g/dl.
    • 6-12 yaş arasındaki çocuklarda 11.50 ile 15.50 g/dl.
    • 13-15 yaş arasındaki çocuklarda 12.00 ile 16.00g/dl.
    • 16-50 yaş arası yetişkinlerde 12.00 ile 16.00 g/dl.'dır. 
    ]]>
    Kanda Kalsiyum Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/kanda-kalsiyum-yuksekligi.html Fri, 14 Sep 2018 02:54:25 +0000 Kanda kalsiyum yüksekliği, Kalsiyum esas olarak kemik ve iskelet sisteminde depo edilir, iskelet sistemimizde ise yaklaşık 1000 gram kadar kalsiyum bulunur. Kalsiyum vücudumuzdaki kanda belirli bir düzeyde tutulmasında iskelet sistemi, Kanda kalsiyum yüksekliği, Kalsiyum esas olarak kemik ve iskelet sisteminde depo edilir, iskelet sistemimizde ise yaklaşık 1000 gram kadar kalsiyum bulunur. Kalsiyum vücudumuzdaki kanda belirli bir düzeyde tutulmasında iskelet sistemi, bağırsaklar, böbrekler, paratrioid hormonu ve ayrıca D vitamininin oldukça büyük rolü vardır. Normal yetişkin bir kişide günlük alınan kalsiyum miktarı bir gram kadardır ve böbreklerden her gün geçen kalsiyum miktarı ise 10 gram civarındadır, bunun yaklaşık 100 ile 300 miligram kadarı idrar yolu ile vücuttan atılır. Paratrioid bezininin salgıladığı paratrioid hormonu kandaki kalsiyum düzeyine uygun olarak salgılanır. Kanda bulunan kalsiyum miktarının düşmesi halinde paratrioid hormonu salgılanır, bu hormon kemik ve böbreklere direk olarak, bağırsaklara da da dolaylı yoldan etki ederek kandaki kalsiyum miktarını yükseltir, kanda kalsiyum miktarının yüksek olması halinde ise paratrioid hormonu salgısı azalır ve kandaki kalsiyum miktarı yükseltilerek belirli bir düzeyde durması sağlanır.

    Kanda kalsiyum yüksekliği nedenleri
    Kanda kalsiyum miktarının yüksekliğinin başlıca nedenleri arasında, paratroid hormonu yüksekliği ve kanserler yaklaşık yüzde sekseni oluşturmaktadır. Bu nedenleri sıralayacak olursak, 
    • Paratroid hormon seviyesi yüksekliği 
    • Lityum ilacı kullanıyor olmak
    • Aşırı alkali mide ilaçları kullanmak
    • Bazı kanser türlerinin neden olduğu kalsiyum yüksekliği
    • Zehirli guatr olarak bilinen hipertrioidi ve Addison hastalığı 
    • Tüberküloz ve sarkoidoz gibi hastalıklar
    • D Vitamini ve A vitamini gibi ilaçların aşırı kullanımı
    • Östrojen ve anti östrojen ilaçları aşırı kullanımı
    • Hareketsizlik veya hareketsiz yatması gerekenler
    • Damardan beslenme yapılanlar
    • Kronik böbrek yetmezliği gibi böbrek hastalıkları
    • Az su tüketimi ve vücudun susuz kalması halleri
    Kanda kalsiyum yüksekliğinin başlıca nedeni, paratrioid bezinin fazla miktarda paratroid hormonu salgılaması sonucu ortaya çıkan paratrioid hormon yüksekliğine bağlı nedenlerdir ve daha çok 50 yaş ve üstü yaşlarda görülür. Paratroid hormonunun fazla salgılanmasının nedeni ise paratrioid bezinde oluşan bazı tümör oluşumlarıdır. Nadiren de olsa paratroid kanseri, paratroid salgısının artması neticesinde kandaki kalsiyum miktarının artmasına neden olabilmektedir. Kandaki kalsiyum miktarının artması sonucu ortaya çıkan belirtiler ise, yorgunluk ve bitkinlik hissi, eklem ağrıları, iştahsızlık, depresyon ve konsantrasyon azalması olarak kendini gösterir. 

    Kanda kalsiyum yüksekliği tedavisi
    Kalsiyum yüksekliğinin hafif seyretmesi böbrekleri etkilerken, aşırı kalsiyum yüksekliği ise hayati sonuçlar ortaya çıkarabilmektedir. Hafif seyreden kalsiyum yüksekliği yaşayan hastalara bol su içmeleri ve hareket önerilirken, kalsiyum yüksekliğine sebep olabilecek ilaçlar değiştirilir. Kanda kalsiyum miktarı yüksek seyreden hastalara ise paratroid bezi ameliyatı yapılır, bu ameliyatla boyun bölgesi açılarak dört tane olan paratroid bezinden üçü çıkarılır eğer varsa tümör çıkarılır kalan paratroid bezinin de yarısı alınır. Bu ameliyat kanda kalsiyum oranı 24 saatlik sürede idrar yolu ile kalsiyum atımı 400 miligramdan fazla ise 50 yaş altı hastalara da ameliyat uygulanabilir.
    ]]>
    Kanda Ggt Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/kanda-ggt-yuksekligi.html Fri, 14 Sep 2018 11:15:09 +0000 Kanda ggt yüksekliği, son yıllarda ülkemizde de sık karşılaşılan bir problem haline gelmiştir. Kan içerisinde bulunan maddelerden biri olan ggt, belli bir seviyenin üzerine çıktığı zaman son derece büyük problemlere neden ol Kanda ggt yüksekliği, son yıllarda ülkemizde de sık karşılaşılan bir problem haline gelmiştir. Kan içerisinde bulunan maddelerden biri olan ggt, belli bir seviyenin üzerine çıktığı zaman son derece büyük problemlere neden olmaktadır. Kan içerisindeki bu madde yani enzim, karaciğerde üretilerek vücuda salgılanır. Karaciğer problemi olmayan ve son derece sağlıklı karaciğere sahip olan insanlarda bu enzimin kan içerisindeki miktarı da son derece güzel olmaktadır. Fakat safra kanalında meydana gelen en küçük tıkanıklık sorunlarında bile kanda ggt yüksekliği ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra yine son yollarda yapılan bazı araştırmalar insanlarda meydana gelen ggt yüksekliği, birçok kalp hastalığı, diyabet hastalığı ve böbrek rahatsızlıklarından dolayı da ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle bu hastalıkların herhangi birine sahip olan insanlarda kanda ggt yüksekliği problemi çok sık ortaya çıkan bir durumdur. Genel olarak kan içerisinde bulunan ggt miktarı yani Gama Glutamil Transferaz enzimi erkeklerde kadınlara göre çok daha fazladır. Bu nedenle erkeklerde bu enzimin biraz daha fazla olması normal olarak kabul edilmektedir. Fakat kadınlarda da yaşın ilerlemesine bağlı olarak ggt enziminde artış meydana gelebilmektedir. Bu nedenle ggt enziminin yaşla da doğru orantılı olarak bağlantısı bulunmaktadır. 

    Ggt yüksekliğinin ortaya çıkmasına neden olan durumlar: 

    Diyabet: İnsanlarda meydana gelen diyabet rahatsızlığı birçok zaman kişinin ömrü boyunca ortadan kaldırılamayan bir durumdur. Bu gibi durumlarda kan içerisinde bulunan birçok enzimin seviyesinde değişikliklerin meydana gelmesine neden olacaktır. Bu nedenle diyabet hastalarının bu seviyeyi korumak için ara ara kan testi yaptırmaları gerekmektedir. 

    Sigara: Aşırı bir şekilde sigara içen insanlarda sık sık kanda ggt yüksekliği ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle aşırı sigara içmekten kaçınmak kan içerisindeki enzimler için de iyi olacaktır. 

    Karaciğer rahatsızlıkları: Başta karaciğerde oluşan tümör rahatsızlıkları olmak üzere birçok problem direk olarak kanda ggt yüksekliğine neden olmaktadır. Oldukça yaygın olarak meydana gelen bu durumun teşhisi yapılmak istendiğinde de karaciğer ilk kontrol edilen organ olarak ele alınmaktadır.

    Kandaki magnezyum ve diğer enzimler: Birçok zaman kan içerisindeki enzimler arasında magnezyum enziminin yükselmesi durumunda ggt enzimi direk olarak etkilenir ve yükselmeye başlar. 

    Vücuttaki enfeksiyonlar: İnsanlarda özellikle kanın içerisinde bulunan enfeksiyonlar kanda ggt yüksekliği problemine neden olmaktadır. Bu nedenle grip, soğuk algınlığı, kızamık, su çiçeği ve buna benzer birçok farklı enfeksiyon hastalıkları, insanlarda kanda ggt yüksekliği sorununa neden olmaktadır. 

    Aşırı alkol kullanımı: Günlük hayatta kullanılan alkol kan içerisinde bulunan değerleri değiştirerek çeşitli enzimlerin artmasına ya da azalmasına neden olabilir. 

    Safta kesesi tıkanıklığı: Safra kesesinde meydana gelen taşlar safra kanalını tıkayarak bu gibi problemlere neden olabilir. 

    GGt testi neden önemlidir

    Kanda ggt testi, insanlarda genellikle karaciğer hasarı ile oluşan bir problem olduğu için teşhisin çok büyük bir bölümü karaciğer üzerinde yapılmaktadır. İnsanlarda meydana gelen bu problem hastaların yüzde 70'i kadarında bu problemlerden dolayı ortaya çıkmaktadır. Kanda meydana gelen ggt yüksekliği problemleri çözülmediği zamanlarda vücudun diğer organlarına zarar vererek çeşitli sorunlara neden olabileceği için gerekli olan testler ve teşhis işlemleri zamanında yapılmalıdır. 
    ]]>
    Hemogram Mpv Nedir https://www.kan.gen.tr/hemogram-mpv-nedir.html Sat, 15 Sep 2018 02:08:15 +0000 Hemogram Mpv Nedir sorusunun yanıtı kanın pıhtılaşmasını sağlayan elemanların ortalama boyutlarını veren değerlerdir. Mpv ''ortalama trombosit hacmi'' anlamına gelen ingilizce Mean Platelet Volume kelimelerinin baş harflerinden Hemogram Mpv Nedir sorusunun yanıtı kanın pıhtılaşmasını sağlayan elemanların ortalama boyutlarını veren değerlerdir. Mpv ''ortalama trombosit hacmi'' anlamına gelen ingilizce Mean Platelet Volume kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır.Sağlıklı çıkarımlar yapılabilmesi için Mpv değerleri Plt yani trombosit değerleri ile birlikte okunmalıdır. Kanın pıhtılaşmasının sağlayan elemanlar olan trombositler kemik iliğinde üretilir. Yeni üretilen trombositler daha büyük olduğundan Hemogram Mpv testi ile son zamanlarda üretilen trombosit miktarı ve bu miktarı değiştirebilecek durumlar ile ilgili bilgi edinilmiş olur.

    Hemogram Mpv Değeri Nedir

    Hemogram Mpv ölçülürken 1 litrenin 1015 'te biri olan femtolitre kullanılır. Mpv normal değerleri 7.5 fl-11.5 fl aralığındadır. Çoğu zaman 9.7 fl - 12.8 fl arasındaki Mpv değerleri de sağlılklı olarak görülebilmektedir. Mpv düşüklüğünde trombositlerin toplam hacmi ve etkinliği azalabilir. Bu durumda kan olması gerekenden daha yavaş pıhtılaşır. Olası bir açık yara halinde kanın durması zorlaşır. Hemogram Mpv yüksekliğinde trombositlerin etkinliği ve toplam hacmi artabilir. Bu durumda kan olması gerekenden daha kolay pıhtılaşır. Kanın damarda pıhtı oluşturması bir takım ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. 

    Hemogram Mpv değeri düşüklüğüne sebep olabilecek durumlar şöyledir:
    • İltihaplı hastalıklar 
    • Böbrek yetmezliği 
    • Kan kanseri
    • Bazı ilaç kullanımları 
    • Wiskott Aldrich sendromu 
    Hemogram Mpv değeri yüksekliğine sebep olabilecek durumlar şöylerdir:
    • Şeker hastalığı 
    • Kan zehirlenmesi 
    • Tiroit hormonu yüksekliği 
    • Kemik iliği sorunları 
    • Valvüler kalp hastalıkları 
    • B12 vitamini veya folat yetmezliği 
    Sağlık kuruluşlarında en çok istenilen testlerden biri olan hemogram yani kan sayımı testinin otomatik olarak yapılan Hemogram Mpv Testi oldukça önemli olup normal değerler farklı laboratuvar ve cihazlarda değişik referans aralığına sahip olabilir. Bu yüzden tahlilin yapıldığı laboratuvarın normal referans aralığının bilinmesi sonuçları değerlendirme açısından oldukça önemlidir.
    ]]>
    Hemogram Mch Nedir https://www.kan.gen.tr/hemogram-mch-nedir.html Sun, 16 Sep 2018 00:18:01 +0000 Hemogram MHC nedir: MHC kan sayımı yapıldığında görülen değerler arasında yer alan bir değerdir. Tam kan sayımı ya da hemogram testi yapıldığında görülen değerlerden biri de MCH değeridir. MCH açılım olarak mean co Hemogram MHC nedir: MHC kan sayımı yapıldığında görülen değerler arasında yer alan bir değerdir. Tam kan sayımı ya da hemogram testi yapıldığında görülen değerlerden biri de MCH değeridir. MCH açılım olarak mean corpuscular hemoglobin demektir. Kanda bulunan her bir kırmızı kan hücresindeki ortalama hemoglobin miktarını ifade etmektedir. Kanda hemoglobin, oksijeni akciğerlerden hücrelere taşıyan moleküller olarak bilinmektedir. Çeşitli nedenlerle doktora giden hastalara uygulan kan testi ile tespit edilebilen MCH düşüklüğü veya yüksekliği kişinin hangi hastalığa sahip olduğunu göstermektedir. Vücutta vitamin ve mineral eksikliklerinden kronik hastalıklara kadar farklı sorunlara işaret edebilen MCH düşüklüğü veya yüksekliği doktorun uygun gördüğü yöntemler ile tedavi edilmektedir.

    Hemogram MHC değeri normalde kaç olmalıdır:
    • Hemogram MCH değeri kişide  27-34 pikogram arasında olmalıdır. Sağlıklı bir insanda 1 gramın trilyonda biri olarak belirtilen 27 ile 34 pikogram MCH değeri olmalıdır.
    Bebeklerde ve çocuklarda MCH normal değeri kaç olmalıdır:
    • 1 ile 3 günlük bebeklerde  31 ile 37 pikogram arasında MCH değeri olmalıdır.
    • 1 hafta ile 1 aylık bebeklerde 28 ile 40 pikogram arasında MCH değeri olmalıdır.
    • 2 aylık bebeklerde 26 ile 34 pikogram arasında MCH değeri olmalıdır.
    • 3 ile 6 aylık bebeklerde ise MCH değerleri 25 ile 35 pikogram arasında olmalıdır.
    • 6 ay ile 2 yaş arası bebeklere MCH değeri 23 ile 31 pikogram arasında olmalıdır.
    • 2 ile 6 yaş arası çocuklarda MCH değeri 24 ile 30 pikogram arasında olmalıdır.
    • 6 ile 12 yaş arası çocuklarda MCH değeri 25 ile 33 pikogram arasında olmalıdır.
    • 12 ile 18 yaş arası gençlerde ise MCH değeri 25 ile 35 pikogram arasında olmalıdır.
    Hemogram MHC neden yükselir:

    Kişiye uygulanan tam kan testinde MCH değeri 34 pikogramın üstünde bir değerde çıkmış ise yüksek MCH olarak kabul edilmektedir. MCH değeri yüksekliği, kişinin makrositik anemi hastası olduğu anlamı da taşımaktadır. Bu kan bozukluğunun nedeni vücutta folik asit eksikliği olabilir. Folik asit eksikliğinin yanı sıra B12 vitamininin eksikliği de olabilir. Vücutta vitamin eksikliklerinde kırmızı kan hücreleri normalden daha büyük bir şekilde üretilir. Daha büyük üretilen kan hücreleri bu yüzden daha fazla hemoglobin içermektedir.
    • Tiroid bozukluklarında MCH değerleri yükselmektedir.
    • Kemoterapi alımlarında MCH değerleri yükselmektedir.
    • Bazı enfeksiyonlar MCH değeri yüksekliğine sebep olmaktadır.
    • Östrojen içeren ilaçların aşırı kullanımı MCH değerlerinin yüksekliğine neden olmaktadır.
    • Kan kanseri MCH değerlerinin yüksekliğine sebep olabilir.
    ]]>
    Kanda Potasyum Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/kanda-potasyum-yuksekligi.html Sun, 16 Sep 2018 03:03:04 +0000 Kanda potasyum yüksekliği, direk olarak vücutta önemli görevler yapan organlardan birinin düzensiz bir şekilde çalışmasından kaynaklanabilir. Bu organ genellikle böbrek olarak belirlenebilmektedir. İnsan vücudunda bulunan hücrel Kanda potasyum yüksekliği, direk olarak vücutta önemli görevler yapan organlardan birinin düzensiz bir şekilde çalışmasından kaynaklanabilir. Bu organ genellikle böbrek olarak belirlenebilmektedir. İnsan vücudunda bulunan hücrelerin düzenli olarak çalışması için belli bir seviyede potasyum gerekli olmaktadır. Potasyum seviyesi bu seviyenin üzerine çıktığı zaman hücrelerin sağlığı için gerekli olan potasyum hücrelere zarar vermeye başlayacaktır. Vücuttaki potasyum sadece hücreler için değil aynı zamanda kaslar için çok önemlidir. Kaslar ise hemen hemen vücudun her yerinde görev yapmaktadır. Bu nedenle meydana gelen potasyum yüksekliği ya da potasyum düşüklüğü, insanların yaşamında son derece olumsuz problemlere neden olabilmektedir. Kanda potasyum yüksekliği çok farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle kanda potasyum yüksekliği tek bir nedene bağlanmadan önce kesinlikle gerekli olan testler ve muayeneler yapılmalıdır. Bu şekilde çok daha sağlıklı sonuçlar alınabilir. Bazen günlük hayatta insanların yapmış olduğu birçok basit şey bile potasyum yüksekliğine neden olabilmektedir. Buna örnek olarak bir kişinin gün içerisinde aşırı bir şekilde kahve içmesi ya da günlük hayatta tüketilen diğer yiyecekler kanda potasyum yüksekliği probleminde önemli rol oynamaktadır. 

    Kanda potasyum yüksekliği belirtileri:
    • Kanda potasyum yüksekliği birçok farklı belirti ile karşıya çıkmaktadır. Bu durumlardan biri aşırı bir şekilde kusma sorunlarıdır. Meydana gelen kusma sorunları tabi ki beraberinde kısa süreli olsa bile mide bulantısı rahatsızlıklarına neden olacaktır. Bununla birlikte kişi aniden kusma sorunu yaşayacağı için bu durum zamanla çok rahatsızlık verici hale gelecektir.
    • Kanda potasyum yüksekliği insanlarda yorgunluk problemlerine neden olacaktır. Bu yorgunluk durumları, kişinin iş hayatında da olumsuzluklara neden olacaktır. Eğer sizlerde sürekli olarak kendinizi yorgun hissediyorsanız kesinlikle kan testinizi yaparak kan değerlerinizi kontrol edin. Bu şekilde olası sorunların önüne geçebilirsiniz. 
    • Kalp ritminde bozukluk durumları da yine kanda potasyum yüksekliği sorunuyla birlikte görülen belirtilerden biridir. Bu durum çok önemli bir tehlike olduğu için aslında kesinlikle dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Aksi hallerde kişi aniden kalple ilgili sorunlar yaşayabilmektedir. 
    • Aşırı bir şekilde potasyum yüksekliği insanlarda kalp durması sorunlarına bile neden olabilmektedir. Özellikle kalp rahatsızlığı olan insanlarda kanda potasyum yüksekliği yüksek derecelere ulaşırsa bu durumlarda kalp çok daha olumsuz bir şekilde etkilenir ve kişi son derece rahatsızlık yaşar. 
    Kanda potasyum yüksekliği olan kişilerin yememesi gereken yiyecekler: 

    Mercimek, mantar, ıspanak ve brokoli gibi sebzeler direk olarak potasyum açısından zengin yiyeceklerdendir. Bu nedenle kesinlikle kanda potasyum yüksekliği sorunu olanların bu sebzeleri yememesi gerekmektedir. Bunun yanı sıra domates, patlıcan, kavun, kırmızı erik, bezelye, muz gibi yiyecekler de kanda potasyum yüksekliği olan insanların uzak durması gereken yiyeceklerdendir. 

    Kanda potasyum yüksekliği tedavisi: 

    İnsan vücudunda bulunan fazla potasyum kesinlikle tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Bu nedenle potasyum içeren yiyeceklerden uzak durulması ve aynı zamanda potasyumlu diyetlerin yapılması kişinin evde yapabileceği uygulamalardan biridir. Eğer kişide bu işleme rağmen potasyum yükseliyorsa bu durumda doktorlar tarafından kişi diyalize sokulur. Böylece belli bir süre sonra sorun ortadan kalkar. 
    ]]>
    En Çok Bulunan Kan Grubu https://www.kan.gen.tr/en-cok-bulunan-kan-grubu.html Mon, 17 Sep 2018 02:06:05 +0000 Kan grubu, insan kanındaki antikorların incelenmesiyle kanın niteliğini belirleyen gruplandırma sistemidir. Alyuvarlar, üzerinde var olan kan proteinlerini türüne göre üç ayrı grupta incelemek mümkündür. Bu gruplar, A grubu, B g Kan grubu, insan kanındaki antikorların incelenmesiyle kanın niteliğini belirleyen gruplandırma sistemidir. Alyuvarlar, üzerinde var olan kan proteinlerini türüne göre üç ayrı grupta incelemek mümkündür. Bu gruplar, A grubu, B grubu ve Rh proteinleridir. Bundan ayrı olarak bir de Rh proteinleri (+) veya (-)  değerinde olabilir. Ayrıca bağışıklık sistemimizin üretimini yaptığı A, B ve Rh antikorları vardır. Hiçbir kanın yapısında antikorlar ve proteinler yan yana yer almamaktadır. İnsanlar arasında kan alımı ve verimi gerçekleşebilmesi için, alıcı ve vericilerin kanlarında buluna proteinlere ve antikorlara bakılması gerekir.

    Türkiye'de ve dünyada en çok bulunan kan grupları nelerdir

    Türkiye'de en çok bulunan ve en çok aranan kan grubu yüzde 39 oranı ile A Rh (+), en az bulunan ise yüzde 1 oran ile AB Rh (-) tir. Türkiye'deki diğer kan gruplarının dağılım oranlarını inceleyecek olursak; yüzde 29'u 0 Rh (+), yüzde 14'ü B Rh (+), yüzde 6'sı A Rh (-), yüzde 4'ü 0 Rh (-) tir. 
    Dünyadaki kan grubu dağılım oranlarına bakacak olursak; en yaygın bulunan kan grubu yüde 40 ile Rh (+) olup, az bulunan ise AB Rh (-) tir. 

    Kan grupları ile karakter analizi yapılabilir mi

    Kan grupları ve insan karakterleri arasında bir bağıntı vardır. İnsanoğlunun kişilikleri belirlenirken kan grubu çok önemli bir rol oynar. Bize atalarımızdan kalan özel bir miras olarak kabul edebileceğimiz kan grubu, genetik özelliklerimizi belirlemede anahtar rol oynar. Kan gruplarına göre karakter analizi yapabilmek de mümkündür. 
    En cesur ve kendine güvenen kan grubu 0 grubudur. 0 kan grubunda olanlar dayanıklılığı, sezgisel güçleri ve bulundukları ortama oldukça kolay ve iyi uyum gösteren yapıya sahiptir. Aynı zamanda aykırı fikirlere açık olmayan ve liderlik özelliklerini taşıyan bir yapıya sahiptirler.
    A grubu bireylerdeki en çarpıcı olan özellik ise paylaşımcı olmalarıdır. Genellikle sıkıntılarını içinde yaşayan A grubu bireyler, uyumlu bir yapıya da sahiptirler. Ayrıca, A grubuna sahip bireyler çevrelerindeki değişimlere karşı duyarlıdırlar.
    Sinirli ve hassas olan AA'lar ile dengeli olan BA'ların birleşmesi ile ortaya çıkan bir kan grubu olan AB grubuna sahip olan bireylerin en dikkat çeken özellikleri kompleks yapıda bir karakterleri olmasıdır. Çevrelerine önem veren, yargılara karşı oldukça duyarlı olan AB grubundaki bireyler; mantık yönleri ağır basan bireylerdir ve genellikle küçük detaylarla uğraşmaktan haz etmezler. Kan grupları arasında en çekici ve karizmatik olanı ola AB grubu insanları aynı zamanda en ender görülen kan grubudur. Öyleki, 10-12 yüzyıl öncesine kadar AB kan grubunun olmadığı bilinmektedir.
    ]]>
    Gebelikte Hemoglobin Düşüklüğü https://www.kan.gen.tr/gebelikte-hemoglobin-dusuklugu.html Mon, 17 Sep 2018 11:56:32 +0000 Gebelikte hemoglobin düşüklüğü, günümüzde her kadın sağlıklı  gebelik yaşamak ve sağlıklı bebeğe sahip olmak ister. Anne adaylarının bir çoğu hamile kaldığını öğrendiği andan itibaren kadın doğum uzmanı tarafı Gebelikte hemoglobin düşüklüğü, günümüzde her kadın sağlıklı  gebelik yaşamak ve sağlıklı bebeğe sahip olmak ister. Anne adaylarının bir çoğu hamile kaldığını öğrendiği andan itibaren kadın doğum uzmanı tarafından gebeliğin bittiği süreye kadar takibe alınır. Bu durum son derece bebek ve anne adayının sağlığı için önemlidir. Çünkü anne adayının yaşayacağı küçük bir sağlık sorunu bebeği olumsuz yönde etkiler. Ardından anne adayında da bir takım sorunların doğmasına sebep olur. Bu nedenle takip altında kalması gereken anne adayı sağlığına bir kat daha özen göstermelidir. Gebelikte en önemli faktörlerden biride hemoglobin düşüklüğüdür, böyle bir problem yaşanması bebeğin kansız olmasına ve sağlık sorunu olacağına işaret eder. Yaşanılan yüzlerce gebeliklerde çok sık karşılaşılan bu problemin ilaç takviyesiyle değerlerin yükseltilmeye çalışması dengeyi kurarak anne adayında sorunu bir nevi çözebilir. 


    Yaklaşık olarak ilaç takviyesiyle beraber gebe olan anne adayının son derece kaliteli beslenmesi kan yapıcı gıdalar tüketmesi gerekir. Ortaya çıkan tablo bir takım kan değerlerinde demir eksikliği olarak görülen hemoglobin düşüklüğü kansızlık anlamına gelerek anne adayında anemiye yol açabilir. Düşük derecede olan kan değerleri dengelenebilir, fakat bu durum olması gerektiğinin altında olursa anne ve bebeğin sağlığı açısından olumsuz sorunlar doğurur. Gebelikte hemoglobin düşüklüğü yaklaşık olarak 10.5 gr altına düşmesi anne adayında anemi hastası olarak kabul edilir. Gebelik sürecinde her anne adayının günlük olarak 6 ve 7 mg demire ihtiyacı vardır, bu demir alınmadığı taktirde anne adayında belirtiler göstererek ortaya çıkar. 

    Gebelikte hemoglobin düşüklüğü tedavisi nasıl uygulanır: 

    Gebelikte tedavi amacı anemi düzelmesi demir depolarının doldurulmasıdır. Bu amaçla ağız yoluyla demir alınmalı, zengin bol, bir diyetle günlük alınması gereken demir takviye edilmelidir.Yaklaşık gebelikte alınacak olan demir gebeliğin ilk 3 ayı son derece önemlidir. Gebelikte hemoglobin düşüklüğünde alınan ilaç takviyeleri durumunda anne adayında kabızlık, bulantı, yada ishal gibi sorunların olmasına neden olabilir. Bu sorunla karşılaşmamak için ilaçlar tok karnına alınabilir, böylelikle sorun çözülebilir. Gebe olan anne adayı hamileliği boyunca kan takviye şurup, tablet, yada iğne gibi ilaçlar kullanması mümkündür. Bununla beraber gıda takviyesinde doğal yollarla da alınan demirin hemoglobin değerlerini dengede tutarak sağlıklı bir gebelik yaşamış olursunuz.

    Doktor desteğiyle anne adayının beslenme kurallarına uyması durumunda kan değerleri istenilen boyuta getirilerek dengelenir.
    Gebelikte demir emilimini azaltan gıdalardan uzak durulmalıdır, bunlar kahve, çay, antibiyotik ilaçlar, portakal suyu aç karnına içilmesi durumunda daha dikkatli olunarak tüketilmesi gereken gıdalar yenmelidir. Gebelikte anne adayının yemesi gereken gıdaların başında et, yumurta, balık, sebze, ceviz,karaciğer, baklagiller, ve bol meyve tüketilmelidir. Gebelikte hemoglobin düşüklüğü tedavisi gören gebelerin ilaç takviyesiyle beraber alınan gıdalar besinler, desteğiyle kan seviyesinin yükseltilmesine yardımcı olarak daha kaliteli bir gebelik geçirirler. 
    ]]>
    Eritrosit Hemoglobin https://www.kan.gen.tr/eritrosit-hemoglobin.html Tue, 18 Sep 2018 03:10:01 +0000 Eritrosit hemoglobin; Hemoglobin solunum organından dokulara oksijen, dokulardan solunum organına ise karbondioksit ve proton taşıyan proteine denir. Hemoglobin içerisinde ise eritrositler vardır. Hemoglobin proteini oksijen ve +2 değer Eritrosit hemoglobin; Hemoglobin solunum organından dokulara oksijen, dokulardan solunum organına ise karbondioksit ve proton taşıyan proteine denir. Hemoglobin içerisinde ise eritrositler vardır. Hemoglobin proteini oksijen ve +2 değerlikli demir içeren yapısı hem molekülleri bağlamaktadır. Bu proteinin başlıca sentez yeri eritrosit üretimi esnasında kemik iliğinin içerisidir. Cinsiyet, yaş ve türe göre çok küçük farklılıklar gösterse de belli bir değerin altında bulunması durumuna anemi denir. Yüksek miktarlarda bulunması ise polisitemi olarak adlandırılır. Hemoglobinin prostetik grubu hem proteini ise globulindir. Hemoglobin içerisinde bulunan ve olgun olarak nitelendirilen eritrositler hemoglobin sentez edemezler. Hemoglobin sentezi için protoporfirin 9 endojen olarak vücut içerisinde sentezlenir. Eğer ki organizma içerisine protoporfirin şırınga edilir ise veya besinler eksojen olarak verilir ise, organizma bu olaydan faydalanamaz bu eritrositler idrar veya dışkı ile dışarı atılırlar. 


    Eritrositler nerede üretilir ve ne işe yarar;

    Kan yolunu kullanarak tüm dokuları dolaşarak vücudun her bir noktasına oksijen taşıyan kırmızı kan hücreleri olan eritrositler kemik iliğinde yapılırlar. Her bir eritrosit yaklaşık olarak yüz yirmi günde kan içerisinde kalır. Kan yolu içerisinde oksijeni taşıma görevini üstlenir. Bu yüz yirmi gün sonunda yaşlı olan eritrositler idrar veya dışkı yolu ile dışarı atılırken yenileri kemik iliği içerinde yapılarak kan yolu ile tekrar vücuda dağılım olur. Yani kemik iliğinden sürekli olarak yaşlı hücrelerin atılması ile sürekli olarak yeni eritrositler üretilerek dağılım gösterir. Eritrositler, anne karnında iki aylıktan sekiz aylığa kadar karaciğer ve dalakta üretilir. Beşinci aydan itibaren ise kemik iliğinde üretilmeye başlarlar. 

    Eritrosit hemoglobin; eritrositler içerisinde diğer vücut hücrelerinde olan çekirdek, mitokondri, endoplazmik retikulum ve lizozom gibi organelleri bulundurmazlar. Kanın renginin kırmızı olması eritrositlerin içerisinde taşıdığı hemoglobin adı verilen demir proteinine bağlı olarak gelişir. Eritrositler akciğer organının dokusuna ulaştığında hemoglobin molekülü içerisindeki demir, oksijeni tutarak oksijenin dokulara ulaşmasına olanak sağlar. Bu dokuların oksijensiz kalması eritropotein denilen ve kemik iliği de eritrosit yapımını hızlandıran bir maddenin sentezini ve kana salınmasını uyararak işlevini gerçekleştirir. Eritropoietinin yaklaşık olarak yüzde doksanı böbreklerde, yüzde onu ise başta karaciğer olmak üzere diğer dokular aracılığı ile üretilir. 

    Eritrosit hemoglobin ekliği olan bir çok kişide oluşan hastalıkların başında anemi gelir. Buda hem eritrositin hemde hemogloninin azlığından kaynaklanan bir hastalıktır. Buda kan gitmesi gereken dokuların bir çoğuna gereken miktarda oksijen gitmesine engel olur. Bazı genetik hastalıklarda eritrositlerin şekilleri normal değildir. Bu tür eritrositler kılcal damarlardan geçerken takılır ve damarları tıkar, buda eritrositlerin kolayca parçalanarak daha erken ölmesine neden olur. Özellikle orak hücreli anemi hastalığında eritrositler orak şeklini aldığından içerisindeki hemoglobinde kristal bir yapı alır. Bu durum neticesinde de bu oluşan sert kristaller özellikle kılcal damarlardan geçerken eritrositlerin ölmelerine neden olur. Özellikle bu şekil bozukluğu yaşayan ve erken ölen eritrosit hemoglobinler insanlarda beyin damar tıkanıklıklarına ve ani ölümlere neden olur. Sağlıkla kalın. 
    ]]>
    Kanda Plt Yüksekliği Nedir https://www.kan.gen.tr/kanda-plt-yuksekligi-nedir.html Tue, 18 Sep 2018 05:06:13 +0000 Kanda Plt Yüksekliği Nedir,  Plt yapılan tetkiklerde kandaki trombosit miktarına verilen terimdir. Plt yüksekliği trombosit hastalığı olarak da adlandırılabilir. Normalde kanımızda 1 mm3’ünde 150.000 ile 400.000 ad Kanda Plt Yüksekliği Nedir,  Plt yapılan tetkiklerde kandaki trombosit miktarına verilen terimdir. Plt yüksekliği trombosit hastalığı olarak da adlandırılabilir. Normalde kanımızda 1 mm3’ünde 150.000 ile 400.000 adet trombosit bulunur. Plt yüksekliği trombosit sayısının 400.000- 600.000' den fazla olma durumudur. Kan aşırı derecede pıhtılaşır. Hastanın vücudunun aşırı trombosit ürettiği anlamına gelmektedir. 

    Plt Yüksekliği Belirtileri

    Plt yüksekliği genelde belirti göstermeyebilir. Fakat nadir olarak baş ağrısı, göğüs ağrısı, geçici görüş bozuklukları, el ve ayaklarda hissizlik,baş dönmesi, gut hastalığı görülebilir. Kolesterol,şeker hastalığı,tansiyon gibi sorunlarla karşı karşıya kalınabilir. Felç gibi durumlar görülebilir.Herhangi bir iç organın kan ile beslenmemesiyle fonksiyonlarını yerine getiremeyebilir. Hayati tehlike arz edebilecek kanın damar içinde pıhtı artması durumuyla karşı karşıya gelinebilir. Nedenlerinden bahsedecek olursak; kırmızı kan hücrelerinin erken yıkımından doğan kansızlık dan (hemolitik anemi) meydana gelebilir. Demir eksikliğine bağlı kansızlık, kanser, kullanılan bazı ilaçlar, kemik iliği rahatsızlıkları, yakın zamanda geçirilmiş bir ameliyatın yan etki göstermesi, vücudun verdiği alerjik tepkiler, bazı iltihaplı rahatsızlıklar ve hastanın yakın bir zamanda geçirdiği dalak aldırma operasyonu gibi nedenler plt yüksekliğine sebep olabilir.

    Plt Normal Değerleri:
    • 0-3 yaş: 130-400 K/mm3
    • 4-5 yaş: 180-510 K/mm3
    • 6-12 yaş: 160-510 K/mm3
    • 13/15 yaş: 170- 405 K/mm3
    • 15 yaş ve üstü: 130-400 K/mm3
    ]]> Kanda Trombosit Düşüklüğü https://www.kan.gen.tr/kanda-trombosit-dusuklugu.html Tue, 18 Sep 2018 18:08:03 +0000 Kanda Trombosit Düşüklüğü: Trombositopeni hastalığı olarak da bilinir.Trombositlerin görevi kan pıhtılaşmasını sağlamak olduğundan kandaki trombosit düşüklüğünde kandaki pıhtılaşma azalacak ve kanamaya yol Kanda Trombosit Düşüklüğü: Trombositopeni hastalığı olarak da bilinir.Trombositlerin görevi kan pıhtılaşmasını sağlamak olduğundan kandaki trombosit düşüklüğünde kandaki pıhtılaşma azalacak ve kanamaya yol açacaktır. Kandaki trombosit düşüklüğünü saptamak için hemogram (kan) testi yapılır. Tahlillerde plt olarak adlandırılır. Hastanın yapılan tahlilde, kan dolaşımında trombosit sayısı 20.000'in altına düşerse bu sonuç kanda trombosit düşüklüğünün var olduğu anlamına gelir. Kanamalar oluşur. Kanamalar hayati tehlike arz eder.
Kandaki trombosit düşüklüğünün nedenleri; üretimin azalması ya da aksine tüketimin fazla olmasıdır. Kemik iliğinde üretilen trombositler bazı nedenlerden dolay aşırı tüketilip parçalanabilir ya da yeterince üretim sağlanmıyor olabilir. Başka bir nedene değinecek olursak, vücudun savunma sistemi, trombosit hücrelerini  yabancı bir hücre olarak tespit eder ve onları yok etmeye çalışır. Mikroplarla savaşıp yok ettiği gibi vücut, trombositleri de yok etmeye çalışır.Bu sonuca bağlı olarak kanda trombosit sayısı düşer. Bu sürecin sonucunda deri altında olan kanamayla bağlantılı morarmalar görülür. Mononükleoz, Aids, hepatit gibi virüsler kandaki trombosit sayısını düşüren başlıca virüslerdir.

Kanda Trombosit Düşüklüğü Nedenleri;
  • Dalak büyümesi
  • Aşırı alkol kullanımı
  • Kemoterapi ve Radyoterapi
  • Hamilelikte artan hacmi
  • Lösemi
  • B12 vitamin eksikliği
  • Antibiyotik ve sara nöbeti ilaçları

Kandaki Trombosit Düşüklüğüne Bağlı Belirtiler ve Kanama Bozuklukları
  • Derinin üzerinde oluşan morarmalar,
  • Küçük yaralardan veya küçük bir kesikten oluşan uzun süren kanamalar,
  • Sıklıkla gelen burun kanaması
  • Mide ve bağırsak kanamaları
  • Ağır ve şiddetli adet kanamaları
  • Deri üzerinde küçük kızarıklıklar
  • Diş etleri ve burun kanamaları
  • Bitkinlik
Kanda Trombosit Düşüklüğünün Tedavisi,

Kanamaya yol açabilecek aktivitelerden uzak durulmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır. Çıplak ayakla dolaşılmamalıdır. Burun sümkürülmemelidir. Tuvalete gidildiğinde ıkınmamalıdır. Kadınlarda regl olunduğu zaman tampon yerine pad kullanılmalıdır. Diş ipi kullanmaya özen gösterilmelidir. Acil durumlarda kan plazma nakli gerçekleştirilebilir.Kandaki Trombosit düşüklüğünü giderecek ilaç bulunmadığından bazı durumlarda steroid içeren ilaçlar doktor gözetiminde kullanılabilir.Diğer yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda splenektomi (dalak alınması ameliyatı) uygulanabilir. Bu operasyonda trombositlerin daha az yıkıma uğraması için sayıları arttırılır.
]]>
Hemogram Değerleri Kaç Olmalı https://www.kan.gen.tr/hemogram-degerleri-kac-olmali.html Wed, 19 Sep 2018 02:04:43 +0000 Hemogram Değerleri Kaç Olmalı; Hemogram: Tam kan tahlili (CBC) olarak bilinen ve kan hücrelerin türleri ve bunların değerleri hakkında önemli bilgiler veren bir testtir. Hemogram Testi Nasıl Yapılır Hemogram Değerleri Kaç Olmalı; Hemogram: Tam kan tahlili (CBC) olarak bilinen ve kan hücrelerin türleri ve bunların değerleri hakkında önemli bilgiler veren bir testtir. 

Hemogram Testi Nasıl Yapılır

Tam kan tahlili yapmadan önce aç ya da tok olmanız önemli değildir. Günün her saatinde kan örneği verebilirsiniz. Fakat değerlerin daha net ortaya çıkması için doktorlar genellikle aç olunmasını tercih etmektedirler. Hemogram (tam kan sayımı) kanınızdaki çeşitli değerleri ölçer. Enfeksiyon, kanser ve anemi gibi birçok hastalığın teşhisi için kullanılan kolay bir yöntemdir. Çıkan bu değerler yaşa ve cinsiyete göre değişmektedir. Laboratuvar raporunda hastanın değerleri ve normal kabul edilen değer aralıkları belirtilir.

Hemogram Testi Normal Değerleri

Aşağıda bir hastadan alınmış kan değerleri ve normal değer aralığı belirtilmiştir.

Hemogram  _ sonuç _referans aralıkları
  • MCHC_32.9_30 – 36
  • NE_76.8_35 – 80
  • LYM_12.8_15 – 50
  • MPV _ 9.5_0 – 15
  • WBC_10.06_3.0 – 12.0
  • HGB_11_10 – 18  
  • MCH_29.3_25- 33
  • PLT_203_150 – 500
  • MCV_89.1_78 – 105 
  • RBC_3.8_3,2 – 6
  • HCT_33,6_30 – 55
  • RDW_14.5_9 – 18

Yukarıda verilen değerlerin ne anlama geldiği aşağıda açıklanacaktır.

RBC (Kırmızı Kan Hücreleri)

Kırmızı kan hücreleri, vücut içerisinde oksijen ve karbon dioksit taşıyan kan hücrelerinin genel adıdır. Kırmızı kan hücre değerlerinin düşük olması demir eksikliği ya da kansızlığın işaretidir. Değerlerin normalden yüksek olduğu durumlar ise astım, akciğer, bronşit ve böbreklerde yaşanabilecek rahatsızlıkların habercisidir.

WBC (Beyaz Kan Hücresi)

Beyaz kan hücreleri (WBC) vücudun iltihaplarla savaşmasına yardımcı olur.  Vücudunuzdaki beyaz kan hücrelerinin sayısını ve çeşidini ölçer. Olağan bir tam kan tahlili lökosit hücreleri, nötrofiller, lenfositler, bazofiller, eozinofiller ve monositlerdir. Akyuvar hücrelerinin olağandışı artışı ve azalışı enfeksiyon, iltihap veya kanserin habercisi olabilir. 
Hemogram da HGB (Hemoglobin) 
Hemoglobin vücutta akciğerlerden dokulara oksijeni taşır ve karbondioksiti dokulardan akciğere verir, alyuvarlarda protein molekülüdür. Olağandışı hemoglobin yapısı, kırmızı kan hücrelerinin biçimini bozabilir ve işlevlerini engelleyebilir.

HCT (Hematokrit)

İnsan kanındaki kırmızı kan hücrelerinin(alyuvarların) yüzdesini belirler. Anemi ya da dehidratasyon düzeyini ölçmek için HCT (hematokrit) testi yapılmaktadır. Düşük HCT Kemik iliği hastalıkları, lenfoma, hemolitik anemi, iç kanama, demir, B12 vitamini, besin eksiklikleri, kronik enflamatuar hastalık, Böbrek yetmezliği, lösemi gibi hastalıkların habercisi olabilir.  Yüksek hematokrit seviyesi ise akciğer, kalp hastalığı ve böbrek tümörü gibi hastalıkların habercisi olabilir. Yetişkin erkekler için ortalama değer %38,8 - 50 oranındadır. Yetişkin kadınlar için ortalama değer %34 - 44,5 oranındadır.

MCV; alyuvarların ortalama büyüklüğünü ölçer. Alyuvar hücreleri olağan değerlerden daha büyük olduğunda MCV yükselir ve B12 eksikliği gözlemlenir. Bu duruma anemi denir. Kırmızı kan hücreleri olağan değerden daha küçük olduğunda MCV düşer ve demir eksikliği meydana gelir. MCV normal değer aralığı: 80-100 µ3 (80-100 fL

MCH; Eritrosit hücresindeki hemoglobin konsantrasyonunun hesaplanması, ortalama hemoglobin olarak tanımlanan MCH şeklinde ifade edilir. MCH normal değeri ortalama 30-35 pg’dır.

MCHC; Eritrosit (kırmızı kan hücreleri) ortalama olarak hemoglobin konsantrasyonu ifade eder. Kusma, ishal, gibi rahatsızlı]]> Hemoglobin A1c Düşüklüğü https://www.kan.gen.tr/hemoglobin-a1c-dusuklugu.html Thu, 20 Sep 2018 00:20:52 +0000 Hemoglobin A1c Düşüklüğü, nedir sorusundan önce  hemoglobin A1c'nin ne olduğunu söyleyecek olursak çok kısa bir şekilde son üç ayın ortalama kan değeridir diyebiliriz. Yani bu değer anlık kan şekeri değeri değil; son üç Hemoglobin A1c Düşüklüğü, nedir sorusundan önce  hemoglobin A1c'nin ne olduğunu söyleyecek olursak çok kısa bir şekilde son üç ayın ortalama kan değeridir diyebiliriz. Yani bu değer anlık kan şekeri değeri değil; son üç aylık ortalama kan değeridir. Normal değerleri %3,5-5,7 arasındadır. Normal seviyenin altındaki değerler yani %3,5 altındaki değerler hemoglobin A1c değerlerinin düşük olduğunu göstermektedir. 

Hemoglobin A1c Düşüklüğü Neden Kaynaklanır

Hipoglisemi: Kanda anormal miktarda glikoz seviyesinin düşük olmasıdır. Şeker hastalığı ilaçlarının yüksek dozda alınmaları, öğün kaçırmak, aşırı egzersiz, aşırı alkol tüketmek, gıdasız kalmak, addison hastalığı, sıtma, romatizmal hastalıklar, yüksek tansiyon hastalığı için alınan bazı ilaçlar bu hastalığı ortaya çıkararak; hemoglobin A1c düşüklüğüne neden olabilmektedir. 

Hemolitik Anemi: Kırmızı kan hücrelerinin normalden daha kısa sürede yıkılması ve kandaki yoğunluklarının düşmesi hastalığıdır. Bağışıklık sistemi sorunları, iltihaplı hastalıklar, dalak büyümesi gibi sorunlar sonucu bu hastalık ortaya çıkarak; hemoglobin A1c düşüklüğüne neden olmaktadır. 
 
Sahte Düşüklük: Ani ve süreğen kan kaybı, orak hücre anemisi, talasemi, demir veya B12 gibi kırmızı kan hücresi üretimini artıran destekler almak, kan tranfüzyonu almak gibi gibi etkenler aslında üç aylık kan şekeri düşüklüğüne neden olmasada bazı etkileri yüzünden sahte hemoglobin A1c düşüklüğüne sebep olmaktadır. 
]]>
Kan Üre Azotu Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/kan-ure-azotu-yuksekligi.html Thu, 20 Sep 2018 18:27:56 +0000 Kan Üre Azotu Yüksekliği, İnsan vücudu bir kainattır. Öyle ki, vücudun yapısı gereği her saniye milyonlarca hücreyi yeniler. Aynı zamanda milyonlarca hücreyi de yaratır. Buna kendi kendini iyileştirme deniyor. Bu yüzden Kan Üre Azotu Yüksekliği, İnsan vücudu bir kainattır. Öyle ki, vücudun yapısı gereği her saniye milyonlarca hücreyi yeniler. Aynı zamanda milyonlarca hücreyi de yaratır. Buna kendi kendini iyileştirme deniyor. Bu yüzden İnsanın karşılaştığı hastalık her ne olursa olsun, hastalığı kendi kendisini iyileştirmek için tasarlanmıştır. Dolayısıyla sağlıklı bir vücutta hiç bir hastalık barınamaz. Kan üre azotu yüksekliği yaşayan kişilerde karaciğerde oluşan üre değerlerinin 5-25 mg/dl olması gerekir. Aksi halde su ve tuz kaybı olduğu zaman kandaki üre azotu yüksekliği oluşur. Bu sebeple vücut birçok besin maddesi tarafından vitaminler ve madensel tuzlar ile beslenir. Bu maddeler besinler yoluyla vücuda girer ve azotun yanması durumunda meydana gelir. Bu sebeple ürenin vücutta birikmesi sonucunda her nefesle beraber çekilen oksijen kana karışır ve azot içeren bir maddeye dönüşür. Bu madde vücuttan atılmadığı zaman çekilen her nefesle beraber oksijen kana karışır. Böylece üre yüksekliği yaşayan kişilerde titreme, bacaklarda ve kollarda güç kaybı, bulantı, nefes darlığı, baş ağrısı ve dönmesi, iştahsızlık, kansızlık, geçmeyen hıçkırık ve vücudun bazı kısımlarında uyuşukluk görülebilir. Üre hastalığı tıp dilinde üremi olarak anılır. Bu sebeple üre hastalığını önlemek için sıklıkla su içilerek böbreklerin fazla olan üreyi atmasını sağlamak gerekiyor. Genelde daha az su içenlerde çok görülen bir hastalık türüdür. Çünkü üre böbrekler tarafından süzülerek idrar ile dışarıya atılır. Böbrekler insan vücudunda bulunan ürenin uzaklaşmasına yardım eder. Şayet böbrekte ürenin varlığı uzaklaştırılmaz ise, kanda üreler birikmeye başlar ve insan vücudunda çok yoğun olarak toksin etkisi yaratır.

Kan Üre Azotu Değeri; insan vücudunda ihtiyacı olan kanda 25 mg ve vücutta 100 mg bulunmalıdır. Bazen, doku ezilmeleri nedeniyle böbreğin süzme yeteneği azalır ve kanda üre artışı olur. Bu yüzden böbrek hasarına sebep olabilecek bir kaç neden olabilir.  Böbreğe bağlı olarak yapısal bozukluklardan veya hastalıklardan da meydana gelebilir. Böbrekler vücutta asit-temel dengesini kurmakla görevlidir. Böbrekler yetersiz kaldığı anda azot metabolizmasını yıkıma uğratır ve ortaya çıkar. Bu şekilde üre artışına sebep olan böbrek öncesi nedenlerden dolayı oluşan üre azotu değerinin yüksekliği söz konusudur.

Kan Üre Azotu Yüksekliği Belirtileri; Ürenin artması halinde ilk belirtiler halsizlik ve kas zayıflığıdır. Ayrıca böbrek fonksiyon bozukluğunda, kalp yetmezliğinde, su ve tuz alımında, bağırsak kanamalarında, protein tüketiminde, stres anında, yanık durumlarında, ateş yüksekliğinde ve yapılan diyetlerde görülmektedir. Bazı durumlarda iştahsızlık, bulantı ve kusma gibi belirtileri de olabiliyor. Bunlar hastanın solunumu, ileri dönemde düzensiz bir hal alır. Zatürre vakaları da en sık rastlanan komplikasyondur. Genellikle böyle şekilde deri soluk olur, kuru ve sarı renktedir. Yanı sıra vücutta kaşıntı ve zayıflama da olabilir.

Kan Üre Azotu Yükseliği Tedavisi; Buna yol açan hastalığın tedavisi, ancak yatak istirahati ile olur. İlaç tedavisi, yaygın belirtilerin azaltılması durumunda kullanılır. İlaç tedavisi gerçekte bir diyaliz tedavisidir. Kandaki üre ile zararlı maddelerin yükselmemesi için alınabilecek en iyi önlem, sıvı miktarını artırmak olacaktır. Bunun içinde bolca su içilmesi ile gerçekleşir. Aynı zamanda tuz alımı da sınırlanmalıdır. Azotlu yiyeceklerin tüketilmesine de ara vermek gerekir.
]]> 9 Aylık Bebek Hemoglobin Değeri https://www.kan.gen.tr/9-aylik-bebek-hemoglobin-degeri.html Fri, 21 Sep 2018 08:35:34 +0000 9 Aylık Bebek Hemoglobin Değeri, Anne karnındaki bebeğin alyuvarları farklıdır. Yeni doğan bebeğin anne karnında farklı alyuvarlara ihtiyaç vardır. Bebekler doğar doğmaz karındaki alyuvarları hızla yıkılmaya başlar yerine 9 Aylık Bebek Hemoglobin Değeri, Anne karnındaki bebeğin alyuvarları farklıdır. Yeni doğan bebeğin anne karnında farklı alyuvarlara ihtiyaç vardır. Bebekler doğar doğmaz karındaki alyuvarları hızla yıkılmaya başlar yerine hemoglobin içeren alyuvarlar oluşur. Yeni doğan bebeklerde kan yapım hızı anne karnında olana göre daha yavaştır. Bebek doğduktan sonra yıkılan alyuvarlarda sarılık madde üretilir. Sarılık atılmadığı sürece bebeğin karnında birikmeye başlar ve sarılık ortaya çıkar. Bebek sağlığı için sarılık zararlıdır. İnsanlarda demir eksikliği çok rastlanan beslenme sorunudur. Demir eksiliği fiziksel, davranış, psikolojik ve zeka gelişimini olumsuz yönden etkiler. Ülkemizde çocukların yarısında demir eksikliği görülür. Hamile bayanlarda daha sıklıkla görülür. Bebekler ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmelidir. Anne sütü bebeğin gıda ihtiyaçlarını karşılar. Bebeklere 6 aydan sonra ek gıdalar verilmeli  ihtiyaçlarını karşılayabilecek besinler olmalıdır. Bunların içinde sebze, meyve gibi besinler bulunmalıdır. Portakal, mandalina, limon, domates gibi kan yapıcı yiyecekler verilmelidir. Yeni doğan bebeklere 2-4 miligram demir verilmesi gerekir. 

9 aylık bebek hemoglobin değeri, bebek büyüdükçe değişir ve miktarı artar. Hazır mama yerine sağlıklı yiyecekler bebeğe azar azar verilmelidir. Demir eksikliği olan insanlarda sindirim sisteminde sıkıntılarda görülür. Bebekler için demir eksikliği sindirimde sorunlar yaşatır ve bebeğe sürekli rahatsızlık verebilir. Bebeklerde demir eksikliği çok önemli olduğu için kan değerleri sürekli kontrol edilmelidir. Yeni doğan bebekler ilk aylarda anne sütüyle beslendikleri için demir eksikliği az da olsa karşılanır. Doktorun verdiği demir ilaçları bebeğe ağızdan verilir. Bebek büyüdükçe demir oranı iki katına ihtiyaç duyulur. Böylelikle demir oranı fazla olan besinler çocuklara  verilmelidir.

9 aylık bebek hemoglobin değeri belirlenmesiyle dikkat edilmesi gerekenler

Bebekler doğduktan sonra ilk iki ay demir ilacı ağızdan verilmelidir ve daha sonra şurup ya da damla olarak da verilir. Kız çocuklarında kansızlık oranı daha yüksektir. Bu rahatsızlık çocuklar da kansızlık, iştahsızlık, kabızlık, kilo kaybı ve davranış bozukluğu gibi etkileri gösterir. Bebeklerin sağlıklı gelişimi için ilk altı ay anne sütü verilmelidir. Anne sütü bebeğin sağlıklı gelişimi için önemlidir. Demir eksikliği ilk aylar da damla ve şurup şeklinde verilir. Bebeklere altı aydan sonra  dokuzuncu aya yaklaşınca içinde demir içeren ek mamalar tercih edilmelidir. Anne hazır mama alırken içindeki maddelere dikkat etmeli ve bebek sağlığına faydalı olanları almalıdır. Portakal, domates, mandalina, limon gibi sulu besinler bebekler için oldukça yararlı gelişimleri için faydalı gıdalar verilmelidir. Portakal da demir oranı yüksek olduğu için yetişkinlerde de tüketim oranı fazladır. Bebekler büyüdükçe ve bir yaşından sonra demir ihtiyaçlarını karşılamak için baklagiller, kırmızı, et, beyaz et verilmelidir. Doğru ve dengeli beslenmek her yaş gurubu için önemlidir. Bebeklerin beslenmesinde içinde demir bulunan gıdalar verilmelidir.
]]>
Hemogram Tüpü https://www.kan.gen.tr/hemogram-tupu.html Sat, 22 Sep 2018 05:20:30 +0000 Hemogram tüpü, kan tahlili yapılırken tahlilin cinsine göre farklı renkte tüpe konularak laboratuvar ortamında incelenir. Kan tahlili, kişilerde meydana gelen herhangi bir rahatsızlıktan dolayı doktoru tarafından muayene olduktan Hemogram tüpü, kan tahlili yapılırken tahlilin cinsine göre farklı renkte tüpe konularak laboratuvar ortamında incelenir. Kan tahlili, kişilerde meydana gelen herhangi bir rahatsızlıktan dolayı doktoru tarafından muayene olduktan hemen sonra, tam olarak doktorun bir tanı koyabilmesi için istenilen bir işlemdir. Hasta kişilere veya herhangi bir durumdan şüphelenilen durumlarda kişiden kan tahlili yaptırmasını istemedeki asıl amacı, uzman doktorun hasta kişi hakkında düşündüğü gerçek tanıyı doğrulamaktır. Hastayı muayene eden doktor, istemiş olduğu kan tahlillerini tek başına bir şekilde değil, yapmış olduğu elle muayene, fiziki muayene olan gerçek bulguları, bazı görüntüleme teknikleri, gerekirse idrar tahlilleri gibi çok farklı parametreler ile birlikte değerlendirir. Çıkan çoğu kan tahlili sonuçları, kişilerde yaşa göre oldukça farklı değerlendirildiği gibi, kişinin cinsiyetine, kanın doğru olarak alınış saatine ve hatta mevsimlere göre de oldukça farklılık gösterebilir. 

Hemogram tüpü tam olarak burada işlev yapmaktadır. Kan tahlili yapılırken tahlilin cinsine göre farklı olarak tüplere kan normal olarak alınmaktadır. Yapılan laboratuvar tahlil çalışmalarında günümüzde vakumlu test tüpleri daha fazla kullanılmaktadır. Bu kullanılan hemogram tüpler kullanım amaçlarına göre oldukça farklı renklere sahip olarak kapak bulundurmaktadır. Burada farklı renkler kullanılmasındaki amaç, sistem olarak yapılan işlemlerin hangi bölümde yapılması gerektiğini belirlemek içindir. Tüpler içerisinde bazılarında pıhtılaşmayı kolaylıkla önleyecek ya da plazma içerisinde ayrılmayı sağlayabilecek katkı maddeleri doğrudan bulunabildiği gibi, rutin olarak biyokimya testlerinde kolaylıkla kullanılmak üzere katkısız tüplerde bulunmaktadır. 

Laboratuvarda yapılan tahlillerde kullanılan hemogram tüpü ve kullanılan amaçlara göre sınıflandırılma şu şekildedir.

Kırmızı Kapaklı Hemogram Tüpü: tüm biyokimya laboratuvarlarında yapılan çoğu testler için oldukça gerekli olan kanı direk olarak almakta kullanılır. Bulunan bu tüpler plazmanin daha hızlı, net ve olabildiğince daha kolay bir şekilde ayrışması için özel olarak tasarlanmıştır. 
Mor Kapaklı EDTA’lı Hemogram Tüpü: hasta kişinin tam olarak net bir şekilde kan sayımı sonuçlarının doğrudan kontrolünde kullanılır. 
Mavi kapaklı Koagulasyon Hemogram Tüpü: yapılan araştırmada kullanılan kanın pıhtılaşmasını doğru bir şekilde ölçmede kullanılmaktadır.
Gri Kapaklı Glikoz Hemogram Tüpü:glikoz ve ayrıca doğrudan laktat tespiti için uygundur. 
Siyah kapaklı Vakumlu Sedimantasyon Hemogram Tüpü: kişilerde bulunan kanın sedimantasyon hızını doğrudan tayin etmede kolaylıkla kullanılır. 
Lacivert Kapaklı Trace Element Hemogram Tüpleri: bakır, çinko, kurşun vb. gibi bazı elementlerin doğru olarak test edilmesinde kolaylıkla kullanılır.
Sarı kapaklı Jelli Hemogram Tüpü: araştırma yapılan biyokimya laboratuvarlarında yapılan doğrudan testler için gerekli olan kanı net olarak almakta kullanılır ve tüpler içerisinde dolaylı olarak bulunan serum ile plazmanın daha hızlı, doğrudan net ve kolay bir şekilde ayrışması olayı için tasarlanmıştır.
]]>
Hct Hemogram https://www.kan.gen.tr/hct-hemogram.html Sat, 22 Sep 2018 10:17:09 +0000 Hct Hemogram alyuvar hücrelerinin kandaki hacim yüzdesi değeridir. Eritrosit de denilen bu hücreler vücuda oksijen taşımakla görevlidir. HCT’nin normal kabul edilen değer aralığı yaşa, cinsiyete, hamilelik durumuna,  bulun Hct Hemogram alyuvar hücrelerinin kandaki hacim yüzdesi değeridir. Eritrosit de denilen bu hücreler vücuda oksijen taşımakla görevlidir. HCT’nin normal kabul edilen değer aralığı yaşa, cinsiyete, hamilelik durumuna,  bulunulan rakıma göre değişkenlik gösterir. En çok kullanılan tahlil tekniklerine göre HCT’nin normal değer aralıkları şu şekildedir:
  • Yeni doğanlarda: %55–68
  • Bir yaşından büyük bebeklerde: %29-41
  • 10 yaş: %36-40
  • Yetişkin erkeklerde: %42-54
  • Yetişkin bayanlarda: %38-46
  • Hamile bayanlarda alt sınır: %30-34 üst sınır: %46
  • Yüksek rakımlı bölgelerde yaşayan erkeklerde: %45-61 bayanlarda: %41-56
HCT Hemogram Düşüklüğü

HCT Düşüklüğü Belirtileri
  • Nefes darlığı
  • Saç kaybı
  • Cansızlık, çabuk yorulma
  • Solgun görünüm
HCT Düşüklüğü Nedenleri
  • Kolon kanseri, darbe, kesilme,  ülser veya yara oluşumu gibi etkenler sonrasında oluşan iç veya dış kanamalar
  • Orak hücreli anemi, dalak büyümesi gibi sebeplerle oluşan kontrol dışı alyuvar tahribatı
  • Kemik iliği baskılanması, kanser gibi sebeplerle alyuvar üretiminin yavaşlaması
  • B12 eksikliği, demir eksikliği gibi mineral ve gıda yetersizlikleri
  • Kemoterapi ve böbrek yetmezliği ilaçları
  • Uzun süreli alkol tüketimi
HCT Düşüklüğünün Yol Açabileceği Problemler
  • Ayağa kalkamayacak kadar halsiz hissedilebilir.
  • Taşikardi gibi nabız problemlerine, kalp yetmezliğine neden olabilir.
  • HCT düşüklüğüne neden olan bazı doğuştan gelen hastalıklar ölümcül olabilir.
HCT Hemogram Düşüklüğü Tedavisi
Beslenme, En iyi tedavi, uygun besinlerle beslenmektir. Et, süt, yumurta, balık, bamya, börülce, fasulye, bezelye, yeşil yapraklı sebze ve yoğurt tüketilerek yeterli miktarda folik asit, demir ve B12 vitamini alınmalıdır. B12 vitamini ve folik asit takviyeleri kullanılabilir. Egzersiz, antrenman yapmak kan dolaşımını düzenli hale getirir. Haftada beş gün, günde yarım saat süre ile orta tempolu antrenman yapılmalıdır. Kan Nakli, damar içi yöntemiyle kan nakli gerekli olabilir.

HCT Hemogram Yüksekliği

HCT Yüksekliği Belirtileri
  • Halsizlik, yorgunluk
  • Baş ve karın ağrısı
  • Ciltte kaşıntı
  • Eklem ve kas ağrıları
  • Dışkıda kan
HCT Yüksekliği Nedenleri
  • Vücudun Susuz Kalması
  • Oksijen Eksikliği 
Diğer Nedenler
  • Kalıtsal olan kalp hastalıkları gibi genetik problemler
  • Kemik iliğinin çok miktarda alyuvar üretmesi sonucunda oluşan eritrositoz, polisitemi vera gibi hastalıklar
  • Kronik uyku apnesi, KOAH gibi problemler yüzünden ortaya çıkan kalp sorunları
  • Alyuvar sayısını artırıcı özellik gösteren maddelerin aşırı kullanımı. Sporcular doping etkisi nedeniyle kullanabilmektedir.
HCT Yüksekliğinin Yol Açabileceği Sorunlar
  • Sıcağa dayanamama, terleme
  • Kanın damar içinde pıhtılaşmaması riski, kalp sorunları, felç
HCT Hemogram Yüksekliği Tedavisi
  • Demir içeren yiyecekleri tüketilmemelidir.
  • Kafeinli içeceklerden kaçınılmalıdır.
  • Greyfurt suyu bolca tüketilmelidir.
  • Egzersiz yaparken vücut aşırı derecede zorlanmamalıdır. 
  • Kan bağışı yapılabilir. Bu sayede kanınızdaki alyuvar yoğunluğunu rahatlatarak yenilenmesini kolaylaştırılır.
  • Günde bir tane aspirin kullanarak kan sulandırılabilir.
  • Rakımı yüksek yerde yaşanabilir.
  • Sigara kullanılmamalıdır.
]]> Hemogram Wbc Nedir https://www.kan.gen.tr/hemogram-wbc-nedir.html Sat, 22 Sep 2018 21:51:51 +0000 Hemogram Wbc Nedir, sorusunun cevabı kandaki beyaz kan hücrelerinin sayısını öğrenmek için yapılan test olarak verebiliriz. WBC ''white blood cell'' kelimelerinin kısaltması olan ''beyaz kan hücresi'' anlamına gelir. Beyaz kan h Hemogram Wbc Nedir, sorusunun cevabı kandaki beyaz kan hücrelerinin sayısını öğrenmek için yapılan test olarak verebiliriz. WBC ''white blood cell'' kelimelerinin kısaltması olan ''beyaz kan hücresi'' anlamına gelir. Beyaz kan hücrelerine lökosit veya akyuvar da denilmektedir. Kan değerlerinde bulunan lökositler enfeksiyon oluşumunu engeller. Bu hücreler enfeksiyona sebep olabilecek bakteri, virüs ve diğer organizmaları yok etmekle görevleridir. Bir kişide bakteriyel enfeksiyon varsa Hemogram Wbc değeri yani lökosit yüksekliği ortaya çıkabilir.

Hemogram Wbc Yüksekliği, İnsan vücudunda bir enfeksiyon ortaya çıktığında bunları temizlemek için vücut lökosit üretmeye başlar. Yüksek miktarda Wbc sayısının anlamı bunun altında bir sağlık sorunu olduğunun göstergesidir. Normal bir insanda bulunması gereken lökosit sayısı her mikro litrede 4,500 ve 10,000 hücre arasındadır. Mevcut herhangi bir hastalığınız yoksa Wbc sayınız toplam kanın %1 oranındadır. 5 farklı Wbc çeşidi vardır. Bunlar Nötrofil, Lenfosit, Monosit, Eozinofil ve Bazofil'dir.

Hemogram Wbc Yüksekliği Nedenleri
  • Enfeksiyon: Vücutta bakteri ve virüs sayısı artmaya başladığı zaman bağışıklık sistemi devreye girer ve hastalıktan kurtulmak için kemik iliğinizin daha çok lenfosit üretmesini sağlar. Enfekte kaynaklı iltihaplanma kandaki Wbc sayısını yükseltebillir.
  • Sigara içmek: Sigara içen insanların genellikle ciğerlerinde iltihaplanma meydana gelir. Koah hastalığı hava akımını kısıtlayan bir hastalıktır. Ciğerlerdeki bu iltihaplanma Hemogram Wbc yükselmesine neden olur.
  • Lösemi: Lösemi gibi kemik iliği bozukluğundan kaynaklanan hastalıklarda Hemogram Wbc yükselmesine neden olur. Lösemi kemik iliğinin anormal şekilde yüksek miktarda lenfosit üretmeye başladığı kanser çeşitidir. Üretilen fazla lenfositin bir fonksiyonu yoktur ve enfekte olma riskini artırır.
  • Bağışıklık Sistemi Bozukluğu: Doğuştan gelen bağışıklık sistemi bozuklukları, Graves hastalığı ve Crohn hastalığı Hemogram Wbc  değerini arttırır. Bu durumda doktorun bu değeri düzen altında tutmak için kişiyi sürekli gözetim altında tutması gerekir.
Bunların yanı sıra stres, hamileliğin son ayı, dalağın alınması gibi sebepler de Hemogram Wbc değerlerinin yüksek olmasına neden olur. Yenidoğan bebeklerde Hemogram Wbc değeri yüksektir ve bunun yanı sıra Hemogram Wbc genellikle sabahları düşük olup gün içinde yavaş yavaş artar.
]]>
Kan Üre Azotu Düşüklüğü https://www.kan.gen.tr/kan-ure-azotu-dusuklugu.html Sat, 22 Sep 2018 22:56:34 +0000 Kan üre azotu düşüklüğü, Kandaki üre azotu içi tıp dilinde bun terimi kullanılmaktadır. Üre azotu karaciğerin protein parçalaması sonucu açığa çıkan bir atıktır. Üre azotu açığa çıktıktan sonra  böbreklere kand Kan üre azotu düşüklüğü, Kandaki üre azotu içi tıp dilinde bun terimi kullanılmaktadır. Üre azotu karaciğerin protein parçalaması sonucu açığa çıkan bir atıktır. Üre azotu açığa çıktıktan sonra  böbreklere kandan süzüldüğü yere taşınır. BUN testi, kandaki üre azotu miktarını belirleyerek böbreklerdeki fonksiyonlarının yeterli olup olmadığı kontrol edilir. Kan üre azotu düşüklüğünün testi olan BUN testi ve kreatinin testi genelde birlikte yapılmaktadır. Kreatinin testi, kandaki mevcut olan kreatinin seviyesini saptar. Bu test aynı zamanda böbreklerin doğru bir şekilde çalışıp çalışmadığını belirlemektedir. Yüksek kreatinin seviyesi böbrek fonksiyonlarının zayıfladığını gösterir. 

Kan üre azotu testi niçin yapılmaktadır
  • Böbreklerin normal olarak çalışıp çalışmadığını anlamak,
  • Hastalarda böbrek yetmezliğinin ilerleyip ilerlemediğini,
  • Böbreklere uygulanan tedavinin işe yarayıp yaramadığının belirlenmesi,
  • Tehlikeli boyutlardaki su kaybının kesinleştirilmesi ve su kaybı kandaki BUN seviyesinin kreatinin seviyesinin üzerine çıkarır. Böbrek hastalıkları da BUN ve kreatinin seviyelerini yükseltmektedir. 
Kan üre azotu düşüklüğü nedir

Yeterli bir miktarda alınmayan protein BUN seviyesinin yani kan üre azotu düşüklüğünün nedenidir. Aynı zamanda aşırı su tüketimi de kan üre azotunun düşmesine neden olur. Bunların dışında insanların kız veya erkek olmasınında kan üre azotu düşüklüğünde etken bir faktör olduğu kanıtlanmıştır. Erkeklerin kan üre azotu seviyesi kadın ve çocuklara göre daha yüksek seviyelerdedir. Çünkü erkeklerin protein yıkma kabiliyeti daha yüksek seviyelerdedir. Kan üre azotu düşüklüğüne çeşitli sağlık sorunları bunlara neden olur. Kanser ve akciğer hastalıkları bu kan üre azotunun düşüklüğüne neden olur. Bazı akciğer hastalıkları, idrar tutucu hormonların uygunsuz salgılanması sendromuna yol açmaktadır. Ayrıca karaciğer hastalıkları olan siroz, da kan üre azotu düşüklüğüne neden olmaktadır. Ayrıca ciddi kas yaralanmaları ve merkezi sinir sistemini tetikleyen hastalıkların hepsi kan üre azotu düşüklüğüne neden olur. Ayrıca kan üre azotu düşüklüğü sorunları hamileliğin son üç ayında kadınlarda görülen bir durumdur. 

Kan üre azotu düşüklüğünün nedenleri
  • Aşırı sıvı alımı,
  • Hamilelik,
  • Akromegali,
  • Karaciğer yetmezliği,
  • Uygunsuz ADH sendromu,
  • Proteinli besinlerden çok fakir beslenmek,
Hamilelikte kan üre azotu düşüklüğü

Hamilelik döneminde böbrek kan akımında ve glomerüler filtrasyon hızında yaklaşık olarak yüzde elli oranında artış meydana gelir. Yani böbreklerin fonksiyonları hamilelik döneminde hızlanma meydana getirir. Bunların neticesinde de kreatinin,üre, ürik asit gibi böbrek yolu ile dışarı atılan atık maddeler kan içerisinde azalır. Gebelik boyunca kan üre azotu seviyesi referans aralığı değerlerinin altında çıkar. Kan üre azotu düşüklüğü değerlerinin mutlak suretle dikkate alınması ve neden kaynaklandığının belirlenerek gereken tedavinin uygulanması kişiler için çok önemlidir. Aksi takdirde çok ciddi şekilde meydana gelen hastalıkların sonuçları ölüm ile sonuçlanabilmektedir. Sağlıkla kalın. 
]]>
Kanda Neu Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/kanda-neu-yuksekligi.html Sun, 23 Sep 2018 07:07:02 +0000 Kanda neu yüksekliği; Nötrofil'in kısaltılmışı Neu ile belirtilir. Neu beyaz kan hücresi türüdür ve beyaz kan hücrelerinşn % 40-70'ini oluşturmaktadır. Bir iltihaplanma ve yaralanma durumunda nötrofiller, bölgeye gel
Kanda neu yüksekliği; Nötrofil'in kısaltılmışı Neu ile belirtilir. Neu beyaz kan hücresi türüdür ve beyaz kan hücrelerinşn % 40-70'ini oluşturmaktadır. Bir iltihaplanma ve yaralanma durumunda nötrofiller, bölgeye gelen ilk hücrelerdir. Bakteri ve virüslere karşı savaşta etkin beyaz kan hücreleridir. Nötrofil vücudumuzda ki zararlı olan bakteri ve virüsleri bulur ve onları yok etmek için savaşmaya başlar. Neu kemik iliğinde üretilmektedir. Nötrofillerin ömürleri bir günden daha az olmaktadır. Bundan dolayı bağışıklık sistemimiz de ve vücudumuzun hastalıklara karşı direnci açısından son derece önemli bir görevi vardır. Bu zararlı bakteri ve virüsleri yok etmek için sayılarını arttırır.bu yüzden de kan testlerinde nötrofil değeri yüksek çıkar. Kan testlerinde nötrofil yani Neu değeri %70'in üzerinde çıktığında kanda neu yüksekliğinden söz edilir. Nötrofil hücreleri bazı bakteriyel hastalıklarda yükseliş gösterir.

Nötrofil (NEU) yüksekliği nedenleri;
  • Enfeksiyonlarda
  • Stres halinde
  • Romatoid artrit
  • Romatizmal ateş
  • Miyelojen lösemi
  • Troid iltihabı
  • Akut böbrek yetmezliği
  • Bazı ilaçların etkileri
  • Gebelik zehirlenmesi
  • Hemolitik anemi (kırmızı kan hücrelerinin kemik iliğinde üretildiğinden daha hızlı bir şekilde yok edilmesi sonucu ortaya çıkar. Kan ile ilgili hastalıklarla ilişkisi vardır.)
  • Ketoasidoz (nötrofil yüksekliğinin bir sebebidir. Bu durum yaşandığı zaman vücut keton üretir yani zehirli bir madde ve asittir. Bu ketonlar vücudun yağları sindirmekte zorlandığı zaman üretilir.)
  • Polisitemi vera (bir kan hastalığır. Kemik iliğinin aşırı miktarda kırmızı kan hücresi üretmesine sebep olmaktadır. Bazen de bu hastalık trombosit ve beyaz kan hücrelerinin de aşırı miktarda üretilmesine sebep olur.)
  • Miyeloid metaplazi (kemik iliğinin vücutta olmaması gereken yerlerde büyümesi ile ortaya çıkar.)
Kanda neu yüksekliği tedavisi nasıl olur:
Kişilerin stresli ortamlarda bulunmaması ve stresi yönetmeyi başarması gerekmektedir. Mümkün olduğunca stresi hayatınızda en aza indirin. Stresli olmadığınız zamanlarda Neu değerleriniz normal değerlerine inecektir. Vücutta enfeksiyon gerçekleştiğinde Nötrofil değerlerini yükseltir. Antibiyotik ve iltihap önleyici ilaç tedavileri uygulayarak enfeksiyon tedavi edilir. Böylece nötrofil yani Neu bakteri ve virüslerle savaşmak zorunda kalmayacakları için normal değerlerine geri dönecektir. Stres ve enfeksiyonlar dışında, yukarıda ki nedenlerden dolayı da nötrofil değerleriniz yüksek çıkacağından dolayı doktorunuz uygun bir tedavi yöntemi uygulayacaktır.
]]>
0 Rh Kan Grubu https://www.kan.gen.tr/0-rh-kan-grubu.html Sun, 23 Sep 2018 13:13:40 +0000 0 Rh Kan grubu; Her insanın kan grubu aynı değildir. Kan grupları insanlarda A, B, AB ve 0 grubu olarak dört tipten oluşmaktadır. Bunların yanında Rh faktörü olarak adlandırılan D antijeninin de varlığı veya yokluğuna göre ka 0 Rh Kan grubu; Her insanın kan grubu aynı değildir. Kan grupları insanlarda A, B, AB ve 0 grubu olarak dört tipten oluşmaktadır. Bunların yanında Rh faktörü olarak adlandırılan D antijeninin de varlığı veya yokluğuna göre kan grubu Rh negatif veya pozitif şeklinde değişkenlik göstermektedir. En çok kan grubu 0 Rh pozitif kan grubudur. Rh negatif kan grupları genel olarak daha az görülen kan gruplarıdır. Kan sınıflarında bulunan antikorlara bakılarak kanın özelliğini bahsetmek amaçlı kurulmuş tasnif mekanizmasıdır. Kan sistemi içerisinde bulunan pozitif ve negatif olan ikili kan sisteminin kombinasyonundan sekizli kan sınıfı tablosu oluşmuştur. Türkiye'de iki sistem yan yana yazılarak belirtilmektedir. Bu duruma en iyi örnek eğer belirlen kan negatif ise ve 0 grubundan ise terim olarak 0 Rh (-) şeklinde gösterilir. Bunların hepsi kan gruplarının göstergeleridir. 

0 Rh kan grubu özellikleri;
  • Kan grubu en fazla görülen kan 0 Rh pozitiftir. Özellikle yapılan araştırmalara göre Amerika'da yaşayan insanların yüzde otuz sekizi 0 RH pozitiftir. 
  • 0 RH negatif kan grubu ise içeriğinde A ve B genlerinin hiç birinin olmaması ve Rh etmeninde meydana gelmemesinden dolayı oluşan kan grubudur. 
  • 0 Rh kan grubunda A ve B proteinlerinden ikisi bulunmamaktadır. 
0 Rh kan grubu kimlerden kan alabilir ve kimlere kan verebilir;

0 RH pozitif kan grubu yaygın olmasına rağmen bunun çok önemli bir sebebi vardır. Oda 0 RH kan grubuna sahip olankların sadece kendi gruplarından kan alablir. 0 RH kan grubunun en önemli özelliklerinden biriside kimseden kan alamaz. bunun yanında 0 RH pozitif olan kan grubunu taşıyan kişiler ise kan grubu RH pozitif olan herkese kan verebilir. yani A Rh pozitif, B Rh pozitif, AB Rh pozitif olan her birey 0 RH pozitif olan kişlerden kan alabilmektedir. 

0 Rh kan grubu kişilerin kişiliklerini etkilermi;

Bu kan grubuna ait olan kişilerde kanın özelliklerinden olan enerjik ve agresif yapıları görülmektedir. Bu kişiler detaycı ,organize, sorumlu, üretken, düzenli ve gerçeklere odaklı kişilerdir. Ayrıca 0 RH pozitif kan grubu sahibi olan kişiler daha güçlü ve hiperaktif kişilerdir.  Bunun dışında 0 RH kan grubuna sahip olan kişilerin alışkanlıkları da özellikle beslenmede daha çok et ağırlıklıdır. O yüzdende beslenmelerine dikkat etmeleri gerekir. Böylelikle aşırı kilo problemi yaşamalarının önüne geçilmiş olur. Ayrıca 0 Rh kan grubu olan insanlarda bir mide rahatsızlığı olan reflü hastalığı da sıkça görülen rahatsızlıklardandır. O yüzdende reflü şikayetlerini en aza indirebilmeleri için özellikle yulaf, yeşil salata ve aloe vera gibi yiyecekler tüketmelerinde fayda vardır.
]]>
Kanda Demir (Uibc) Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/kanda-demir-yuksekligi.html Mon, 24 Sep 2018 00:45:33 +0000 Kanda Demir Yüksekliği, diğer adı ile (Uibc) Vücuttaki kırmızı kan hücrelerinin oluşumu için demir çok önemli bir elementtir. Ancak vücuttaki demir fazlalığı demirin çeşitli dokularda birikmesine neden olup Kanda Demir Yüksekliği, diğer adı ile (Uibc) Vücuttaki kırmızı kan hücrelerinin oluşumu için demir çok önemli bir elementtir. Ancak vücuttaki demir fazlalığı demirin çeşitli dokularda birikmesine neden olup, bir takım sağlık sıkıntılarına yol açar. Kandaki demir yüksekliği, çok fazla demir hapı almaktan, demir açısından zengin besinleri çokça tüketmekten, vücudun besinlerden çok fazla demir absorbe etmesinden, vücuttaki iltihaplı durumlardan ve çeşitli genetik sorunlardan dolayı oluşur.

Kanda demir yüksekliği nedir

 Tıp dilinde demir yüksekliğine hemokromatoz denir. Kanda demir yüksekliği, uzun vadede kanser riskine neden olmaktadır. Demir yüksekliği özellikle erkekler ve menopoz sonrası dönemde olan kadınlar için daha risklidir. Yaşlı insanlarda yüksek miktarda demir kanser, şeker hastalığı ve kronik kalp sorunlarıyla yakından ilişkilidir. Kanda demir yüksekliği, vücutta oksitlenme yaparak hücrelerin erken yaşlanmasına damar sertliğine ve vücutta yağlanmaya neden olur. Bir kan testi ile vücudunuzdaki demir oranını öğrenebilirsiniz. Kanda demir yüksekliği nasıl ki demir azlığında bir takım sıkıntılara yol açıyorsa, iştahsızlık, halsizlik, kilo kaybı, mide bulantısı, baş ağrısı, kusma, siroz ve kalp kasında sorunlara yol açar. Ayrıca karaciğerde demir birikmesine ve kısırlığa da neden olabilmektedir.

Kanda demir yüksekliğinin belirtileri,

Genişlemiş ve ağrılı karaciğer, karaciğerde büyüme, düzensiz kalp atışları, libidoda düşüş, yorgunluk, halsizlik, kaslarda zayıflık, cilt renginde bronz veya gri renklenme şeklinde bozukluk, saçlarda cansızlık, karın ağrısı, şiddetli ağrılar, ruh hali değişiklikleri, sinirlilik ve kilo kaybıdır. Bu gibi durumlarda doktora başvurulduğunda sizden tıbbi aile geçmişi kaydı istenir. Kan testide istenir ve transferin doygunluğu 45'ten büyük ve eşitse durum anormal kabul edilir. Kandaki demir yüksekliğini tespit etmek için serum feritin testide istenir. Kadında 200mg/L ve üzeri erkekte ise 300mg/L üzeri anormal kabul edilmektedir.

Kanda demir yüksekliği tedavisi nasıl yapılır

Kandaki demir yüksekliği için flebotomi adı verilen tedavide hastadan periyodik bir şekilde serum feritin düzeyine bağlı olarak 1-2 haftada bir yarım litre olmak üzere kan alınır, vücuttaki feritin seviyesini izlemek için kan testi yapılır. Bu hastanın durumunu belirler.

Kişi kendisi de beslenme programı takip ederek kandaki demir yüksekliğini kontrol altında tutmaya çalışır. Bu rahatsızlığı yaşayan kişi demir içeren gıdaları tüketmeden normal beslenebilir. C vitamini emilimine yardımcı olduğundan C vitamini içeren yiyeceklerden de uzak durulmalıdır. Demir seviyesi yüksek hastalar çiğ deniz ürünü yemekten kaçınmalıdır.

]]>
Beyaz Kan Düşüklüğü https://www.kan.gen.tr/beyaz-kan-dusuklugu.html Mon, 24 Sep 2018 06:24:21 +0000 Beyaz Kan Düşüklüğü; Beyaz kan kemik iliğinde üretilir bağışıklık sisteminin hastalıkla mücadele etmesini sağladığı için çok önemlidir. WBC olarak da adlandırılır. bağışıklık sistemindeki lökositlerin kandaki mik Beyaz Kan Düşüklüğü; Beyaz kan kemik iliğinde üretilir bağışıklık sisteminin hastalıkla mücadele etmesini sağladığı için çok önemlidir. WBC olarak da adlandırılır. bağışıklık sistemindeki lökositlerin kandaki miktarını gösterir. Birçoğumuz kan tahsili yaptırırız yüksek veye düşük çıkar tıp terimlerini bilmediğimiz için farkında olamayabiliriz. Beyaz kan miktarımız birçok sağlık sorunundan dolayı etkilenebilir. Renksizdirler ve asimetrik tirler. Birkaç gün veya birkaç haftalık kısa ömre sahiptirler. Enfeksiyon hastalıklarında yükselirler.

Beyaz Kan Düşüklüğü nedenleri; Beyaz kan düşükse lökosit yapımını bozan bir hastalık var demektir. Mesela; bazı kanserlerde, kemik iliği hastalarında aids de lökosit miktarı düşük olur. Karaciğer hastalığı, dalak hastalığı ve parazitlerden kaynaklanabilir. 
zamanında yaptıracağımız lökosit sayımı doğru zamanda tedavi olmanızı sağlayacak ve hastalığın daha fazla ilerlememesini sebep olacağından dolayı lütfen beyaz kan miktarınıza tahlillerde çıkan WCB ye dikkat etmenizi öneriyorum. 

Beyaz Kan Düşüklüğünde Neler Yenmeli; Fast food yiyeceklerden, gazlı içeceklerden uzak durun. Taze sebze, meyve, et, yumurta ağırlıklı beslenin. Vitamin ve mineral takviyesi alın.
]]>
Kanda Ph Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/kanda-ph-yuksekligi.html Mon, 24 Sep 2018 13:32:24 +0000 Kanda Ph Yüksekliği, Canlıların tamamı için Ph önemli bir değerdir. İnsan sağlığı için Ph değeri sabit tutulmaya çalışılır. Vücudun sağlığı için alkali yapıda olmak çok önemlidir. Sağlıklı bir insan Kanda Ph Yüksekliği, Canlıların tamamı için Ph önemli bir değerdir. İnsan sağlığı için Ph değeri sabit tutulmaya çalışılır. Vücudun sağlığı için alkali yapıda olmak çok önemlidir. Sağlıklı bir insan kanındaki Ph değeri 7.4 olmalıdır. Vücudumuz kanımızın Ph'ını 7.43-7.45 arasında tutmaya çalışır. Kandaki Ph değişimleri vücutta değişikliklere ve olumsuz durumlara sebep olur. Kandaki Ph değerinin 7.45 üzerinde olması kanda Ph yüksekliğini ifade eder bu duruma "alkalozis" adı verilir. Bu durum kanda aşırı miktarda alkali bulunmasını ifade eder.  

Kanda Ph yüksekliği nedir

Kanda Ph yüksekliği vücut sıvılarında aşırı derecede baz bulunmasıdır. Baz olan sıvılar alkali özellik taşır. Asitler ile bazlar arasındaki denge de Ph dengesini oluşturur.

Kandaki Ph yüksekliği neden oluşur

Kanda yüksek miktarda bikorbonat seviyesinin olması Ph'ı yükseltir. Bikarbonat bazdır. Kanda fazla miktarda asit kaybı ve düşük karbondioksit seviyesi de kandaki Ph'ı yükseltir. Kandaki Ph yüksekliğinin çeşitli tipleri bulunmaktadır.

Solunum alkolozu; kanda yeterli derece de karbondioksit bulunmadığı zaman oluşur. 

Kompanse alkoloz; normal Ph dengesine rağmen karbondioksit ve bikorbonat seviyeleri anormal olduğunda meydana gelir.

Metabolik alkoloz, vücut çok fazla asit kaybedip çok fazla baz alır ise oluşur.

Hipokloremik alkoloz; kusma ve terleme gibi durumlar nedeni ile vücuttaki klorürde azalma olmasıdır.

Hipokalemik alkoloz; potasyum miktarı vücutta normal düzeyde bulunmadığı zaman oluşur.

Kanda Ph yüksekliği yani alkoloz oluştuğunda, uyuşma, bulantı, kaslarda seğirme, ellerde titreme ve uzun süreli kas spazmları yaşanır. Kandaki Ph yüksekliği şiddetli belirtiler komaya neden olabileceği için hemen doktora başvurulmalı ve tedavi edilmelidir. Kandaki Ph yüksekliği belirtileri diğer bazı rahatsızlıkların belirtileri ile çok benzer olduğundan geçiştirmek yada önemsememek doğru değildir. Doktorunuz alkoloza yol açan durumları tespit etmek için idrar Ph, idrar tahlili, temel metabolik panel ve arteriyel kan gazı gibi bir takım testler uygular.

Kanda Ph yüksekliğinin nedeni, potasyum yada klorür gibi bir kimyasalın azlığından kaynaklı ise, bu kimyasalları sağlıklı bir şekilde tamamlayabilmek için takviye edici ilaçlar yazılır. Kandaki Ph yüksekliği bazen elektrolit dengesizliğinden de kaynaklanabilir. Bu sıkıntı bol miktarda sıvı alınarak ve elektrolit miktarı fazla olan içeceklerle de düzeltilebilir. Besin değerleri yüksek ve zengin olan gıdalar tercih ederek sağlığınızı koruyabilirsiniz.

]]>
Kanda Mono Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/kanda-mono-yuksekligi.html Tue, 25 Sep 2018 08:30:11 +0000 Kanda mono yüksekliği, detaylı bir şekilde tüm araştırmalar sonucu olabilecek en doğru bilgi için bu yazıyı ele aldım. Mono, insanlarda bağışıklık sisteminde ilk olarak görev yapan hücrelerden biridir. Bilindiği üzere çev Kanda mono yüksekliği, detaylı bir şekilde tüm araştırmalar sonucu olabilecek en doğru bilgi için bu yazıyı ele aldım. Mono, insanlarda bağışıklık sisteminde ilk olarak görev yapan hücrelerden biridir. Bilindiği üzere çevrede birçok farklı olarak zararlı mikroorganizma bulunmaktadır. Bu canlılar hızlı bir şekilde iltihap kapmamıza ve hasta olmak için en çok neden olan canlılardır. Tabiki bunlara karşı biz de savunmasız asla değiliz, monosit gibi önemli koruyucu bağışıklık sistemi elemanları sayesinde olabildiğince bu zararlı canlılara karşı mücadele etmek için çaba göstermiş oluruz. Mono, bağışıklık sistemi elemanı olarak bilinen akyuvarların bir çeşit farklı türüdür. İçerisindeki en büyük tür ise akyuvardır ve esas yiyiciler olarak bilinirler. Kemik iliğinde düzgün bir koordine içinde üretilerek kan dolaşımına ve dokulara doğrudan aktarılır. 

Monoların işlevleri
  • Vücutta bulunan  virüsleri, zararlı olan mantarları ve zararlı bakterileri yiyerek hızlı bir şekilde tüketirler.
  • Vücuda kolaylıkla giren zararlı  canlının cinsini diğer akyuvarlara hemen iletirler.
  • Ölü olan veya çok fazla hasarlı dokuların hızlı bir şekilde yok edilmesine yardımcı olmaya çaba gösterirler
  • Kanserli olan hücreleri öldürerek hakimiyeti ele almış olurlar.
  • Monositlerin normal değer aralığı, tüm akyuvarların %0-9’u arasındadır.
Kanda mono yüksekliği oldukça önemlidir. Bu yükseklik vücudun enfeksiyon, kanser ve iltihap gibi anormal olan bazı sorunlara karşı mücadele etmesinden dolayı derecesi oldukça önemli yer tutar. Diğer bir ihtimal ise, bazı monolar farklı problemler yüzünden beklendiği üzere yüksek verimle veya tamamen fonksiyonlu işlev göstermediği anlamına gelebilir. Bu yüksekliğe monositoz adı da verilmektedir.

Kanda mono yüksekliği nedenleri

  • Zararlı Canlılar, yani vücutta çok fazla sayıda bulunan zararlı canlılardır. Mono yüksekliği genel olarak birçok zararlı canlılar sebebiyle hemen ortaya çıkar. Bağışıklık sistemi insanın vücuduna giren bakteri, virüs, zararlı mantar veya çoklu olarak parazitlerle savaş halindedirler. Bu yükseklikte canlıların neden olduğu iltihaba ve enfeksiyona doğrudan işaret eder.
  • İnsan vücudundaki canlı olan bazı hücreler zamanından önce ölen dokular direk olarak kanda mono yüksekliğine sebep olurlar. Bu durumda ölü dokuları temizlemek için daha fazla mono gerekir. Doku ölümleri genellikle darbe ve yaralanma olaylarında kan dolaşımının çok zayıflaması durumunda görülür.
  • Bağışıklık sistemine bağlı olarak anormal bir biçimde çalışması ile beraber akciğerde, farklı olarak lenf bezlerinde, deri ve göz bölgesinde şişkinliklerin hızlı bir şekilde ortaya çıkması ile karakterize olmuş bazı hastalıklardır. Nedeni tam olarak bilinmeyen kalıtsal yapıya sahip bir hastalıktır. Bu durumda direk olarak kanda mono yüksekliğine sebep olur.
  • Yoğun olarak stres altında olan kişilerde mono sayılarının direk olarak yükseldiği görülmüştür. Çok fazla yoğun stres altında olan kişilerin kanlarında mono yüksekliği görülmüştür.
]]>
Hemogram Nedir https://www.kan.gen.tr/hemogram-nedir.html Tue, 25 Sep 2018 16:14:54 +0000 Hemogram Nedir, Hemogram tıp alanında tam kan sayımı anlamına gelmektedir. Kanda yer alan kan hücre elemanlarının oran ve sayılarını veren testlerin bütünüdür. Bu testle kanda var olan hastalıklar anlaşılabilir. Hemogram bir Hemogram Nedir, Hemogram tıp alanında tam kan sayımı anlamına gelmektedir. Kanda yer alan kan hücre elemanlarının oran ve sayılarını veren testlerin bütünüdür. Bu testle kanda var olan hastalıklar anlaşılabilir. Hemogram bir çok rahatsızlık hakkında ön düşünce veren oldukça değerli bir kan tahlilidir. Hemogram testi ile kanda herhangi bir enfeksiyon yani iltihap olup olmadığı anlaşılabilir. Ayrıca bu enfeksiyonun vüris den mi, bakteriden mi olduğu büyük oranda anlaşılır. Hemogram testi ile kişide kansızlık olup olmadığı anlaşılır. Hatta kansızlığın ne çeşit bir hastalık olduğu büyük bir oranda bu test ile kanda görülür. Lösemi hastalarının, kan kanseri hastalarının hemogram testi ile ortaya çıkmaktadır. Hemogram raporunda eozinofil artması ile kişide alerjik bir durumun olup olmadığı 

Hemogram Nedir Ve Testi

Hastane ortamında yapılacak olan hemogram testi ile kişilerde kansızlık olup olmadığı anlaşılmaktadır. Öyle ki bu test ile yapılan ölçümlerde kişilerin kansızlık rahatsızlığı bulunup bulunmadığı yanı sıra kansızlığın nasıl bir tür hastalık olduğu ne ölçüde olduğu büyük oranla ön görülebilinir. Mesela kan kanseri olan bir kişinin hemogram testi sonucu net olarak belirlenir. Ayrıca bu test sonucu ile hemogram raporu ile kişilerde allerjik olup olmadığı ve eozinofil de artış olup olmadığı bile anlaşılmaktadır. Genel sonuca bakacak olursak hemogram çok hafife alınacak bir test değildir yani hastaların vücutlarında bulunan bir çok hastalığın önceden çok net de olmasa kabaca anlaşılması hemogram sayesinde görülebilir. Fakat hemogram dan çıkan sonuçların raporlamasını dalında başarılı ve yeterli donanıma sahip bir hekim tarafından yapılması uygun olmaktadır. 

Hemogram tam kan testi nasıl yapılır

Hemogram testi genellikle hastanın kolundan kan alınarak yapılır. Bu testin yapılmasında bazı testlerde olduğu gibi hastanın aç veya tok olması önemli değildir. Örnek verecek olursak bir şeker hastalığının ölçümünde aç karnına olması tavsiye edilirken hemogramın testinde böyle bir kural yoktur. Hemogramın testi halk dilinde tam kan sayımı birçok hastalığı ışık tutabilir. Çünkü insan vücudundaki hastalıkların bir çoğu kan testleri ile ortaya çıkar kansızlık hastalığında görülen kanser, demir eksikliği ve çeşitli enfeksiyonlar yapılacak olan bu testler ile ortaya çıkar .

Hemogram Testi Anlamı

Sağlık kuruluşlarına bir rahatsızlıktan dolayı gittiğinizde doktor tarafından hemen kan testi istenir. İşte sizden istenen tam kan sayımıdır yani hemogram dır. Peki bu kan testi üzerinde bir takım kısaltma harfler yazar kan raporlarınız elinize doktora göstermeniz için verilir. Hemogram testinde; 

RBC; Alyuvarlarda oksijen taşıyan hücrelerin miktarını belirtir. Hastada kansızlık olup olmadığını gösterir, Koah hastalığını belirtir, astım bronşit ve akciğer hastalığını bildirir. 

MCV; Oksijen taşıyan hücrelerin büyük, hastada demir eksikliği, B12 vitamininin eksik olup olmadığını gösterir. 

Hb; Kandaki hemoglobin miktarını gösterir. 

MCH; Eritrositlerdeki hemoglobin miktarını gösterir. 

Hct; Kandaki hemoglobin miktarı ölçüsünü gösterir lösemi kan kaybı gibi durumlarda düşer ishal gibi durumlarda ise artan değerdir. 

PLT; Kandaki pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri gösterir. 

WBC; Kandaki beyaz hücreleri gösterir, savunma ve bağışıklık hücrelerinin yönünü gösterir, kronik enfeksiyon hastalığı gibi hastalıklarda yükselir. 

PNL; Bakteriyel enfeksiyonlarda artan değeri gösterir. 

Lymphocytes; Enfeksiyonlarda viral çeşitli kronik hastalıklarda artış gösterirken HIV enfeksiyonunda düşür gösterir. 

Eosinophils; Alerjide paraziter rahatsızlı]]> Kanda Üre Düşüklüğü https://www.kan.gen.tr/kanda-ure-dusuklugu.html Tue, 25 Sep 2018 16:59:28 +0000 Kanda üre düşüklüğü, konusu oldukça ciddi bir konu olduğundan dolayı daha ayrıntılı ve doğru bilgi vermek için iyi bir araştırma yapmak gerekir. Okulda veya farklı eğitim seminerlerinde bu konu tam detaylı olarak anlatımı Kanda üre düşüklüğü, konusu oldukça ciddi bir konu olduğundan dolayı daha ayrıntılı ve doğru bilgi vermek için iyi bir araştırma yapmak gerekir. Okulda veya farklı eğitim seminerlerinde bu konu tam detaylı olarak anlatımış olabilir. Fakat biz söz uçar yazı kalır diyoruz ve bu makalede konumuzu detaylı olarak ele alıyoruz. Düşüklük denilince genellikle toplumda kötü olarak algılama olur. Fakat ürede hem düşüklük hemde yükseklik faktörü oldukça önem taşımaktadır. Üre, insan vücudunda kanda bulunan farklı olarak azot içerikli bir çeşit bileşendir. Bu bileşenler serbest halde olabildiği gibi farklı tepkimeye karşı olarak birleşik halde de bulunurlar. Proteinlerin doğrudan vücuttaki asıl yıkımı sonrasında oluşan ve ortaya çıkan artık maddedir. Böbrekler sayesinde süzülerek doğrudan idrarla vücuttan düzgün yapıda atılması gerekir. İnsanlarda üre yüksekliği veya bir diğeri üre düşüklüğü, vücuttaki tüm protein metabolizmasının dolaylı olarak sağlıklı işlemediği anlamına geldiği bilinir. Üre düşüklüğü, proteinlerin tam olarak ihtiyaç duyulan oranda tüketilmediği, sindirilmediği veya dolaylı olarak işlenemediği anlamına geldiği bilinmektedir ve bu düzenek bu şekilde ilerler. Kanda üre düşüklüğü, üre yükseklik oranına göre çok daha az görülen veya karşılaşılan bir durumdur.

Kanda üre düşüklüğü sebep olan faktörler
  • İnsan vücudunda sindirim oldukça önem taşır. Vücuttaki sindirim sisteminde içinde bulunan proteinlerin emilimini gitgide azaltan durumlar bulunmaktadır ve bunlar direk olarak üre düşüklüğü yol açmaktadır. Bunlar, aşırı bir şekilde aniden gelen ishal durumu, farklı olarak pernisiyöz anemi, doğuştan veya sonradan oluşan kısa bağırsak sendromu, çevresel faktörlere bağlı olarak radyasyon, laktoz intoleransı veya başka yapıda olan gıda intoleransıları,Crohn hastalığı, bazı bulaşıcı olan hastalıklar, tüberküloz,giyardiyaz, küçük yaşta geçirilmiş veya henüz geçirilecek olan sarılık sebebi ile safra salgılarında düzensizlik oluşumu kanda üre düşüklüğüne sebep olan faktörler arasında yer alır.
  • İnsan vücudunda kanda üre düşüklüğüne yol açan bir diğer faktör de pankreas yetmezliği olarak bilinmektedir. Tripsin enzimi doğrudan pankreastan salgılandığı için direk olarak proteinlerin sindiriminde oldukça önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Bunlara bağlı olarak pankreas sorunları bu geçen süre zarfı içinde aksama durumuna, protein eksikliğine yol açarak kanda üre düşüklüğüne sebebiyet vermektedir. Bunlar, Kistik fibroz, kişilerde oluşan kronik pankreas iltihabı, pankreas karsinomu, herhangi bir dönemde aniden beliren şeker hastalığı,Zollinger-Ellison sendromu,pankreas ve pankreasın kendi çevresine direk olarak uygulanan müdahaleler, pankreas kanseri, Otoimmun pankreas iltihabı üre düşüklüğüne yol açan gizli sebepler arasında yer alır.
  • İnsanlarda genellikle üre düşüklüğü dışardan aldığı besinin protein ve vitamin değerlerine göre değişmektedir. Kişi eğer yeterli miktarda protein içeren yiyecekler tüketmiyorsa, antibiyotik ve anabolik steroid gibi bazı ilaçların çok fazla kullanılması, siroz, karaciğer yetmezliği gibi hastalıklar sebebiyle ve bazı karaciğer hastalıkları oldukça etki eden faktörlerdir. Aşırı su tüketimi de bu sebepler arasında yer alır.
]]>
Kanda Mpv Düşüklüğü https://www.kan.gen.tr/kanda-mpv-dusuklugu.html Tue, 25 Sep 2018 19:08:55 +0000 Kanda Mpv düşüklüğü, Mpv kan pıhtılaşmasında görevli olan elemanların yaklaşık boyutlarını veren bir testtir. Test sonucunun sağlıklı olabilmesi için Mpv değerleri trombosit değerleriyle birlikte incelenmeli Kanda Mpv düşüklüğü, Mpv kan pıhtılaşmasında görevli olan elemanların yaklaşık boyutlarını veren bir testtir. Test sonucunun sağlıklı olabilmesi için Mpv değerleri trombosit değerleriyle birlikte incelenmelidir. Kan pıhtılaşması trombositler tarafından yapılır. Trombositler kemik iliğinde üretilir. Yeni üreyen trtombositler diğerlerinde biraz daha büyük olur. Mpv testi yapılarak yeni üretilen trombosit miktarı ve miktarı değiştirien durumlar hakkında bilgi sahibi olunur.

Kanda Mpv düşüklüğü anlamı nedir

Mpv düşüklüğü söz konusuysa trombositlerin hacmi ve etkinliği azalmış olabilir. Dolayısıyla kan normalden daha geç pıhtılaşır. İç kanama ya da açık kanama gibi durumlarda kanın durması güçleşebilir. Bu durumda yeni üretilen trombosit miktarında azalma söz konusu olabilir.

Kanda Mpv düşüklüğü nedenlri nelerdir

İltihap hastalıkları: Yapılan tetkik sonucu Mpv değeri düşük ancak trombosit sayısı fazlaysa iltihaplı bir hastalık var olabilir. İltihap nedeni bulaşıcı bir hastalık ya da daha farklı bir sorun olabilir. Kanser türlerinin bazıları kanda Mpv düşüklüğüne neden olurken trombosit sayısı artabilir.

Böbrek yetmezliği: Trombosit sayısının normal olmasına rağmen kanda Mpv değeri düşükse bu böbrek yetmezliğine işaret ediyor olabilir.

Kan kanseri: Kanda Mpv düşüklüğüyle beraber trombosit düşüklüğü de söz konusuysa aplastik anemi ya da değişik kan kanserlerinden şüphe duyulabilir.

Bazı ilaçlar: Bazı hastalıklardan dolayı kullanılan bir takım ilaçlar kanda Mpv düşüklüğüne neden olabilir. Bu ilaçlar, trombositleri öldüren ilaçlar, Trombosit üretiminde görevli olan kemik iliği hücrelerine zarar veren ilaçlar, hücrelerde toksin etkiye neden olan kemoterapi tarzı ilaçlar olarak sıralanabilir.

Kanda Mpv düşüklüğü tedavisi

Kanda Mpv düşüklüğü gibi bir sorun yaşanıyorsa bunu kesinleştirmek için dahiliye uzmanına başvurulmalıdır. Şikayetler doğrultusunda uzman gerekli tetkikler yapar. Sorunun neden kaynaklandığını tespit ederek nedene yönelik tedavi başlatılır.




]]>
Hemogram Testi https://www.kan.gen.tr/hemogram-testi.html Wed, 26 Sep 2018 01:18:28 +0000 Hemogram Testi, Hemogramı biyokimya ve hormon gibi diğer testlerden ayıran nokta alınan kanı başka bir ayrıştırma yapmadan teste tabi tutmasıdır. Hemogram testinde şunlar aranmaz, şeker, hormon ve mineraller okunmaz. Hemogram tes Hemogram Testi, Hemogramı biyokimya ve hormon gibi diğer testlerden ayıran nokta alınan kanı başka bir ayrıştırma yapmadan teste tabi tutmasıdır. Hemogram testinde şunlar aranmaz, şeker, hormon ve mineraller okunmaz. Hemogram testinde kanda aranan değerler sıralandığı gibidir.

WBC: Beyaz kan hücrelerinin yani alyuvarların vücudumuzdaki sayılarını rapor eder. Akyuvarlar vücudumuzun bağışıklık sisteminin güçlü olması için en etken elemanlarıdır.
RBC: Vücudumuzun oksijen taşıma görevini yapan kırmızı kan hücrelerini yani akyuvarların sayısını rapor eder.
HGB: Vücudumuzun hemoglabin değerini rapor eder, hemoglabin vücut sistemindeki oksijen taşıyıcısı olan alyuvarların içlerinde ki protein değerini rapor eder. 
HCT: Alyuvarların toplam hacminin kanda bulunan yüzdesini rapor eder. Alınan bu yüzdelik değer sonucunda hem akyuvar sayısını hemde alyuvar sayısı ve alyuvarların genişlikleri tespit edilebilmektedir.
MCV: Bir adet alyuvarın genişliğini yani büyüklüğünü verir.
MCH: Bir adet alyuvarda ortalama hemoglabin değerini rapor eder.
MCHC :Bir adet alyuvarda ortalama hemoglabin ağırlığını rapor eder.
PLT: Kanda pıhtılaşmayı sağlayan trombositlerin sayılarını rapor eder.
RDV: Kişinin sahi olduğu birbirinden değişik trombositlerin birbirine olan boyut farklılığını rapor eder. Farklılık değeri arttıkça RDW değeri yükselmektedir.
MPV: Bir adet trombositin yaklaşık büyüklüğünü rapor eder.
PCT: Kişinin İltihaplı hastalığında artan prokalsitonin proteinin miktarını rapor eder.
NEU: Akyuvar türü olan nötrofilin bütün beyaz kan hücrelerinin içerisinde ki yaklaşık yüzdesini rapor eder.
LYM: Akyuvar türü olan lenfosit bütün beyaz kan hücrelerinin içerisindeki yaklaşık yüzdesini rapor eder.
MON: Akyuvar türü olan monositin bütün beyaz kan hücreleri içerisindeki yaklaşık yüzdesini rapor eder. 
EOS: Akyuvar türü olan eozinofilin bütün beyaz kan hücreleri içerisindeki yaklaşık yüzdesini rapor eder.
BAS: Akyuvar türü olan bazofilin bütün beyaz kan hücreleri içerisindeki yaklaşık yüzdesini rapor eder.

Hemogram testi için kişinin aç veya tok olmasının bir önemi yoktur. Günün her saatini bu testin yapılması için uygundur.Ancak bu duruma bazı laboratuvarlar katılmayarak tam tersi bazı besin maddelerini kısıtlamaktadır.Hamilelik döneminde hemogram testi çok önem taşımaktadır. Kansızlık, kanda pıhtılaşma, iltihaplanma gibi sorunları öngörerek gebeye büyük fayda sağlamaktadır. Gebelik öncesi ve sonrası kesinlikle hemogram testi yapılmalıdır. Tüm hemogram aralıkları ve değerleri hastaya göre değişiklik gösterir.


]]>
Hemoglobin A1c https://www.kan.gen.tr/hemoglobin-a1c.html Wed, 26 Sep 2018 17:28:31 +0000 Hemoglobin A1c, şeker hastalığında tedavinin etkinliğini ölçmek ve bazen de şeker hastalığı tanısı koymak için kullanılan bir kan tahlilidir. Diğer adıyla glikozillenmiş hemoglobin'dir. Son yıllarda şeker tedavisinde geçmi Hemoglobin A1c, şeker hastalığında tedavinin etkinliğini ölçmek ve bazen de şeker hastalığı tanısı koymak için kullanılan bir kan tahlilidir. Diğer adıyla glikozillenmiş hemoglobin'dir. Son yıllarda şeker tedavisinde geçmiş 2-3 aylık kan şekeri profili hakkında bilgi verdiği için, sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Kanımızdaki alyuvarlar, görevi oksijen taşımak olan hemoglobin isimli maddeyi içerirler ve dolaşıma katılan alyuvarların ömrü ortalama 120 gündür. Alyuvarlarda bulunan hemoglobin kan şekerine maruz kaldığında glikozillenme ortaya çıkar. Glikozillenme reaksiyonu kandaki şeker moleküllerinin hemoglobine yapışarak yapısal değişikliğe neden olmasıdır.

Hemoglobin A1c Testi Ne İşe Yarar

Alyuvarların ömrü olan 120 gün boyunca hemoglobin glikozillenme oranı kan şekeri değerlerine paralel olarak artar ve Hemoglobin A1c testi ile glikozillenme oranı ölçülür. Hemoglobin A1c testi kan verilmesinden 1 ay öncesinden başlayarak geriye doğru 2-3 aylık dönemde kan şekeri değerlerinin nasıl seyrettiğine ilişkin bilgi verir. Tahlil yaptırmadan önceki aylarda kan şekeri değerleri yüksek ise, hemoglobin moleküllerinin glikozillenme oranı da artar ve dolayısıyla Hemoglobin A1c seviyesi artar. Laboratuvarda Hemoglobin A1c ölçümü için kan verillir. Hemoglobin A1c ölçülecekse kan verirken aç yada tok olmak farketmez. Hemoglobin A1c testinin şeker hastalığının daha iyi kontrol edilmesini ve şeker hastalığına bağlı komplikasyonların gelişme riskinin azaltılmasını sağladığı söylenebilir.

Hemoglobin A1c Değerleri

Hemoglobin A1c değerleri %3 ila %6 aralığında ise normal kabul edilir. Şeker hastalığı tedavisinde güvenli kabul edilen hedef %6.5'tur. Bunun yanısıra daha düşük olan Hemoglobin A1c değerlerinin şeker hastalığına bağlı gelişebilecek komplikasyonların riskini azalttığına dair veriler olmasına rağmen, Hemoglobin A1c değerleri %6.5'un altına çekildiğinde hipoglisemiye, yani kan şekeri düzeyinin normalin alt sınırının altına inmesine, bağlı komplikasyon riski artmaktadır. Hemoglobin A1c değerlerinin 3 ayda bir ölçülmesi önerilmektedir. 


]]>
Kanda Monosit Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/kanda-monosit-yuksekligi.html Thu, 27 Sep 2018 00:01:33 +0000 Kanda Monosit Yüksekliği, Monosit, bağışıklık sistemi elemanı olan akyuvarların bir türüdür ve bir lökosit türüdür. En büyük tür akyuvardır ve bunlar esas yiyicilerdir. Monositler kanserli olan hücreleri öldürü Kanda Monosit Yüksekliği, Monosit, bağışıklık sistemi elemanı olan akyuvarların bir türüdür ve bir lökosit türüdür. En büyük tür akyuvardır ve bunlar esas yiyicilerdir. Monositler kanserli olan hücreleri öldürürler ve zararlı bakterileri yiyerek tüketirler. Bunun dışında ölü ve hasarlı dokuların yok edilmesine yardımcı olurlar. Monositlerin normal değer aralığı ise %0-9 arasındadır.

Monosit yüksekliği ne anlama gelir

Monosit yüksekliği vücudun kanser, enfeksiyon ve iltihap gibi anormal sorunlarla savaşıyor anlamına gelir. İkinci bir ihtimal ise monositlerin bazı sorunlar yüzünden beklendiği gibi yüksek verimle çalışmadığından dolayı olabilir.
Monosit yüksekliği monositoz olarak ta bilinmektedir.

Monosit yüksekliğinin nedenleri
  • Doku ölümü: Vücudun canlı olan dokularındaki zamanından önce ölen hücreler monosit yüksekliğine sebep olmaktadır. Bunları temizlemek için daha fazla monosit gerekmektedir. Kan dolaşımının fazla olması, darbe ve yaralanmalardan dolayı doku ölümleri görülür.
  • Zararlı canlılar: Monosit yükseliği genelde zararlı canlılar sebebiyle ortaya çıkar. Bağışıklık sistemimiz vücudumuza giren parazitler ve bakterilerle savaşır. Daha güçlü bir savunma için monosit sayıları yükselir.
  • Sarkoidoz: Nedeni bilinmeyen kalıtsal bir hastalıktır ve monosit yüksekliğine yol açar.
  • Stres: Yoğun stres altında olan kişilerde monosit sayılarının yükseldiği kanıtlanmıştır. Olası bir tehdide karşı savunma pozisyonuna geçen vücut, monosit sayısını yükselterek kendisini hazır konumda tutmaya çalışır.
  • Cushing sendromu: Vücutta kortizon hormonunun fazla olması ile ortaya çıkan bir durumdur. Sendromdan kaynaklı böbrek üstü bezi tümörleri ve böbrek üstü bezlerinin aşırı çalışmasından dolayı monosit yüksekliği görülür.
]]>
Hemogram Neu Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/hemogram-neu-yuksekligi.html Thu, 27 Sep 2018 18:02:33 +0000 Hemogram Neu Yüksekliği, kan testindeki NEU değerlerinin %70 oranının üzerine çıktığını gösterir.  Neu, Netrofilin kısaltmasıdır ve kanda bulunan akyuvar hücrelerine verilen addır. Akyuvar hücreleri bağışıklık sistemin Hemogram Neu Yüksekliği, kan testindeki NEU değerlerinin %70 oranının üzerine çıktığını gösterir.  Neu, Netrofilin kısaltmasıdır ve kanda bulunan akyuvar hücrelerine verilen addır. Akyuvar hücreleri bağışıklık sistemini dengede tutan vücudun savunma mekanizmasıdır. Hemogram Neu yüksekliği bakteriyel bazı hastalıklarda görülür. Neu yani netrofil beyaz kan hücresi türüdür. Beyaz kan hücrelerinin %40-70'ni oluşturmaktadır. Nötrofiller bir yaralanma yada iltihap halinde, etkilenen bölgeye ilk gelen hücreler oldukları kadar aynı zamanda bakteri ve virüslere karşı savaşta etkin beyaz kan hücreleridir. Neu vücutta kemik iliğinde üretilir. Dolaşımda kalma süreleri 4-6 saattir.

Hemogram Neu Yüksekliği Nedenleri

Neu yani netrofil vücudumuzdaki birtakım zararlı maddeleri hemen bulur ve onları yok etmek için savaşır. Neu yakaladığı yabancı ve zararlı maddeleri bu maddenin etrafını fagositoz ile sararak kaplar. Bazı enzimleri kullanarak bu maddelerin yok edilmesini ve vücuttan atılmasını sağlar. Bu yüzden netrofillerin bağışıklık sistemimiz için ve ayrıca hastalıklara karşı direncimiz için oldukça önemli görevleri vardır. Zararlı maddeleri yok etmek için netrofillerin sayısı artar ve kan testinde neu değeri yüksek çıkar. Neu değerlerinin yüksek çıkma nedenleri şöyledir:
  • Stres 
  • Enfeksiyon 
  • Miyelojen Lösemi
  • Romatoid Artrit
  • Romatizmal Ateş
  • Tiroid İltihabı
  • Böbrek yetmezliği
  • Gebelik zehirlenmesi 
  • İlaç yan etkileri
  • Sigara
Hemogram Neu Yüksekliği Tedavisi

Kişinin stresi yönetmeyi öğrenmesi ve hayatındaki stresi en aza indirmesi neu değerlerinin normale dönmesi için oldukça önemlidir. Neu enfeksiyonlara karşı koruyan savaşçılar olduğu için antibiyotik ve iltihap önleyici ilaç tedavisi ile enfeksiyon tedavi edildiğinden Neu değerleri enfeksiyonla savaşmak zorunda kalmayacağından sayıları normale döner. Enfeksiyon ve stres dışındaki sebeplerle Hemogram Neu yüksekliği oluşmuş ise mutlaka doktor kontrolündeki bir tedavi ile bu değerlerin normal seviyelere çekilmesi gerekir.
]]>
Kanda Üre Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/kanda-ure-yuksekligi.html Fri, 28 Sep 2018 14:59:01 +0000 Kanda üre yüksekliği, böbrek yetmezliğinin son döneminde ve farklı sebepler ile ortaya çıkan bir durumdur. Kanda üre yüksekliğinin ileri dönemlerinde şuurda bulanıklık ve koma durumu görülebilir. Üre yüksekliğinde, sinir s Kanda üre yüksekliği, böbrek yetmezliğinin son döneminde ve farklı sebepler ile ortaya çıkan bir durumdur. Kanda üre yüksekliğinin ileri dönemlerinde şuurda bulanıklık ve koma durumu görülebilir. Üre yüksekliğinde, sinir sistemi, mide, bağırsak, kalp ve damar sistemleri açısından farklı belirtiler gösteren, üre birikimi ve asidoz meydana gelebilir. Böbrekler vücudun asit-baz dengesi için gereken organlardır. Bununla birlikte protein metabolizmasının son ürünlerini atma görevine sahiptirler. Böbreklerin yetersiz kalmasında azot metabolizmasının son ürünleri artar. İdrar ile atılması gereken azot metabolizmasının son ürünleri olan üre, ürik asit ve keratindir. Bu durumda böbrek yetmezliğinde değeri yükselir. Kandaki üre miktarı çok yükseldiğinde tendon reflekslerindeki canlılık kas çekilmesi, sinir ve kas sisteminde aşırı uyarılma, iyonize kalsiyum azalması gibi belirtiler ile ortaya çıkar. Vücuttan su ve tuz kaybı olması da üre yüksekliğinin bir belirtisi olan üremi göstergelerini kuvvetlendirir.

Kanda üre yüksekliği belirtileri nelerdir

İlk belirtilerden biri halsizlik ve kas zayıflığıdır. Gündüz dalgın olan geceleri de uyuyamaz. Bazı durumlarda saldırganlık yaptıkları ya da anlamsız bir şekilde bağırıp çağırmalar gibi durumların içine girdikleri görülebilir. Şuur bulanıklığı ve hatta koma durumuna gelebilirler. Baş ağrısı ilk görülen belirtiler arasındadır. Kas çekilmeleri sıklıkla görülür. Hastalığın son dönemlerinde hasta durdurulamayan hıçkırıklarla sarsılabilir. Ağızda kuruluk ve yanma şikayetleri görülür, dilde paslıymış gibi bir his oluşur ve nefeste amonyak kokusu algılanır. Hastada ilk dönemlerde iştahsızlık, bulantı ve kusma gibi belirtiler ortaya çıkar. Hastalığın ileri dönemlerinde solunum düzensizdir. Zatürre, sıklıkla rastlanan bir belirtidir. Üremi kalp yetmezliğini de tetikler ve bu durum böbrek yetmezliğine bağlı gelişen hipertansiyona da sebep olur. Hastanın derisi genel olarak soluktur, kuru ve sarımtırak kirli bir renktedir. Deride kaşıntı da sıklıkla görülür. Üremide hastanın zayıflaması söz konusu olur ancak oluşan ödem bu zayıflamayı gizler. Hasta da kansızlık sıklıkla görülen bir durumdur. 


]]>
Kanda Plt Düşüklüğü Nedir https://www.kan.gen.tr/kanda-plt-dusuklugu-nedir.html Fri, 28 Sep 2018 21:32:03 +0000 Kanda Plt Düşüklüğü Nedir, Trombositler insan vücudundaki kanın pıhtılaşmasında aktif görev yapan kan hücreleridir. Kanda Plt kan içerisinde bulunan en küçük hücre elemanıdır. Bu hücreler kemik iliğinde üretilirler bu h Kanda Plt Düşüklüğü Nedir, Trombositler insan vücudundaki kanın pıhtılaşmasında aktif görev yapan kan hücreleridir. Kanda Plt kan içerisinde bulunan en küçük hücre elemanıdır. Bu hücreler kemik iliğinde üretilirler bu hücrelerin görevi vücutta oluşan kanamaları durdurmaktır. Normal insan kanında 150.000-400.000 adet Trombosit bulunması gerekirken bu sayının 150.000 altına düşmesi kanda Plt düşüklüğüne neden olur. İnsan vücudunda hayati organ olarak bilinen Dalak Plt nin düşmesine veya yükselmesine neden olur. Kan içerisinde bulunan bu hücreler yani trombositlerin bir çok neden den dolayı sayılarında düşüş görülebilir. Bu kan hücrelerinin düşmesi çeşitli testler ile ortaya çıkar. Ayrıca kanda Plt düşüklüğü belirlemek için yapılan tam kan testlerinde hastanın vücudunda bulunan hastalıkların teşhis edilmesi ve tanı konulması içinde yardımcı olur. Kandaki değerleri ölçülerek hastanın ne tür bir hastalıkla karşı karşıya olduğu bilinir. Plt düşüklüğüne neden olan bir çok sebep vardır.

Kanda Plt düşüklüğüne neden olan etkenler
Hastada kemik iliği hastalığının olması, alınan çeşidi ilaçların yan etkileri, aşırı şekilde alkol tüketimi ve hasta vücudunda bulunan bağışıklık sisteminin çeşitli hastalıkların bulunması kanda Plt düşüklüğüne neden olmaktadır. Bu nedenler arasında en önemlisi bağışıklık sistemi hastalıklarının bulunmasıdır. Kanda Plt düşüklüğü kişinin kanayan bölgesinin kanının durmaması ve uzun süre kanaması, kanda oluşan pıhtılaşmanın çok uzun süre sonra olmasıdır. Kanda Plt düşüklüğü çok çeşitli durumlarda insan vücudunda kendisini hemen belli eder.

Kanda Plt düşüklüğü nedir, belirtileri nelerdir
Anlamsız burun kanamaları, herhangi bir yaralanma ve kesi sonucunda vücudun herhangi bir bölgesinde oluşan kanamanın kolay kolay durmaması, kanda Plt düşüklüğü olan kişinin idrarından kan gelmesi, alınan çok hafif darbelere karşı vücudun ani ve çabuk morarması.

Kanda Plt düşüklüğü tedavisi nasıl yapılır
Kandaki Plt düşüklüğü yani kan hücrelerinde olan trombosit miktarının normal bir insanda olması gereken değerin altına düşmesiyle ifade edilen bir durumdur. Yapılması gereken bir sağlık kuruluşuna gidilerek tam kan sayımı testi yaptırarak kanda Plt düşüklüğünün nedenleri ve buna neden olan hastalıklar araştırılmalı ve tedavi sürecine geçilmelidir. Kanda Plt düşüklüğü tanısı konulduktan sonra kişinin vücudun herhangi bir yerinde kanamaya yol açacak çalışmalardan uzak durması, düşük olan trombosit seviyesini daha da düşecek olan alkol tüketiminin bırakılması, Aspirin ve Aspirin türü özellikle kan cıvıltıcı ağrı kesicilerin kullanılmaması kanda Plt düşüklüğü tedavi için önemlidir.
]]>
Çocuğun Kan Grubu Anne Babadan Farklı Olabilir Mi https://www.kan.gen.tr/cocugun-kan-grubu-anne-babadan-farkli-olabilir-mi.html Sat, 29 Sep 2018 08:11:13 +0000 Çocuğun kan grubu anne babadan farklı olabilir mi sorusu sorulunca akla ilk gelen cevap "olamaz"dır. Çünkü olacak çocuğun kan grubunun anne ve babasının kan gruplarının özelliklerini taşıması gerektiği akıllara gelir. Çocuğun kan grubu anne babadan farklı olabilir mi sorusu sorulunca akla ilk gelen cevap "olamaz"dır. Çünkü olacak çocuğun kan grubunun anne ve babasının kan gruplarının özelliklerini taşıması gerektiği akıllara gelir. Çocuğun kan grubunun anne ve babasından farklı olma ihtimali de vardır. Bebeğin kan grubu ve babanın kan grubuna bağlı olarak değişiklik gösterir ve birazdan açıklanacak hesaplama sistemine göre hesaplanır. 

Çocuğun kan grubu anne babadan farklı olabilir mi
  • Bebeğin kan grubu anne babadan farklı olabilir.
  • Bebeğin kan grubu 6. haftada belli olur.
  • Bebeğin kan grubu anne ve babasına eşit oranda çeker.
  • Bebeğin kan grubu Anne ve babanın kan gruplarına göre belirlenir.
  • Pozitif anne babadan negatif kan olabilir.
Şimdi kan grubu nasıl belirlenir ya da diğer bir ifade ile “nasıl oluşur” sorusunun cevabını verelim. Bebeğin kan grubunun ne olabileceği şu yöntemle hesaplanır: Anne ve babanın kan grubunun yanına (A, B ve 0 kan grupları için) çekinik olan 0 kan grubu eklenir. AB kan grubu için ise eklenmez. Anne ve babanın kan grupları da çaprazlama yöntemi ile bebeğin kan grubunun ne olabileceği olasılıkları hesaplanır.

Anne A, Baba B grubu olursa;
  • A0 ve B0 şeklinde yazılır. 
  • Anneden A, Babadan B kan grubunu alır ve bebeğin kan grubu AB olur. 
  • Anneden A, Babadan 0 kan grubunu alır ve bebeğin kan grubu A olur.
  • Anneden 0, Babadan B kan grubunu alır ve bebeğin kan grubu B olur.
  • Anneden 0, Babadan 0 kan grubunu alır ve bebeğin kan grubu 0 olur.
  • Bebeğin herhangi bir kan grubundan olma ihtimali aynıdır. Yani annesi A ve babası B kan grubundan olan çocuğun kan grubunun AB ve 0 olma ihtimali de vardır.  
Anne AB, Baba 0 grubu olursa;
  • AB ve 00 şeklinde yazılır. 
  • Anneden A, Babadan 0 kan grubunu alır ve bebeğin kan grubu A olur. 
  • Anneden A, Babadan 0 kan grubunu alır ve bebeğin kan grubu A olur.
  • Anneden B, Babadan 0 kan grubunu alır ve bebeğin kan grubu B olur.
  • Anneden B, Babadan 0 kan grubunu alır ve bebeğin kan grubu B olur.
  • Bebeğin A ve B kan grubundan olma olasılığı %100’dür. Bebeğin 0 ve AB kan grubundan olma olasılığı yoktur. Yani annesi AB, babası 0 olan çocuğun kan grubu annesi ve babasının kan grubundan tamamen farklı olacaktır. 
Anne AB, Baba B grubu olursa;
  • AB ve B0 şeklinde yazılır. 
  • Anneden A, Babadan B kan grubunu alır ve bebeğin kan grubu AB olur. 
  • Anneden A, Babadan 0 kan grubunu alır ve bebeğin kan grubu A olur.
  • Anneden B, Babadan B kan grubunu alır ve bebeğin kan grubu B olur.
  • Anneden B, Babadan 0 kan grubunu alır ve bebeğin kan grubu B olur.
  • Bebeğin AB kan grubundan olma olasılığı %25; A grubundan olma olasılığı %25; B grubundan olma özelliği ise %50’dir. Bebeğin 0 kan grubundan olma olasılığı yoktur. Çocuğun kan grubu %25 ihtimalle anne ve babasından farklı olacaktır. 

]]> Hemogram Rdw Nedir https://www.kan.gen.tr/hemogram-rdw-nedir.html Sat, 29 Sep 2018 10:32:14 +0000 Hemogram RDW nedir: Kırmızı kan hücrelerinin hacmindeki değişiklikleri gösterdiğin değerdir. RDW yüksekliği ne kadar fazla olursa, kırmızı kan hücrelerinin boyutlarının o kadar değişkenlik gösterdiği var sayılmaktadır. R Hemogram RDW nedir: Kırmızı kan hücrelerinin hacmindeki değişiklikleri gösterdiğin değerdir. RDW yüksekliği ne kadar fazla olursa, kırmızı kan hücrelerinin boyutlarının o kadar değişkenlik gösterdiği var sayılmaktadır. RDW düşüklüğü ise, kırmızı kan hücrelerinin boyutlarının çok az değişkenlik gösterdiğine işaret etmektedir. Vücuttaki kırmızı kan hücreleri oksijenin taşınmasına yardım eden yapılardır. kişide nabız ne kadar hızlı olursa kırmızı kan hücrelerinin hacmi o kadar büyük olur. Fakat kişideki nabız ne kadar yavaş atarsa kırmızı kan hücrelerinin hacmi o kadar düşük olmaktadır. Kişiye hastalığından dolayı uygulanan testlerde RDW değeri, kan testindeki MCV değeri göz önünde bulundurularak hesaplanır.

Hemogram RDW nedir, normalde kaç olmalıdır:
  • Normal bir insanda RDW değer aralığı %11,5 ile %14,5 arasında olmalıdır.
Hemogram RDW ve MVC yüksekliğine neden olan unsurlar:
  • Vücutta bulunan Folik asit eksikliğinde RDW ve MVC değeri yükselmektedir.
  • Vücutta var olan B12 eksikliği RDW ve MVC değerini yükseltmektedir.
  • Kişinin kronik bir karaciğer hastalığının olması RDW ve MVC değerinin yükselmesine neden olmaktadır.
  • Kişide bulunan hemolitik anemi RDW ve MVC değerinin yükselmesine neden olur.
  • Kişide var olan miyelodisplastik sendrom RDW ve MVC değerinin yükselmesine neden olan bir diğer faktördür.
Hemogram RDW Yüksekliği, MCV Düşüklüğüne neden olan unsurlar:
  • Kişide demir eksikliği anemisinin var olması RDW değerlerinin yükselmesine MCV değerlerinin ise düşmesine neden olmaktadır.
  • Kişide orak hücre anemisinin  var olması RDW değerlerinin yükselmesine MCV değerlerinin ise düşmesine neden olmaktadır.
Hemogram RDW yüksekliğine ve MCV değerlerinin normal kalmasına neden olan unsurlar:
  • Kişide demir eksikliği anemisi başlangıcının bulunması RDW değerinin yükselmesine MVC değerinin normal değerde kalmasına neden olmaktadır.
  • Kişide kronik olarak var olan karaciğer hastalığı RDW değerinin yükselmesine MVC değerinin normal değerde kalmasına neden olmaktadır.
  • Kişide orak hücre anemisi bir diğer RDW değerinin yükselmesine MVC değerinin normal değerde kalmasına neden olan unsurlar arasında yer almaktadır.
Hemogram RDW değerleri normal, MCV değerlerinin yüksek olmasına neden olan unsurlar:
  • Vücutta aplastik anemi probleminin olması RDW değerlerinin normal MCV değerlerinin ise yüksek olmasına neden olmaktadır.
  • Kişinin kemoterapi tedavisi görmesi RDW değerlerinin normal MCV değerlerinin ise yüksek olmasına neden olmaktadır.
  • Kronik bir karaciğer hastalığının kişide var olması yine RDW değerlerinin normal MCV değerlerinin ise yüksek olmasına neden olmaktadır.
Hemogram RDW  değerlerinin normal, MCV değerlerinin ise düşük olmasına neden olan unsurlar:
  • Kronik bir hastalığa bağlı aneminin kişide var olması RDW değerlerinin normal MCV değerlerinin ise düşük olmasına neden olmaktadır.
  • Kişide hemoglobin E bulunması yine  RDW değerlerinin normal MCV değerlerinin ise düşük olmasına neden olmaktadır.
Hemogram RDW değerlerinin düşük, MCV değerlerinin yüksekliği neden olan unsurlar:
  • Kişide makrositik aneminin bulunması RDW değerlerinin düşük, MCV değerlerinin yüksekliği neden olmaktadır.
Hemogram RDW değerlerinin düşüklüğü, MCV değerlerinin düşüklüğüne neden olan unsurlar:
  • Kişide mikrositik anemi bulunması RDW ve MCV değerlerinin düşüklüğüne neden olmaktadır.
]]>
Kanda Crp Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/kanda-crp-yuksekligi.html Sun, 30 Sep 2018 08:48:00 +0000 Kanda CRP yüksekliği: Hastada kanda iltihap var mı yok mu anlamak için uygulanan testlere Crp adı verilir. Kandaki iltihap oranı Crp testi ile ölçülmektedir. Crp‘C-reaktif protein’ adlı, vücutta kendi savunması için karaciğer t Kanda CRP yüksekliği: Hastada kanda iltihap var mı yok mu anlamak için uygulanan testlere Crp adı verilir. Kandaki iltihap oranı Crp testi ile ölçülmektedir. Crp‘C-reaktif protein’ adlı, vücutta kendi savunması için karaciğer tarafından üretilen bir proteindir. Crp seviyesi yüksek çıktığında, kanda iltihap oranı yüksek anlamı taşımaktadır. Yapılan testlerde vücutta iltihap olduğunda kandaki CRP değeri yükselir. CRP yüksekliği vücut iltihabının nerede olduğunu göstermez. Fakat birçok çalışma sonucunda  CRP yüksekliğinin kalp ve damar hastalıkları ile birlikte var olduğu gözlemlenmiştir.

Normal bir vücutta CRP hangi değerde olmalıdır:
  • CRP değerleri sağlıklı bir insanda beklenen normal değer aralığı litrede 0-0,5 miligram arasında olmalıdır.
CRP Yüksekliği hangi anlamı taşır:
Kanda CRP yüksekliği kişide birçok nedenle ortaya çıkmaktadır. özellikle kalp ve damarlar problemleri ile ilgili sorunlar CRP yüksekliğine neden olmaktadır.
  • Kanda litrede 1 miligramdan az olan CRP değeri düşük risk olarak bilinmektedir.
  • Kanda litrede 1-3 miligram arası olan CRP orta seviyeli risk anlamı taşımaktadır.
  • Kanda litrede 3 miligramdan fazla olan CRP değeri yüksek risk olarak bilinmektedir.
  • Kanda litrede 10 miligramdan yüksek olan CRP ise kişinin kalp krizi veya damar içi pıhtı sonrası felç gibi ani gelişen bir kalp sorunun varlığına işaret edebilmekte veya neden olabilmektedir.
Vücutta farklı özelliklerde iltihaba neden olarak kanda CRP yüksekliğine neden olan unsurlar:
  • Kişinin vücudunda çeşitli nedenlerden dolayı yanıklar olması
  • Geçirilen kazalar sonucunda darbe almak veya yaralanmak
  • Sık sık yaşanan enfeksiyonlar
  • İltihaplı eklem sorunlarının kişide var olması
  • Kişide var olan göğüs, akciğer veya sindirim sisteminde ortaya çıkan kanserler 
  • Vücudun farklı bölgelerinde var olan kötü huylu tümörler
]]>
Hemogram Eos https://www.kan.gen.tr/hemogram-eos.html Sun, 30 Sep 2018 12:52:37 +0000 Hemogram eos: Eos eozinofil'in kısaltılmış ifadesidir. Bağışıklık sisteminde görevli bir tür hücredir. Kemik iliğinde üretilir ve bir tür akvaryumdur. Vücuda yabancı bir cisim girdiği zaman bağışıklık sisteminin sav Hemogram eos: Eos eozinofil'in kısaltılmış ifadesidir. Bağışıklık sisteminde görevli bir tür hücredir. Kemik iliğinde üretilir ve bir tür akvaryumdur. Vücuda yabancı bir cisim girdiği zaman bağışıklık sisteminin savunma için ürettiği hücrelerden biridir. Eozinofiller virüs ve bakterilerden başka alerjen maddelerle mücadele eder. Parazitlerle savaşır. Tam eozinofil sayısı hesaplanırken toplam akyuvar sayısındaki oran üzerinden hesaplanır. 

Hemogram eos (eozinofil) normal değerleri:
Değerler farklı laboratuvarlarda bir miktar oynayabilir veya laboratuvar farklı bir ölçüm birimi kullanıyor olabilir. 
  • Eozinofiller tüm akyuvarların %1-3'ünü oluşturmaktadır. Kan tahlilinde genellikle bu değerler üzerinden yorum yapılmaktadır.
  • Eozinofil sayısının normal değeri bir mikro litrede 500 hücreden azdır. (<500 hücre /mcl)
  • 500-1500 arası hafif yükseklik olarak değerlendirilmektedir.
  • 5000 üzerinde ise ciddi ve şiddetli bir durumun söz konusu olduğu düşünülür.
Hemogram eos (eozinofil) yüksekliği:
Eozinofil yüksekliği olduğunda ilk akla gelen konu, vücudun alerjen bir maddeye maruz kaldığı veya parazitlerle mücadele ediyor olmasıdır. Bu durumlarda eozinofil yüksekliği bazende bağışıklık sistemi sorunlarından kaynaklanan bir hastalık olduğu anlamına gelebilir.
Eozinofil (EOS) yükseksikliği neden olur
  • Alerji:Alerji, zararlı olması muhtemel olan ya da tamamen zararsız bazı maddelere karşı bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesi durumudur. Alerjik tepki sırasında eozinofil yüksekliği görülür. Alerji kişiye özeldir, herhangi bir maddeye karşı gelişebilir. En sık görülen alerjen maddeleri; sigara dumanı, toz, evcil hayvan tüyleri, duman, küf, kirli hava, akarlar, güneş ve gluten içeriği olan ya da süt gibi bazı gıdalar olabilir. 
  • Parazit iltihapları: Parazit, yaşamak için başka bir canlıya ihtiyaç duyan zararlı canlılardır. Bağırsak kurdu, askariyaz, akciğer kelebeği gibi parazitlerin neden olduğu iltihapların varlığında eozinofil yüksekliği görülmektedir. 
  • Astım: Astım, vücudun toz ve sigara dumanı gibi etkenler yüzünden bronşları daraltmasına neden olan bir hastalıktır. Alerjik bir hastalık olduğu için eozinofil yüksekliğine neden olmaktadır.
  • Otoimmun hastalıklar: Bağışıklık sisteminin hatası ile sağlıklı vücut hücrelerine saldırdığı hastalıklara otoimmun hastalık denmektedir. Egzama, crohn hastalığı, lupus, ülseratif kolit eozinofil yükseksikliğine sebep olabilir.
  • Diğer hastalıklar: Özellikle kan kanserleri olmak üzere tüm kanser türleri eozinofil yüksekliğine neden olur. Kronik miyeloid lösemi, churg-straus sendromu, eozinofilik kansızlık, hodgkin hastalığı, idiyopatik hipereozinofilik sendrom eozinofil yüksekliğine neden olur.
  • Bahar nezlesi: Bahar aylarında sıkça karşılaşılan ve çiçek polenleri, güneş gibi faktörlerde görülen alerji ile ortaya çıkan bahar nezlesinde de eozinofil yüksekliği görülür.
  • İlaç kullanımı: Amfetaminler (iştah kesiciler), bazı antibiyotikler, interferon, pisilyum içeren laksatifler (kabızlık giderici ilaçlar), sakinleştiriciler gibi ilaçlar eozinofil yüksekliğine neden olurlar.
Hemogram eos düşüklüğü neden olur
  • Alkol zehirlenmesi kısa zamanda çok miktarda alkol tüketilince görülen ve ölümcül olabilen bir durumdur. Hafif sarhoşluk düzeyinde olan alkol zehirlenmesi bile bir miktar eozinofil düşüklüğüne neden olabilir.
  • Steroid artışı, vücudun kortizol gibi bazı steroidleri aşırı üretmesi eos düşüklüğüne yol açabilir. Aşırı stresli olmak, düşük kan şekeri, doğum kontrol hapları, kortizol salgılayan tümörler, bazı böbrek üstü bezi sorunları, cushing sendromu, östojen ya da kortikosteroid ilaçlar kullanmak eozinofil düşüklüğüne neden olur.
]]> Genel Alıcı Kan Grubu https://www.kan.gen.tr/genel-alici-kan-grubu.html Mon, 01 Oct 2018 03:01:55 +0000 Genel Alıcı Kan Grubu, Kan gurubu, kanımızdaki antikorlara bakılarak kanın özelliğini belirtmek için oluşmuş sınıflandırmadır. Genel alıcı dediğimiz grup herkesten kan alabildiği için genel alıcı denir. AB kan grubundan Genel Alıcı Kan Grubu, Kan gurubu, kanımızdaki antikorlara bakılarak kanın özelliğini belirtmek için oluşmuş sınıflandırmadır. Genel alıcı dediğimiz grup herkesten kan alabildiği için genel alıcı denir. AB kan grubundan olanlara genel alıcı denir. İnsanların kan grupları 4 grupt (A, B, AB, O) olarak sınıflandırılır. Bunlar ana gruplardır. Bu ana gurupların yanı sıra RH (+) Pozitif, RH (-) Negatif isimlendirilir. RH faktörü özel bir antijendir. Bu antijenin varlığı RH (+), yokluğu RH (-) olarak belirtiriz. 

Genel Alıcı Kan Grubunda AB kan gurubu alyuvar yüzeyinde hem A hem de B antijeni taşır. Ama diğer kan gruplarında AB kan grubunun taşıdığı antijenlere karşı antikor bulunduğu için uygulanmaz. Kan verme veya alma işlemi uygulamadan önce, aynı kan grubu olunsa dahi çapraz karşılaştırma dediğimiz bir test yapılır. Kan verme ve kan alma işlemi uygun mu Diye bakılır. İnsanların kanlarında bulunan RH faktörü eritroblastoz, bazı kişilerde bulunmayarak, RH negatif olarak adlandırılır. İnsanlarda görülme olasılığı %15 olan eritroblastoz, özellikler anne ve bebeğin kan guruplarında görülecek uyuşmazlık neticesinde kırmızı kan guruplarının harap olmasına sebep olur. Irsi olan bu durum, doğar doğmaz bebeğin kanının değiştirilmesi ile tedavi edilmektedir. Eritroblastoz fetalis, yeni doğan çocuklarda had sarılık, yeni doğanlarda hemolyfic hastalık olarak da adlandırılır. Kısacası genel alıcı kan grubu her kan grubundan kan alır ama sadece kendi açıklayıcı değerleri bulunan AB grubuna verebilir.
]]>
Wbc Hemogram https://www.kan.gen.tr/wbc-hemogram.html Mon, 01 Oct 2018 05:19:20 +0000 Wbc hemogram, kan içerisinde bulunan ve asıl adı Lökosit olan bir maddedir. Yapılan hemogram testlerinde sürekli olarak kan sayımları yapılmaktadır. Bu sayımlar sonrasında ise meydana gelen tahlil sonuçları birçok hastanın mera Wbc hemogram, kan içerisinde bulunan ve asıl adı Lökosit olan bir maddedir. Yapılan hemogram testlerinde sürekli olarak kan sayımları yapılmaktadır. Bu sayımlar sonrasında ise meydana gelen tahlil sonuçları birçok hastanın merak etmesine neden olmaktadır. Kan testi içerisinde yer alan parametrelerden biri de wbc maddesidir. Wbcler hal arasında direk olarak alyuvarlar olarak bilinmektedir. Hatta okullarda işlenen bazı derslerde kan içerisindeki wbc direk olarak alyuvar olarak insanlara tanıtılmaktadır. Wbc yani alyuvarlar, yeni doğan bebeklerde ve bu yaşlardan 15 yaşlarına kadar sürekli olarak değişiklikler göstermektedir. Yani 6 aylık bir bebek ile iki yaşındaki bir bebekte wbc sayısı çok farklılık gösterebilmektedir. Wbc yüksekliği, belli bir seviyeden sonra hastalık olarak düşünülebilir. Bu sorun belli bir süre sonra vücutta çeşitli rahatsızlıklara neden olabilmektedir. Üstelik bu rahatsızlıklarda bazıları direk olarak tedavisi olmayan rahatsızlıklardır. Bu nedenle belli aralıklarla birlikte yapılan kan testlerinde direk olarak wbc miktarına dikkat edilmelidir. Bu şekilde daha dikkatli  ve daha dengeli olarak sağlığınızı koruyabilirsiniz. Kan içerisinde bulunan wbc, bazı durumlardan dolayı dengesizlikler gösterebilmektedir. Öyle ki bu durumlar birçok zaman bir sağlık problemidir.  

Wbc dengesizliğine neden olan durumlar:
  • Enfeksiyonel hastalıklar: Özellikle kanın etkilenmesine neden olan enfeksiyon hastalıkları ciddi bir şekilde wbc miktarı artabilmektedir. Son derece yaygın olarak meydana gelen bu durum son derece tehlikeli olabilmektedir. Bunun için vücuttaki enfeksiyonların kesinlikle tedavi edilmelidir. Aksi halde wbc daha farklı rahatsızlıklara neden olabilmektedir. 
  • Lokal enfeksiyonlar: Kimi zaman yaralanmalara bağlı olarak kimi zaman da yapılan bir cerrahi müdahale sonrasında meydana gelen bölgesel enfeksiyonlarda direk olarak wbc dengesizliği ortaya çıkmaktadır. Bu enfeksiyonlar direk olarak kişide diğer sağlık problemlerine de neden olabileceği için çok tehlikeli olabilmektedir. 
  • Gebelik: Kadınlarda hamilelik dönemlerinde wbc miktarı yani kandaki alyuvar miktarı artmaktadır. Genellikle hamilelik döneminde ortaya çıkan wbc hemogram, kişilerde ciddi yan etkilere neden olmadan kendiliğinden ortadan kalkar. 
  • Lösemi: Daha çok çocuk yaşlarında ortaya çıkan bu durum belli bir süre sonra kanda wbc yüksekliğine neden olabilmektedir. Meydana gelen wbc yüksekliği belli bir süre sonra löseminin ortaya çıkarmış olduğu belirtileri daha da arttırarak kişide daha fazla rahatsızlığa neden olur.
  • Aşırı sigara içmek: Sürekli olarak insanların tükettikleri maddelerden biri olan sigara insan vücudunda birçok probleme neden olduğu için wbc hemogram sorununa da neden olabilmektedir. 
Wcb hemogram belli bir süre sonra sürekli olarak düzensizlik göndermesi durumunda birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bunlardan en önemlisi alösemik lösemi ve aplastik anemi rahatsızlığıdır. bu rahatsızlıkların tedavisi oldukça zordur. Bunun yanı sıra özellikle yaşı küçük olan insanlarda tifo ve paratifo meydana gelmektedir. Genel olarak bakıldığında wbc hemogram testi sonrasında eğer sizlerde de dengesizlik problemler varsa kesinlikle doktorunuza görünerek gerekli olan teşhisi ve tedaviyi yaptırmalısınız. Aksi durumlarda daha ileri ki dönemlerde baş edemeyeceğiniz ya da baş etmesi zor olan problemlerle karşılaşabilirsiniz. 
]]>
Bebeklerde Hemoglobin Düşüklüğü https://www.kan.gen.tr/bebeklerde-hemoglobin-dusuklugu.html Mon, 01 Oct 2018 13:14:10 +0000 Bebeklerde Hemoglobin Düşüklüğü, Tıbbi adıyla anemi olarak bilinen kansızlığın tanımlamasıdır. Her bebeğin ilk bir yıl içerisinde gelişim hızı bir diğerinden farklıdır. Bebekler büyürken bazı aylarda ço Bebeklerde Hemoglobin Düşüklüğü, Tıbbi adıyla anemi olarak bilinen kansızlığın tanımlamasıdır. Her bebeğin ilk bir yıl içerisinde gelişim hızı bir diğerinden farklıdır. Bebekler büyürken bazı aylarda çok hızlı gelişirken, bazı aylarda daha yavaş gelişebilirler. Bebeklerin gelişimi açısından doğuştan gelen bazı özellikler bunda etkili olur. Annede çok ağır anemi olmadıkça zamanında doğan sağlıklı bebeklerde yeterli düzeyde demir vitamini vardır. İlk altı ayda demir eksikliği anemisi gelişmez. 

Bebeklerde Hemoglobin Düşüklüğü Nedenleri;

Bebeklerde altıncı aydan itibaren demir eksikliği anemisinin olmasının temel nedeni ise, hızlı büyümeyle birlikte süt ağırlıklı beslenmedir. Yani kan dolaşımındaki alyuvarların sayısı veya hemoglobin seviyesi düşerse anemi ortaya çıkar. Bu sebeple bebeklerin kanında demir vitamini değişik nedenlerle azalır. En sık nedenleri arasında besinlerden yeteri kadar demir alınmaması yer alır. Ayrıca üç yaş altındaki bebeklerde aşırı süt ve meyve suyu tüketilmesi durumunda da demir eksikliği ortaya çıkar. Bir diğeri ise, anne sütü ile beslenen bebeklerin annesinde anemi varsa, bebeğinde 4-6 ay içerisinde demir eksikliği görülür. Bir yaş altındaki bebeklerin anne sütünden kesildikten sonra yeterli derecede demir içeren besin alamaması durumunda da anemi gelişebilir.

Bebeklerde Hemoglobin Düşüklüğü Belirtileri ve Teşhisi

Bu yüzden bebeklerde hemoglobin düşüklüğü olması durumunda halsiz kalmak, el ve ayaklarda soğukluk, iştahsızlık ve yorgunluk ile kendini gösteren bulgular meydana gelir. Bebeklerde hemoglobin düşüklüğü, yani kansızlık olduğunu anlayabilmek için kırmızı kan hücrelerindeki hemoglobin düşüklüğüne bağlı olarak testler yapılır. Bu testlerin sonucuna göre hemoglobin düşüklüğü gözlemlendiği zaman verilerine göre anemi olarak teşhisi belirlenir.

Bebeklerde Hemoglobin Düşüklüğü Nasıl Önlenir

Anemiyi önlemek amacı ile bebeklere ilk 6 ay sadece anne sütü verilmelidir. Ancak bu durumda emziren annenin de anemi yaşaması önlenmelidir. Bebeğin altı aydan sonra da, demir içeren mamalar ve demir içeriği zengin olan ek gıdalar ile beslenmesi sağlanmalıdır. Bu şekilde çocuklar büyüdükçe yaşına uygun olarak beslenme düzeyinde bakliyat, yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı et ve sakatat tüketilmesi gereklidir. Ayrıca C vitamini de demir emilimini artırdığı için domates de faydalı gıdalar arasındadır. Demirden daha zengin gıdalar içeren dana ve koyun eti gibi kırmızı et çeşitleri, karaciğer, yumurta sarısı, mercimek ve nohut gibi bakliyat ve üzüm pekmezidir. Bebeklerde bu gıdaların uygun porsiyonlar halinde her birinin haftada en az üç veya dört kez tüketilmesi halinde demirden yeterli beslenmeyi sağlayacaktır. Bunların dışında ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzelerde fazla demir bulunmamaktadır. Ancak bitkisel yapısı nedeniyle içeriğindeki demirin emilimi de çok az bulunur. Demir minerali de en çok kuru kayısı gibi kurutulmuş meyveler, lahana, fasulye, pancar, patates, fındık, şeftali, armut ve balık gibi besinlerde bol miktarda bulunmaktadır.


]]>
Kanda Mch Düşüklüğü Nedir https://www.kan.gen.tr/kanda-mch-dusuklugu-nedir.html Mon, 01 Oct 2018 18:13:09 +0000 Kanda Mch düşüklüğü nedir; Mch, her bir kırmızı kan hücresi içerisindeki hemoglobinin ortalama miktarını ifade etmektedir. Hemoglobin ise akciğerlerden hücrelere oksijeni taşıyan bileşene denir. Kan testi ile tespit edilen Mc Kanda Mch düşüklüğü nedir; Mch, her bir kırmızı kan hücresi içerisindeki hemoglobinin ortalama miktarını ifade etmektedir. Hemoglobin ise akciğerlerden hücrelere oksijeni taşıyan bileşene denir. Kan testi ile tespit edilen Mch düşüklüğü veya yüksekliği vücutta mineral, vitamin eksikliklerinden, kronik hastalıklarda kadar farklı sorunların olduğuna işaret eder. Mch testi, tam kan sayımı ile yani CBC testinin bir parçası olarak gerçekleştirilen bir testtir. Bu test ile hematokrit, platelet, beyaz kan hücresi, hemoglobin ve kırmızı kan hücreleri sayımı yapılarak kanın bileşenlerinin değerlendirilmesine denir. Genellikle genel sağlık konusunda fikir sahibi olmak için yapılan bir testtir. Mch değerlerini ölçmek için HGB değeri, RBC değerine bölünerek bulunur. Böylelikle her bir kırmızı kan hücresi içerisindeki hemoglobin değeri belirlenmiş olur. Normal bir MCH değeri 26-33 pikogram arasında değişkenlik gösterir. Fakat farklı makineler için bu değerlerde küçük değişimler olabilmektedir. 

Kanda Mch düşüklüğü nedir;

Kandaki Mch düşüklüğünün kesinliği genel olarak doğru kabul edilen seviye olan 26 pikogram değeri normal olarak alındığından bunun altında olan değerlerde mch düşüklüğü var demektir. 

Kanda Mch düşüklüğü nedenleri;
  • Mikrositik anemi: Kan içerisindeki kırmızı kan hücrelerinin azalmasına bağlı olarak, hemoglobin taşıma kapasitesinin azalmasına denir.
  • Kan kaybı: Vücuttaki kanın aşırı derecede kanama ile vücuttan çıkması,
  • Hemoglobinopati: Kandaki hemoglobinin yapısının değişime uğraması,
  • Demir ekliği anemisi: Kandaki demir miktarının olması gerekenin altında değerler oluşturması,
Bütün bu nedenlerden dolayı kan yoluyla dağılımı gerçekleşecek olan oksijen dağılımının yeterli oranda gerçekleştirilememesi yani hücrelere kan taşınamaması ve buna bağlı olarak da ortaya çıkan sorunların oluşması Mch düşüklüğünün belirtileridir. Ayrıca MCh testinin uygulanması ile sadece tek başına değerlendirilmemesi gerekir. Kan içerisinde bulunan diğer bileşenlerini de değerlerinin kontrol edilmesi Mch düşüklüğü tanısının daha net konulmasına neden olur. O yüzdende uygulanan Mch testinde bütün kan bileşenleri değerlendirilmelidir. 

Kanda Mch düşüklüğü nedir;

Mch testi ne zaman hastalardan istenir; Öncelikli olarak bir doktor tarafından yapılacak muayebne esnasında belirlenen şikayetlere göre istendiğini belirtmek isterim. Belli başlı belirtileri ise;
  • Güçsüzlük,
  • Kanama,
  • Enfeksiyon, 
  • Yorgunluk,
  • Görünür olan bir iltihaplanma,
  • Çok kolay morluk oluşması,
  • Genellikle Mcv testi ile beraber istenerek olası bir kan problemi teşhis edilmeye çalışır. Bunların hepsi Mch testi istenmesi için yeterli oranlarda belirtilerdir. 
Kanda Mch düşüklüğü nedir, Vücutta bulunan kan içerisindeki bileşenlerin yeterli miktarlarda oluşmaması ve kanın yeterli oranlarda organlara ve dokulara oksijen taşımaması demek olduğu açık bir şekilde sizlere ifade edildi. Ancak bu Mch düşüklüğü her kişide farklı nedenlerden olabileceği için öncelikli olarak bir doktor tarafından yapılacak fizik muayene ile teşhisinin konulması ve testinin yapılarak bu tanının kesinleştirilmesi gerekir.
]]>
Kanda Mcv Düşüklüğü https://www.kan.gen.tr/kanda-mcv-dusuklugu.html Tue, 02 Oct 2018 06:01:52 +0000 Kanda Mcv Düşüklüğü, insanın kanı içerisindeki alyuvar dediğimiz hücrelerin normal sayısının altına düşmesi olarak bilinen mikrositik olarak da adlandırılan kansızlık hastalığıdır. Kan hücrelerinde bulunan kırmızı Kanda Mcv Düşüklüğü, insanın kanı içerisindeki alyuvar dediğimiz hücrelerin normal sayısının altına düşmesi olarak bilinen mikrositik olarak da adlandırılan kansızlık hastalığıdır. Kan hücrelerinde bulunan kırmızı kan hücreleri mikrositik ile bilinen diğer hücrelerden çok daha küçük olduğu bilinen hücrelerdir. Kanda Mcv düşüklüğü yani mikrositik özellikle hastada demir eksikliği ve bağırsak hastalıklarına bağlı olarak kalıtsal olabilecek kan hastalıklarına neden olmaktadır. Kanda Mcv düşüklüğü zamanında tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Yetişkin bir insan için kanın içerisindeki bulunan alyuvar olarak bilinen hücrelerin 84-96 arasında olması beklenirken bu değerlerin yani kırmızı kan hücrelerinin değerinin altına düşmesi kanda Mcv düşüklüğü (mikrositik) kansızlık hastalığı olduğunun göstergesidir. Kanda Mcv düşüklüğü yani mikrositik annemi rahatsızlığının bir takım nedenlerden olduğu bilinmektedir. Ayrıca bunun kişide bulunan diğer kan hastalıklarının olmasından kaynaklandığı da ayrıca bilinenler arasındadır. 

Kanda Mcv düşüklüğü nedenleri; Talasemi, kurşun zehirlenmesi, B6 vitamini eksikliği, kişide bulunan kronik bir hastalık demir eksikliği, ülser ve adet döneminde olduğu gibi hastada kan kaybı gibi nedenler kanda Mcv düşüklüğüne sebep olan en belirgin nedenlerdir. 

Kanda Mcv düşüklüğü belirtileri arasında; Hasta üzerinde gözle görülecek belirgin belirtiler gözlemlenmektedir. Bunlar arasında kişinin uyku problemi çekmesi, nefes darlığı kalp ritminin hızlı atması, baş dönmesi, göğüs ağrısı, dudaklarda solgunluk, ağız bölgesinde ağrı oluşması, şiddetli baş ağrısı, güçlü ve zayıf tırnaklar, buna bağlı olarak tırnaklarda kolay kırılma, halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, yutkunmada zorluk, hastanın cildinde olan solgunluk gibi belirgin belirtiler görülmektedir. Kanda Mcv düşüklüğü yani mikrositik anemi acilen sağlık kuruluşlarında müdahale gerektiren bir durum olarak bilinmelidir. Kanda Mcv düşüklüğünün tedavisi geç bırakılırsa hastada ciddi komplikasyonlar oluşur. Mikrositik hastalığı kişilerde bazı hastalıklara neden olur yani yüksek tansiyon (hipertansiyon), şok, pulmoner yetmezliği ve koroner yetmezliği gibi hastalıklar baş gösterir.

Kanda Mcv düşüklüğü tedavisi nasıl olmalıdır

Kanda Mcv düşüklüğü kişilerde demir eksikliğine bağlı olarak (mikrositik anemi) hastalığı olarak hastada kendisini gösterir. Demir eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan kanda Mcv düşüklüğü tedavisinde hastaya ağızdan verilecek demir takviyeleri faydalı olur. Fakat daha ileri safhalara gelmişse hastaya demir takviyesi direk damar yolu ile yani serum takılarak yapılır. Ayrıca kanda Mcv düşüklüğü tedavisi için yapılan testler sonucunda hastanın yeterli vitamin almadığından kaynaklanıyorsa, hastaya özellikle B6 vitamini ve diğer vitaminlerin eksiklikleri bulunarak vitamin takviyesi de yapılarak tedavi uygulanır.
]]>
Kanda Hgb Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/kanda-hgb-yuksekligi.html Tue, 02 Oct 2018 17:06:58 +0000 Kanda Hgb Yüksekliği, Hgb yani hemoglobin insan vücudunda kırmızı kan hücrelerine oksijen taşıyan proteinler olarak bilinir. Hemoglobin vücudumuzda alyuvarlarda bulunan proteinlerdir. Ve hemoglobin (Hgb) görevi  dokulara oksijen t Kanda Hgb Yüksekliği, Hgb yani hemoglobin insan vücudunda kırmızı kan hücrelerine oksijen taşıyan proteinler olarak bilinir. Hemoglobin vücudumuzda alyuvarlarda bulunan proteinlerdir. Ve hemoglobin (Hgb) görevi  dokulara oksijen taşımak ve dokulardan almış olduğu karbondioksit ide solunum organlarına taşımakla görevlidir. Kanda hemoglobin yüksekliği  çeşitli nedenleri bulunur fakat bazı kişilerde bu durum genetik de olabilir. Erkeklerde hemoglobin düzey kadınlara göre daha yüksektir. Kanda görülen hemoglobin yüksekliği  aşırı düzeyde ise bu gibi durumda kişinin yapacağı en doğru iş hemen kan vermesi olacaktır. Kan vererek  kanda bulunan Hgb yüksekliği bir nebzede olsa düşürülebilir. Kan hücrelerine oksijen taşıyan bu proteinler yani hemoglobinler kan içerisinde normal düzeyde bulunması gerekirken çeşitli nedenlerden dolayı yükselmesine kanda Hgb hemoglobin yükselmesi nedir. Kırmızı kanda bulunan hücrelere oksijen taşıyan Hgb proteinin erişkin erkeklerde 17,5 oranında olurken erişkin kadınlarda bu oran 15,5 görülmektedir. Hgb yüksekliği kırmızı kan da yapılan tam kan sayımı olarak bilinen test sonucunda ortaya çıkmaktadır. Kanda Hgb oranı çocuklarda, yeni doğan bebeklerde, erkek ve kadında, hamilelerde yani kısacası her yaş grubunda değişik sayılarda görülür.

Kanda Hgb Yüksekliği Belirtileri

Kanda Hgb hemoglobin yüksekliğine yapılan tam kan testleri ile tanı konulurken. Bunun dışında hastada bir takım belirtiler olarak görülür, bu belirtiler arasında; Nefes darlığı, yüksek ateş, halsizlik, baş dönmesi, bacaklarda gereksiz şişmeler, eklem kemiklerinde ağrı, zihinde bulanıklık, işlev bozuklukları, güçsüzlük, halsizlik, parmak uçlarında ve tırnaklarda özellikle dudaklarda morarma, vücutta kaşıntı, vücudun bazı bölgelerinde his kayıtları, geçici görme bozuklukları, ciltte çok çabuk morarmalar ve ciltte şişmeler kanda hemoglobin yüksekliğinin en belirgin belirtileri arasındadır.

Kanda Hgb Yüksekliği Nedenleri

Kanda Hgb (hemoglobin) yüksekliğinin en önemli nedenleri arasında; Akciğer hastalıkları, vücudun herhangi bir organında tümör bulunması, uyku apnesi, sigara kullanımı, yüksek yerlerde bulunma, vücudun susuz kalması, özellikle sporcuların kullanmış olduğu güç artırıcı ilaçlar, aşırı efor sarfedilen hareketler, doğuştan kalp hastalığı, karaciğer kanseri, kalp yetmezliği, böbrek kanseri, bunlara bağlı çeşitli olarak kalp ve akciğer hastalıkları, diyabet hastalığı, kemik iliğinde bozukluk olması, kan pıhtılaşması, kullanılan ilaçların yan etkileri, bağırsaklarda yaşanan tıkanıklık, fazla miktarda D vitamini alınmasıdır.

Kanda Hgb Yüksekliği Nasıl Düşürülür

Kanda Hgb hemoglobin yüksekliğinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna gidilerek uzman bir doktora görünmek. Kanda Hgb yüksekliğinin düşürülmesinin yollarını aramak en doğrusudur. Bunun yanı sıra hastanın özellikle sigarayı bırakması, kesinlikle susuz kalmaması, yüksek rakamlı bölgelerde yaşamaması ve acilen kan vermesi yükselen Hgb oranının düşmesine yardımcı olacaktır.
]]>
Hemogram Hct Nedir https://www.kan.gen.tr/hemogram-hct-nedir.html Wed, 03 Oct 2018 02:45:37 +0000 Hemogram hct nedir, Hemogram hct (hemaroktit) kandaki kırmızı kan hücrelerinin yüzdelik değeridir. Vücuda oksijen taşır. Kandaki değeri yapılan kan testi sonucu ortaya çıkar. Hct değeri kan sayımı testinin bir p Hemogram hct nedir, Hemogram hct (hemaroktit) kandaki kırmızı kan hücrelerinin yüzdelik değeridir. Vücuda oksijen taşır. Kandaki değeri yapılan kan testi sonucu ortaya çıkar. Hct değeri kan sayımı testinin bir parçası olarak kabul edilebilir. Hct seviyesi kişinin yaşına ve cinsiyetine göre farklılık gösterir. Yapılan kan testi sonucunda kanda ki hct değerinin %45 çıkması 100 milimetre kanda 45 milimetre kırmızı kan hücresi bulunması anlamına gelir.

Hct yüksekliği ve belirtileri nelerdir Hct yüksekliği kişide ki kırmızı kan hücresi sayısının normalden fazla olması durumudur. Sigara kullanan insanlar da daha fazla bulunur. Hct yüksekliği hct düşüklüğüne oranla daha az rastlanan bir durumdur. Susuz kalan vücutta da hct yüksek olur. Sıvı kaybı fazla olan vücut oksijeni dengeli şekilde sağlayamaz. Yeterli sıvı alındığı zaman hct değeri normale döner. Bununla birlikte atletlerin kullandığı protein içeren ilaçlar da hct yi yükseltir.ishal, kalp hastalığı ve akciğer hastalıkları da kişide ki hct değerini yüksek tutar. Kanda ki hct değeri yüksek kişilerin ciltlerinde morarma görülebilir. Baş ağrısı, halsizlik, kas ve eklem ağrısı yapar. Hct yüksekliği bir hastalık olarak kabul edilmez. Tek başına bir tedavisi yoktur.

Hemogram Hct nedir, düşüklüğü ve belirtileri nelerdir Hct düşüklüğü kanda ki kırmızı kan hücresinin normal seviyenin altında olması durumudur. Kırmızı kan hücreleri kişi vücuduna yetersiz geliyordur. Hct değeri aşırı düşük kişiye kansızlık tanısı konabilir. Yaralanma, ameliyat, kanamalı hastalıklar, böbrek hastalıkları ve kolon kanseri gibi hastalıklar hct düşüklüğü ile doğrudan ilişkilidir. Demir eksikliği olan kişilerde hct değeri düşük çıkar. Hct değeri aşırı düşük vücutta oksijen görevi dengeli sağlanmaz. Böylece kişi kendini sürekli yorgun ve bitkin hisseder. Hct değeri düşük kişilerde saç dökülmesi de olur. Aşırı sıvı tüketimi de hct değerini düşürür. Hamileler de bu durum sık görülür. Kişi halsizlik, bitkinlik, hemen yorulma gibi şikayetlerle doktora başvurduğu zaman akla ilk gelen tanı kansızlıktır. Yapılan testlere göre hct düşüklüğünün nedenleri tespit edilir. Demir ve vitamin eksikliğinden olan bir durumda ona göre tedavi uygulanır. Hct düşüklüğünü gidermek için vücutta ki demir ve vitamin değerini yükseltecek ilaçlar başlanır.

Hct değerinin normal seviyesi kaç olmalıdır
  • Yeni doğan bebeklerde, %55-68 arası
  • Yetişkin erkeklerde, % 42-54 arası
  • Yetişkin bayanlarda, % 38-46 arası
  • Hamilelerde % 30-46 arasında olmalıdır.
]]>
Hemoglobin A1c Nedir https://www.kan.gen.tr/hemoglobin-a1c-nedir.html Wed, 03 Oct 2018 20:56:45 +0000 Hemoglobin A1c Nedir, Hemoglobin, alyuvarlarımızda bulunan bir protein olup akciğerlerden yüklediği oksijeni doku ve hücrelerimize taşır ve hücrelerimizde üretilen karbondioksitin akciğerlere taşınarak vücuttan uzaklaştır Hemoglobin A1c Nedir, Hemoglobin, alyuvarlarımızda bulunan bir protein olup akciğerlerden yüklediği oksijeni doku ve hücrelerimize taşır ve hücrelerimizde üretilen karbondioksitin akciğerlere taşınarak vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar. Başlıca görevi hücrelere oksijen taşımak olan hemoglobin kandaki şeker (glukoz) düzeyinden etkilenir. Hemoglobin A1c testi ise şeker hastalığında tedavinin etkinliğini ölçmek, bazı zamanlarda ise şeker hastalığı teşhisi koymak için kullanılan bir kan tahlilidir.

Hemoglabin A1c Nasıl Ölçülür 
Hemoglabin A1c ölçümü yapmak diğer kan tahlillerinden farksızdır. Kan verirken aç yada tok olmanızın önemi yoktur.

Hemoglabin A1c testi neyi ölçer Alyuvarlarda bulunan hemoglabin, kan şekerine maruz kaldığında glikozillenme denilen bir olay gerçekleşir. Glikozillenme, kandaki şeker moleküllerinin hemoglabine yapışarak yapısal değişikliğe neden olmasıdır. Alyuvarların ömrü 120 gündür ve bu 120 gün boyunca hemoglabinin glikozillenme oranı kan şekeri değerlerine paralel olarak artış gösterir. Hemoglabin A1c testide bu glikozillenme oranını ölçer. Hemoglobin A1c geçmiş 3 aylık kan şeker düzeyini gösterir.

Hemoglabin A1c Normal Sınırları Nedir Normal hemoglabin A1c değeri %3-6 arasındadır. Bu değer hemoglobinin şekerle bağlanma oranını göstermektedir.
]]>
Bebeğin Kan Grubu https://www.kan.gen.tr/bebegin-kan-grubu.html Wed, 03 Oct 2018 23:05:50 +0000 Bebeğin kan grubu, ve babanın kan grubuna bağlı olarak değişiklik gösterir ve birazdan açıklanacak hesaplama sistemine göre hesaplanır. Günümüzde kesin olarak kan grubu tıbbi testlerle belirlense de, çocuğunuzun kan Bebeğin kan grubu, ve babanın kan grubuna bağlı olarak değişiklik gösterir ve birazdan açıklanacak hesaplama sistemine göre hesaplanır. 
Günümüzde kesin olarak kan grubu tıbbi testlerle belirlense de, çocuğunuzun kan grubunun muhtemelen ne olacağını hesaplayabilirsiniz. Öncelikle bebeğin kan grubuyla ilgili birkaç özellik vermek gerekirse:
  • Bebeğin kan grubu anne babadan farklı olabilir.
  • Bebeğin kan grubu 6. haftada belli olur.
  • Bebeğin kan grubu anne ve babasına eşit oranda çeker.
  • Bebeğin kan grubu Anne ve babanın kan gruplarına göre belirlenir.
  • Pozitif anne babadan negatif kan olabilir.
Bebeğin kan grubu şu yöntemle hesaplanır:

Anne ve babanın kan grubunun yanına (A, B ve 0 kan grupları için) çekinik olan 0 kan grubu eklenir. 
Örnek: Annenin kan grubu A ise A0 şeklinde yazılır
AB kan grubu için ise eklenmez. Anne ve babanın kan grupları da çaprazlama yöntemi ile bebeğin kan grubunun ne olabileceği olasılıkları hesaplanır.
Örnekle açıklayacak olursak;

Anne A, Baba B grubu olursa;
A0 ve B0 şeklinde yazılır.
İhtimaller
İhtimal 1: Anneden A, Babadan B kan grubunu alır ve bebeğin kan grubu AB olur. 
İhtimal 2: Anneden A, Babadan 0 kan grubunu alır ve bebeğin kan grubu A olur.
İhtimal 3: Anneden 0, Babadan B kan grubunu alır ve bebeğin kan grubu B olur.
İhtimal 4: Anneden 0, Babadan 0 kan grubunu alır ve bebeğin kan grubu 0 olur.

Bebeğin herhangi bir kan grubundan olma ihtimali aynıdır. Verilen örnekte görüldüğü gibi bebeğin kan grubunun AB olma olasılığı %25, A olma olasılığı %25, B olma olasılığı %25 ve 0 olma olasılığı %25'tir. Yani bebeğin anne ve babasından farklı bir kan grubunda olma olasılığı %50'dir.


]]>
Glikozile Hemoglobin Hb A1c https://www.kan.gen.tr/glikozile-hemoglobin-hb-a1c.html Thu, 04 Oct 2018 11:49:20 +0000 Glikozile Hemoglobin Hb A1c: Hb A1c testi, glikoza bağlanmış hemoglobin yani a1c bileşenini ölçmeye yardımcı bir testtir. Böylece kan plazması içerisinde bulunan glikoz şekeri yoğunluğunu tespit etmeye yaramaktadır. Kan Glikozile Hemoglobin Hb A1c: Hb A1c testi, glikoza bağlanmış hemoglobin yani a1c bileşenini ölçmeye yardımcı bir testtir. Böylece kan plazması içerisinde bulunan glikoz şekeri yoğunluğunu tespit etmeye yaramaktadır. Kan testi sonucun göre alınan sonuçta Hb A1c anlık kan şekerini değil, son üç ayın ortalama şeker değerini vermeyi amaçlamaktadır. Hb A1c’nin normal değerleri ise %3,5-5,7 arasında olması gereklidir. Bu normal değer tüm hemoglobinler arasındaki Hb A1c yüzdesini vermektedir. Kişide günlük şeker dalgalanmaları olsa dahi orta vadeli kan şekeri hakkında bilgi alınmasını sağlar. Farklı test teknikleri değişkenlik gösterebilmektedir. Bu yüzden tahlil sonuç kağıdındaki değerlere uymak en doğrudur.

Glikozile Hemoglobin Hb A1c Yüksekliği Ne Anlama Gelmektedir; 
  • Şeker hastalığı tanısı daha konulmamış kişilerde %5,7-6,5 arasında çıkmış Hb A1c, potansiyel şeker hastalığı riski anlamına gelebilmektedir.
  • %7 ve daha yüksek değerler çıkan sonuçlarda şeker hastalığı tanısı konulmaktadır.
  • Kişiye şeker hastalığı teşhisi konulmuş kişilerde Hb A1c yüksekliği hastalığın kontrol altında tutulmadığını göstermektedir.
Glikozile Hemoglobin Hb A1c Yüksekliği  Tedavisi; Aşağıda belirtilen önlemler Hb A1c seviyelerinin düşürülmesine yardımcı olacak yöntemlerdir.
  • Hareketli olunması, ortalama haftanın beş günü yarım saat süre ile orta tempolu egzersiz yapmak.
  • Basit şeker içeren gıda tüketmemesi. Kalori alımının azaltılması.
  • Dengeli beslenmek, öğün atlamamak önemlidir. En uygun diyet programı için gerekirse profesyonel destek alınması önerilir.
  • Şeker hastalığı tanısı konulmuş ise doktorun önerdiği beslenme şekli uygulanmalı ve  ilaçlar düzenli olarak alınmalı önemlidir.
Glikozile Hemoglobin Hb A1c Düşüklüğü; Hipoglisemi olarakta tanımlanmaktadır. Kanda anormal miktarlarda düşük glikoz seviyesine sebep olan bir hastalık türüdür. Şeker hastalarında aşağıdaki etkenler ile ortaya çıkabilecek hipoglisemi Hb A1c düşüklüğüne neden olabimektedir;
  • Şeker hastalığı ilaçlarının anormal yüksek dozda kullanılması,
  • Boş mideye alkol veya aşırı miktarda alkol tüketimi yapmak,
  • Öğün kaçırmak veya aşırı egzersiz yapmak.

Şeker hastası olmayan kişilerde aşağıdaki etkenler hipoglisemiye neden olabilir:

  • Gıdasız kalmak, ölüm oruçları
  • Aşırı alkol tüketmek
  • Addison hastalığı
  • Romatizmal hastalıklar, sıtma, veya yüksek tansiyon tedavisi için alınan bazı ilaçlar.

Şeker hastaları hipoglisemi yaşadıkları zamanlarda aşağıda belirtilen tedavileri yapılmalıdır;

  • Kan şekeri düşükse 15-20 gram glikoz veya basit şeker tüketilmelidir,
  • İnsülin yapılmamalıdır.

Glikozile Hemoglobin Hb A1c Düşüklüğü Tedavisi; Hemolitik anemi tanısı olan hastalara aşağıdaki tedaviler uygulanabilmektedir;

  • Kan transfüzyonu yaptırmak
  • Kandaki antikorların alınması işlemi
  • Prednizon gibi kortikosteroit ilaç tedavileri
  • Bazı hastaların dalaklarının alınması gerekebilmektedir.
]]>
Kanda Eritrosit (RBC) Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/kanda-eritrosit-yuksekligi.html Fri, 05 Oct 2018 10:06:47 +0000 Kanda eritrosit yüksekliği, direk olarak rbc yüksekliği olarak bilinmektedir. Kan içerisinde bulunan eritrosit, direk olarak kan içerisinde bulunan kırmızı kan hücrelerinde bulunmaktadır. İnsan vücudunda kemik ilikleri içerisinde Kanda eritrosit yüksekliği, direk olarak rbc yüksekliği olarak bilinmektedir. Kan içerisinde bulunan eritrosit, direk olarak kan içerisinde bulunan kırmızı kan hücrelerinde bulunmaktadır. İnsan vücudunda kemik ilikleri içerisinde üretilen eritrosit başta akciğerlerdeki oksijenin taşınması olmak üzere vücutta birçok etkiye neden olmaktadır. Bu maddenin kan içerisindeki seviyenin yükselmesi durumunda kan koyulaşmaya neden olarak kanın vücutta dolaşımın zarar görmesine neden olabilmektedir. Bu gibi durumlar ise başta kalp krizi olmak üzere çok tehlikeli rahatsızlıkların aniden ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle kanda eritrosit yüksekliği durumunda özellikle uzun süreli problemlerde oldukça ciddi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. İnsanlarda yapılan kan testleri sonrasında böyle bir duru ortaya çıkmışsa kesinlikle gerekli olan müdahaleler yapılmalıdır. Normal durumlarda kanda eritrosit yüksekliği erkeklerde kadınlara göre biraz daha fazladır. Fakat bu fazlalık aşırı bir şekilde fark göstermemektedir. Erkeklerde ortalama olarak 4,7-6,1 olurken kadınlarda 4,2-5,4 kadar olmaktadır. Bu miktar çocuklarda yaşa bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Genel olarak çocuklarda bu değerler biraz daha düşüktür. 

Kanda eritrosit yüksekliği belirtileri: 
Başta belirtmek isterim ki kanda eritrosit yüksekliği çok ciddi seviyelere ulaşmadıkça kişide herhangi bir belirti ortaya çıkarmayabilir. Fakat bazı durumlarda kişinin bünyesinin zayıf olmasına bağlı olarak şu belirtiler ortaya çıkabilir. 
  • Bulanık görme: Kanda eritrosit yüksekliği insanlarda görme rahatsızlıklarına geçici bile olsa ciddi bir şekilde etki etmektedir. Buna bağlı olarak kanın akış hızı ile görme problemleri meydana gelebilmektedir. Bu nedenle kesinlikle bu belirtiyi de dikkate almanız gerekmektedir.
  • Göğüs ağrısı: Hem kadınlarda hem de erkeklerde aynı şekilde görülen bu belirti, birçok zaman insanlarda görülebilir. Fakat bazen bu durum kanda eritrosit yüksekliğinden kaynaklanarak meydana gelebilir. Diğer belirtilerle birlikte bu sorun da görülüyorsa iyice kanda eritrosit yüksekliği sorunundan şüphe duyulur. 
  • Kaşıntı: Vücudun çeşitli bölgelerinde bu duruma bağlı olarak kaşıntı durumları gelebilir. Kaşınan bölgelerde herhangi bir sivilce ya da değişiklik olmasa bile vücudun çeşitli yerlerinde kaşıntı ortaya çıkabilmektedir. 
  • Yüksek tansiyon: Özellikle tansiyon hastalarında tansiyonun sık sık ortaya çıkmasına birçok zaman kan içerisinde artış gösteren eritrosit maddesi önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle tansiyon hastalarının dikkat etmesi gereken bir durumdur. 
  • Kulak çınlaması: Kimi zaman bir çınlama şeklinde kimi zamanda uğultu şeklinde kulakta meydana gelen problemler kanda eritrosit miktarında önemli etkiler oluşturmaktadır. 
Kanda eritrosit yüksekliğine neden olan etkenler: 
Sigara içmek, kalp rahatsızlığı, böbrek hastalıkları, uyku sorunları, vücudun sık sık susuz kalması, kan içerisindeki sürekli olarak oksijen seviyesinin düşük olması meydana gelen karbondioksit düşüklüğü gibi durumlar direk olarak kanda eritrosit yüksekliği sorunlarına neden olacaktır. 

Kanda eritrosit yüksekliği tedavisi nasıldır
Kanda eritrosit yüksekliği durumunda sık sık vücutta pıhtı oluşma durumu söz konusudur. Bu nedenle kanın sulanmasını ve pıhtı oluşturmasını önlemek amacıyla günün belli saatlerinde aspirin addı verilen ilaç verilerek kan sulandırma işlemi yapılır. Bununla birlikte sorunun ortaya çıkmasına neden olan etken ortaya çıkarılmaya çalışılır. Bu işlemler direk olarak testlerle sağlanır. Teşhis konulduktan sonra yapılan teşhise uygun olarak ilaç tedavileri yapılmaktadır. 
]]>
Hemogram Mono https://www.kan.gen.tr/hemogram-mono.html Sat, 06 Oct 2018 03:01:07 +0000 Hemogram mono, (Monositler) vücudun bağışıklık sisteminde görev yapan bir hücredir. Vücudu bakteri ve parazitlerden korumakla sorumludur. Mono vücuttaki parazitleri yiyerek öldürür. Kanserli hücrelerin vücuttan dışarı atılma Hemogram mono, (Monositler) vücudun bağışıklık sisteminde görev yapan bir hücredir. Vücudu bakteri ve parazitlerden korumakla sorumludur. Mono vücuttaki parazitleri yiyerek öldürür. Kanserli hücrelerin vücuttan dışarı atılmasını sağlar. İnsan vücudu mono hücresi sayesinde bir çok bakterilerden korunur. Hemogram mono hücreleri enfeksiyonlara ilk cevap veren hücrelerdir. Mono hücresi kemik iliğinde üretilir ve kan dolaşımına aktarılır. En büyük türü akyuvardır.Kan testleri sonucunda kanda ki seviyesi belirlenir. Mono hücresinin normal seviyesi %0-9 arasında olmalıdır.

Hemogram mono hücresinin görevleri
  • Kanda ki kanserli hücreleri öldürür.
  • Vücuda giren canlının türünü alyuvarlara bildirir.
  • Virüsleri ve bakterilere yiyerek yok eder.
  • Kişi vücudunda ki hasarlı veya ölü dokuları yok eder.
Hemogram mono yüksekliği, Kişide ki mono seviyesinin normalin üstünde olması durumudur. Mono seviyesi yüksek olan vücut bir enfeksiyon, iltihap veya hastalıkla mücadele ediyor demektir. Aynı zamanda aşırı stres yaşayan kişilerinde kanda ki mono seviyesi yükselir. Bazı kişilerde bir hastalık olmaz, enfeksiyon da tespit edilmez ancak mono seviyesi yüksek çıkar. Bu durumda kişinin mono hücreleri verimli ve dengeli çalışmıyordur. Bu duruma mono yüksekliği yani 'monositoz hastalığı' denir.

Hemogram mono düşüklüğü, Kişide ki mono değerinin normalin altında olması durumudur. Sağlıklı bir insanda da mono değeri düşük çıkabilir. Kişide ki mono düşüklüğüne 'monositopeni' adı verilir. Hamilelerde, kanser tedavisi görenlerde, eklem iltihabı olan vücutlarda ve bazı bulaşıcı hastalıklarda kişide ki mono seviyesi düşer.
]]>
Kanda Aso Yüksekliği Nedir https://www.kan.gen.tr/kanda-aso-yuksekligi-nedir.html Sat, 06 Oct 2018 06:37:05 +0000 Kanda Aso Yüksekliği Nedir, Vücuda giren yabancı maddelere karşı, bağışıklık sistemi antikorlar üretir. Bu antikorlar yabancı maddelerle savaşarak, onları etkisiz hale getirmeye çalışır. Boğaz iltihabı, cilt iltihabı gib Kanda Aso Yüksekliği Nedir, Vücuda giren yabancı maddelere karşı, bağışıklık sistemi antikorlar üretir. Bu antikorlar yabancı maddelerle savaşarak, onları etkisiz hale getirmeye çalışır. Boğaz iltihabı, cilt iltihabı gibi durumlara yol açan streptokok adlı bakteri vücutta meydana getirdiği enfeksiyon sırasında ''streptolizin-O'' adı verilen bir madde salgılar. ASO testi, kandaki ASO (antistreptolizin-O) seviyesini ölçer. ASO değeri streptokok bakterisi vücuda girdikten 5 gün sonra yükselmeye başlar. Özellikle 2-3 hafta sonunda en yüksek değerine ulaşır. ASO değerinin enfeksiyon öncesinde ki değerine inmesi 6-12 ayı bulur. Yani enfeksiyon geçse bile, ASO testi istenebilir. Böylece streptokok enfeksiyonu geçirdiği anlamına gelir. 

Streptokok enfeksiyonu  belirtileri; 
  • Bademcik iltihabı
  • Boğaz ağrısı
  • Ateş
  • Boyunda lenf düğümlerinin şişmesi
Streptokok enfeksiyonu antibiyotikler ile tamamen tedavi edilebilir.

Kanda ASO yüksekliği nedir; Kandaki ASO değeri, yetişkinlerde 200 ünite, çocuklarda 300 ünite üzerine çıkmaması gerekir, şayet yüksek çıkarsa beta bakterisinin neden olduğu enfeksiyonlardan korunmasını sağlamak gerekir. Bu durumda alınması gerek önlemleri başında, söz konusu çocuğun ya da yetişkinin, A grubu beta hemolitik streptokok enfeksiyonu olan hastalardan uzak tutulması olmalıdır. Bunun dışında 3 haftada bir koruyucu penisilin iğnesi yapılması gerekebilir. ASO değeri yüksek çıkmışsa, 2-4 hafta sonra yine ASO testi istenebilir. Böylece streptokok enfeksiyonunun seyrine dair fikir edinilir. Yani tedavisi ihmal edilen ya da doğru tedavi edilmeyen P-hemolitik streptokok enfeksiyonu kalp, böbrekler, eklem, sinir sistemi düzeyinde ağır sorunlara yol açabilir.
]]>
Bebeklerde Hemogram Değerleri https://www.kan.gen.tr/bebeklerde-hemogram-degerleri.html Sat, 06 Oct 2018 15:11:12 +0000 Bebeklerde Hemogram değeri, klinik laboratuarcılık uygulamasında en fazla istenilen değer gruplarından birisidir. Bebeklerde yapılan tam kan sayımı hemogram değeri olarak tanımlanır. Bu değer aynı zamanda CBC olarak da bili Bebeklerde Hemogram değeri, klinik laboratuarcılık uygulamasında en fazla istenilen değer gruplarından birisidir. Bebeklerde yapılan tam kan sayımı hemogram değeri olarak tanımlanır. Bu değer aynı zamanda CBC olarak da bilinir. Ayrıcı Hemogram değerlerinde bebeklerin kanlarında bulunan trombosit sayısı ve lökosit sayısı  doğrudan doğruya ölçülen parametrelerdendir.

Bebeklerde Hemogram Değerleri Ölçüm Amacı

Bebeklerin vücutlarının genel sağlık durumunun kontrolü, kemik iliğinin hücre üretim faaliyetinin ve beslenme ile ilişkili yetersizlik olup olmadığının değerlendirilmesi, akut enfeksiyon olasılığının araştırılması gibi amaçlarla kullanılmaktadır.

Bebeklerde Eritrosit (Kırmızı küre, alyuvar) Sayısı: Bebeklerin kanında en fazla sayıda bulunan hücreler eritrositlerdir. Eritrositlerin en önemli görevleri dokularla akciğerler arasında oksijen ve karbondioksit transportunu sağlamaktır. Bu sonuçlar genel olarak, milyon/µL birimi kullanılmakta ise de önerilen uluslararası standart birimi x1012/L’dir.

Bebeklerde Eritrosit sayısının arttığı durumlar: Akciğer veya kalp hastalıklarına bağlı renal kist, hipoksemi, feokromasitoma serebellum hemanjioblastoması, nefroblastoma, hepatomagibi uygunsuz eritropoetin salınımına neden olan hastalıklardan bazılarıdır.

Bebeklerde Eritrosit sayısının azaldığı durumlar: Demir eksikliği anemisi, kemik iliği hipoplazisi, aplazisi, kan kaybı gibi hastalıklar neden olmaktadır.

Bebeklerde Hemogram Değeri Aralığı:

Kız (Milyon/Milimetreküp)                                               

  • 0-29 gün 3.90/5.90   
  • 1-3 ay 3.30/5.30       
  •  4-5 ay 3.50/5.10    
  • 6-8 ay 3.80/5.50  
  • 9-11 ay 4.00-5.30 
  • 1-2 yaş 3.80-5.10   
Erkek (Milimetreküp)     
  • 0-29 gün 3.90-5.90  
  • 1-3 ay 3.30-5.30
  • 4-5 ay 3.50-5.10
  • 6-8 ay 3.80-5.50
  • 9-11 ay  4.00-5.30
  • 1-2 yaş 3.80-5.10

]]>
En Az Bulunan Kan Grubu https://www.kan.gen.tr/en-az-bulunan-kan-grubu.html Sun, 07 Oct 2018 02:05:16 +0000 En az bulunan kan grubu; kan insanın yaşaması için gereken en önemli unsurlardan birisidir. Bütün uygarlıklar, kan bağları ile kurulmuştur. İnsanlık tarihinde çok önemli bir dinsel ve kültürel sembol sayılır. Fizyolojik En az bulunan kan grubu; kan insanın yaşaması için gereken en önemli unsurlardan birisidir. Bütün uygarlıklar, kan bağları ile kurulmuştur. İnsanlık tarihinde çok önemli bir dinsel ve kültürel sembol sayılır. Fizyolojik ve figüratif olarak kansız hiç bir zaman yaşanmaz. Esasında kan grubu, bizleri birbirimize bağlayan kopmaz bir bağdır. Her kan grubu atalarımızın beslenme ve tutum özelliklerinin genetik iletilerini taşımaktadır. Kanımız hücreleri besler, boşaltımını sağlar ve bu herkes tarafından bilinmektedir. Dünyada en az bulunan kan grubu AB Rh(-) kan grubudur. Bilhassa bu kan acil durumlarda çok zor temin edilmektedir. Bundan dolayı Kızılay'ın kurduğu çadırlarda kan vermek en önemli insanlık görevidir.

En az bulunan kan grubu özellikleri;

AB negatif kan grubu kanda A ve B genlerini bulunduran ve eritrosit yüzey proteinlerine karşı oluşmuş hiç bir antikoru barındırmayan bir kan grubudur. RH proteini de barındırmayan bu kan grubu dünyada en az bulunan kan grubudur. Türkiye'de ise B RH negatif kan grubundan sonra ikinci en az bulunan kan grubudur.

Halk arasında genel alıcı olarak bilinen AB kan gruplarından, AB RH pozitif kan grubu genel alıcıdır. AB RH negatif kan grubu yalnızca AB RH negatif kan grubundan kan alabilmektedir. Çok zorda kalınan durumlarda genel verici olarak bilinen 0 RH negatif kan grubundan da kan alabilmektedir.

Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirici antikorlarda kanda yer almaktadır. Bunlarda A, B ve RH antikoru olarak isimlendirilir. Bilinen hiçbir kanın yapısında antikorlar ve protein yan yana bulunmaz. 

AB grubu RH negatif; kanın içerisinde hem A, hem B geninin olması RH etmeninin bulunmadığı gruplardır. Aynı zamanda en az bulunan kan grubudur.

Kan gruplarını tespit eden A ve B genleri, kandaki A ve B proteinlerinin hangisinin alyuvar çeperinde olacağını belirler. Bunlardan AB grubunda her iki protein içerisinde bulunurken, 0 kan grubunda iki proteinde bulunmaz. Kan grubunu tespit eden proteinler, aglütinojen olarak isimlendirilir. Vücuda çeşitli bir kan grubunun girmesini önleyen aglütinin adında antikorlarda kanda bulunmaktadır.
]]>
Kanda Rdw Yüksekliği https://www.kan.gen.tr/kanda-rdw-yuksekligi.html Sun, 07 Oct 2018 18:22:54 +0000 Kanda Rdw yüksekliği; Alyuvarların bir diğer adı kırmızı kan hücreleridir. Alyuvarların hacminin ne kadar farklılık gösterdiğinin ifade edilmesine yarayan RDW testi tüm hemogram testlerinde otomatikman ölçülür. RDW
Kanda Rdw yüksekliği; Alyuvarların bir diğer adı kırmızı kan hücreleridir. Alyuvarların hacminin ne kadar farklılık gösterdiğinin ifade edilmesine yarayan RDW testi tüm hemogram testlerinde otomatikman ölçülür. RDW testi sonucunda RDW aralığının %11.5-14.5 değerleri arasında olması gerekmektedir. % 14'ün üzerinde olması patolojik yani hastalık yapıcı olarak kabul edilmektedir. Bu değerlerin artışının, besinsel eksikliklere bağlı gelişen anemilerde ve özellikle de demir eksikliği anemisinde gerçekleşmektedir.
Tüm vücuda oksijenin taşınmasına yardım eden alyuvarlar, nabza göre boyutu azabilir ve artabilir. Nabız ne kadar hızlı olursa kırmızı kan hücrelerinin hacmi o kadar büyük olur. Eğer alyuvarlar gereğinden az yavaş akışa sahipse kırmızı kan hücrelerinin boyutu da o kadar az olur.

Rdw yüksekliği ne anlama gelir
Test sonuçlarına göre kandaki RDW oranı yüksek çıkıyorsa, sebepleri;
  • B12 vitamini eksikliği
  • Folik asit eksikliği
  • Kronik bir karaciğer hastalığı
  • Hemolitik anemi
  • Miyelodisplastik sendromu
Eğer kanda RDW yüksekliği ve MCW değerleri normal ise demir eksikliği anemisi başlangıcı, ortak hücre anemisi, ve kronik karaciğer hastalığı görülebilir. RDW değerlerinde küçük sapmalar önemli sorunlara neden olabileceği gibi önemsizde olabilir. Ancak çok yüksek değerlerin çıktığı durumlarda mutlaka doktorunuz tarafından, çıkan sonuçlara göre uygun tedavi yöntemi uygulayacaktır.
]]>
Kan Grubu Uyuşmazlığı https://www.kan.gen.tr/kan-grubu-uyusmazligi.html Sun, 07 Oct 2018 22:59:16 +0000 Kan grubu uyuşmazlığı, Anne adayının kanı Rh (-), baba adayının kanı Rh (+) olduğu durumlarda Rh kan uyuşmazlığından söz edilir. Bu durum bebekte mutlaka bir problemin olacağı anlamına gelmez. Eğer bebek Rh (+) Kan grubu uyuşmazlığı, Anne adayının kanı Rh (-), baba adayının kanı Rh (+) olduğu durumlarda Rh kan uyuşmazlığından söz edilir. Bu durum bebekte mutlaka bir problemin olacağı anlamına gelmez. Eğer bebek Rh (+) kan grubunda olursa anne adayının savunma mekanizması karnındaki bebeğin kan hücrelerini yabancı madde gibi görerek onları parçalamak için devreye girer. Anne adayının savunma mekanizması ilk defa bu hücrelere maruz kalmışsa yani ilk gebeliğiyse bebekte herhangi bir problem gelişmeyebilir. Fakat anne bedeni bu hücreleri tanıdığı için gelecek gebeliklerde sorun oluşabilir. Bu gibi durumlarda gerekli önlemlerin alınmasıyla gelecekteki gebelikler içinde bir problem oluşmayabilir.

Kan grubu uyuşmazlığı bebeği nasıl etkiler

İnsan vücuduna ait olmayan her doku ya da madde vücut tarafından yabancı olarak algılanır. Bu tür yabancı maddeler antijen olarak tanımlanır. Antijen kendi genetik yapısına uymayan anlamında bir terimdir. Antijenlerin vücuda yerleşmesiyle savunma mekanizması harekete geçer. Antijenler, kan grubu haricinde, bakteri, virüs, vücuda nakledilen organları da kapsar. Savunma mekanizması yabancı olarak algıladığı bu maddeleri yok etmek amacıyla harekete geçerek antikor üretmeye başlar. Antikor ve antijen arasında bir bağ vardır. Bu bağ sayesinde antijenin görüldüğü yerde antikor bağlanarak parçalamaya ve sistemden uzaklaştırmaya çalışır.

Anne adayı Rh (-) olduğunda karnındaki bebeğin Rh (+) olması halinde kan grubuna karşı gelişen antikorlar, anne karnında IDC incelemesi sonucu tespit edilir. Normalde bu test sonucunun negatif çıkması gerekir. Eğer pozitif bir sonuç çıkmışsa RH kan uyuşmazlığı söz konusudur. Pozitifliğin boyutuyla uyuşmazlığın anne karnındaki bebeğe vereceği zarar yakından ilişkilidir.

Doğum gerçekleştikten hemen sonra, DC incelemesiyle bebeğin kanına bakılır. Bu incelemede bebeğin antijenlere karşı üretmiş olduğu antikorlar ölçülür. Bu incelemenin normalde negatif çıkması gerekir.

Kan grubu uyuşmazlığı nasıl engellenir

Kan grubu uyuşmazlığını engellemek mümkündür. Eğer incelemeler sonucu kan grubu uyuşmazlığı tespit edilmişse Rh (-) olan annenin Rh (+) olan bebeğinin kan grubuyla karşılaşması önlenmelidir. Bunun için farklı antikorlar kullanılabilir. Halk arasında kan uyuşmazlığı iğnesi olarak bilinen bu antikorlar piyasa farklı isimler altında bulunmaktadır. Bu iğneler içinde Rh (+) kan grubuna ait antikorlar bulunmaktadır. Bu antikorlar anne adayının üretmiş olduğu antikorların aynısıdır. Anne adayına kalçadan enjekte edilir. Antikor bu yolla kana karışarak tüm antijen bulunan hücrelere ulaşarak savunma mekanizması henüz antijenleri algılamadan parçalar ve bebek ile teması engellenir.

Kan grubu uyuşmazlığı için önceden alınması gereken tedbirler nelerdir

Anne adayı kan grubunu doğum yapmadan önce mutlaka bilmelidir. Eğer anne adayı kan grubunu bilmiyorsa kan grubu tespiti için test yapılır. Kan grubunu bilmek olası uyuşmazlığı önceden tespit etmek için en önemli kuraldır. Anne ve babada kan uyuşmazlığı tespit edilmesi belli aralıklarla İndirekt coombs testi yapılmalıdır.  Gerekli olduğu durumlarda gebeliğin 28. haftasında koruma amaçlı kan uyuşmazlığı iğnesi yapılmalıdır. Bebeğin kan grubu Rh (+) ise gelecekteki gebelikleri koruma amaçlı antikor üretimini engelleyen iğneler 72 saat içinde yapılmalıdır. Anne eğer duyarlılık kazanmışsa bebekte risk oluşabilir. Dolayısıyla gebelik boyunca kanda bulunan antikorlar düzenli kontrol edilmelidir. Eğer antikorlar yüksek seviyedeyse bazı testlerle bebeğin durumu takip altına alınarak tedaviye başlanmalıdır.

]]>
Glikolize Hemoglobin https://www.kan.gen.tr/glikolize-hemoglobin.html Mon, 08 Oct 2018 00:57:11 +0000 Glikolize hemoglobin, kırmızı kan hücrelerinin içinde bulunmakta olan hemoglobin adı verilen proteine şekerin bağlanması sonucu oluşmaktadır. Şekerlenmiş hemoglobin adı da verilen glikolize hemoglobin ölçümü, şeker hast Glikolize hemoglobin, kırmızı kan hücrelerinin içinde bulunmakta olan hemoglobin adı verilen proteine şekerin bağlanması sonucu oluşmaktadır. Şekerlenmiş hemoglobin adı da verilen glikolize hemoglobin ölçümü, şeker hastalarının tedavisinin kontrolünde kullanılan bir testtir. Hemoglobin, alyuvarlarımızda bulunan bir protein çeşitidir akciğerlerden yüklendiği oksijeni doku ve hücrelerimize taşır ve hücrelerde üretilen solunum gazı olan karbondioksit gazını akciğerlere taşıyarak vücuttan uzaklaşmasını sağlamaktadır. Başlıca görevi hücrelere oksijen taşımak olan hemoglobin kandaki şeker düzeyinden de etkilenmektedir. Kanda şeker yükseldikçe hemoglobine bağlanmaya başlamaktadır. Kan şekeri ne kadar yüksekse, hemoglobine bağlanmış şeker kadar yüksek olur ve böylelikle glikolize hemoglobin düzeyi artmış olur. Glikolize hemoglobin ölçümü, son üç aylık veya yüz günlük kan şekerinin yüksekliği belirtmektedir. Doktorlar, açlık kan şekeri ile kişinin o günkü kan şeker düzeyini tespit ederlerken, Glikolize hemoglobin ölçümü ile geçen üç aylık kan şekeri düzeyi hakkında fikir edinmiş olurlar. Çünkü alyuvarların ömrü yaklaşık olarak üç aydır. Glikolize hemoglobin de alyuvarların içinde bulunduğundan elde edilen glikolize hemoglobin düzeyi bu üç aylık dönemdeki kan şekeri yükselme veya düşüşlerini ortaya koyar. Glikolize hemoglobin tahlili doktor tarafından belirlenen periyodik aralıklarla takip edilirse, vücudunuzun glisemik kontrolünün yıl boyunca nasıl olduğu konusunda bilgi edinebilirsiniz. Diyabet tedavisinde hastaların glisemik durumlarının takibi fazlasıyla önemlidir. Diyabetik hastaların glisemik durumlarının takibinde en yaygın kullanılan testler kan glikoz ve glikolize hemoglobin ölçümüdür. Glikolize hemoglobin ölçümü, tüm diyabetik hastaların glisemik kontrol durumunun ortaya konması için glisemisi iyi kontrol edilen hastalarda yılda iki kez kontrol edilmelidir. Kötü kontrol edilen örneğin insülin kullananlarda üç ayda bir yapılmalıdır.

Glikolize hemoglobin ölçüm sonucu ne anlama gelir
  • %4 ise son üç aylık kan şekeri ortalaması yaklaşık 65 mg/dl
  • %5 ise son üç aylık kan şekeri ortalaması yaklaşık 100 mg/dl 
  • %6 ise son üç aylık kan şekeri ortalaması yaklaşık 135 mg/dl 
  • %7 ise son üç aylık kan şekeri ortalaması yaklaşık 170 mg/dl (organ hasarı yönünden riskli sonuçtur)
  • %8 ise son üç aylık kan şekeri ortalaması yaklaşık 205 mg/dl 
  • %9 ise son üç aylık kan şekeri ortalaması yaklaşık 240 mg/dl 
  • %10 ise son üç aylık kan şekeri ortalaması yaklaşık 275 mg/dl
  • %11 ise son üç aylık kan şekeri ortalaması yaklaşık 310 mg/dl
  • %12 ise son üç aylık kan şekeri ortalaması yaklaşık 345 mg/dl civarında demektir. 
Glikolize hemoglobin ölçümünde dikkat edilmesi gerekenler          
  • Glikolize hemoglobin normalde %4,5 civarında olmalıdır. 
  • Şeker hastalarında istenilen seviye %6 olmalıdır.
  • Bununla birlikte %6.5 ve altı da kabul edilebilir.
  • 6.5’in üzeri organ hasarları yönünden çok risk taşımaktadır.
]]>
Kaç Çeşit Kan Grubu Vardır https://www.kan.gen.tr/kac-cesit-kan-grubu-vardir.html Mon, 08 Oct 2018 20:48:40 +0000 Kan Çeşit Kan Grubu Vardır; İnsan kanındaki antikorlara bakılarak kanın özelliğini belirtmek için oluşturulmuş sınıflandırma sistemidir. Uluslararası vize almak için yada vücudumuzu daha yakından ve iyi tanım Kan Çeşit Kan Grubu Vardır; İnsan kanındaki antikorlara bakılarak kanın özelliğini belirtmek için oluşturulmuş sınıflandırma sistemidir. Uluslararası vize almak için yada vücudumuzu daha yakından ve iyi tanımak için  kan grubunuzu öğrenmeniz gerekecektir. Birden çok kan grubu vardır. Kaç çeşit kan grubu olduğunu öğrenmek için için öncelikle kan testi yapılmalıdır. Örneğin anne ve babanızın kan grubundan kendi kan grubunuzu tahmin edebilirsiniz. Fakat tamamen emin olmak için kan testi yaptırmanız gerekmektedir. Kan grubunuzu farklı yöntemlerle öğrenebilirsiniz. Kan bağışında bulunarak, kan testi yaparak ve doktorunuza sorarak kan grubunuzu öğrenmeniz mümkündür. İnsanlarda kan grupları A ve B adı verilen iki farklı yapı taşının varlığı ya da yokluğuna göre belirlenmiştir. Kan Çeşit kan grubunun var olduğunu  belirlemek amacıyla antikorlara bakılarak belirlenmiş olan sınıflandırma sistemidir. Vücudun bağışıklık sisteminin  ürettiği antikorlar da kanda bulunmaktadır. Kanda bulunan alyuvarlar kana kırmızı rengi veren oluşumlardır. Alyuvarların üzerinde bulunan kan proteinleri grupları oluşturmaktadır. Bu proteinler üç farklı gruba ayrılmıştır. Kan çeşit kan grubu vardır sorunun cevabı genelikle, A B 0 proteinleri aralarında sekiz adet kan grubu olasılıkları oluşturur.  Bu olasılıklardan her biri için Rh faktörünün varlığı ya da yokluğu söz konusu olabilir. Bilinen hiçbir kanın yapısında antikorlar ve protein yan yana bulunamaz. Eğer yan yana olursa birbirini tutarak katılaşırlar ve çekelirler. Farklı kan gruplarına sahip kişiler arasında kan alışverişi yapılamaz.Kişiler arasında kan alışverişi yapılabilmesi için alıcı ve vericinin kanlarındaki protein ve antikorların incelenmesi gerekir. Eğer aynı kan grubuna sahipseler kan alışverişi yapılabilir.Kan grupları içerisinde sadece AB grubu olan kan proteinleri genel alıcı  O grubu olanlar ise genel vericilerdir. Kanda bulunan bir diğer faktör ise Rh faktörüdür. Bu faktör (+)pozitif durumlarda mevcut (-)durumlarda bulunmamaktadır. Kan çeşit kan grubu vardır birazdan ondan bahsedelim. 

Kan Çeşit Kan Grubu vardır; 
  • A Rh (+) POZİTİF (Rh faktörü vardır anlamında);
  • A Rh (-) NEGATİF (Rh faktörü yoktur anlamında);
  • B Rh (+) POZİTİF 
  • B Rh (-) NEGATİF
  • AB Rh (+) POZİTİF 
  • AB Rh (-) NEGATİF 
  • O Rh (+) POZİTİF
  • O Rh (-) NEGATİF olmak üzere sekiz ayrı kan grubun bulunur. 
Bireyin kan grubu anne ve babasından kalıtımla aldığı özellikler sonucu belirlenir. Hem anneden hem de babadan aktarılan genlerle çocuğun kan grubu ortaya çıkar. A ve B kan grupları baskın gruplardır. Bu grupların 0 ile oluşan genotiplerinde baskın gen kan grubunu oluşturur. Anne babanın birinden A diğerinden  B aktarılması durumunda her iki grup da baskın olduğu için bebeğin kan grubu da AB olacaktır. Bir kişinin kan grubu 0 ise genotipi kesin olarak 00 dır. Aktaracağı gende kesin olarak 0 olacaktır. Pozitif gruplar negatif gruplara baskın genlerdir. Kan grupları arasında 0 negatif gen toplumda en az görülen bir gruptur.
]]>
Hemoglobin https://www.kan.gen.tr/hemoglobin.html Tue, 09 Oct 2018 09:52:03 +0000 Hemoglobin, kanda bulunan alyuvarların içerisinde yer alan demirli bir maddedir. Solunum hemoglobin vasıtası ile mümkün olur. Bu madde sayesinde alyuvarlar havada bulunan oksijeni alırlar. Bu esnada vücutta toplanan karbondioksit gaz Hemoglobin, kanda bulunan alyuvarların içerisinde yer alan demirli bir maddedir. Solunum hemoglobin vasıtası ile mümkün olur. Bu madde sayesinde alyuvarlar havada bulunan oksijeni alırlar. Bu esnada vücutta toplanan karbondioksit gazı da yine hemoglobin sayesinde emilmektedir. Solunum esnasında kan akciğerlere geldiği anda hemoglobinlerdeki karbondioksit verilir yerine oksijen alınır. Hemoglobinin başlıca özelliği renginin kırmızı renkli molekül ağırlığının yüksek olmasıdır. Hemoglobinin en önemli görevi akciğer ve dokular arasında karbondioksit ve oksijen taşınmasını temin etmektir. Nefes alma sırasında akciğerlere girmekte olan havanın oksijeni kanda bulunan hemoglobin tarafından bağlanmaktadır. Hemoglobin oksijen ile yaptığı bu gevşek bileşiğe oksihemoglobin adı verilir. Dokulara geldiğinde ise atardamarlara gelen kan parlak kırmızı renkli toplardamarlara gelen kan ise kirli kırmızı renkte olur. Karbondioksit yüklenen kan kılcal damarlardan toplardamarlara bunlar vasıtası ile de kalbin sağ kulakçık ile karıncığına oradan da akciğerlere kadar gitmektedir. Akciğerde karbondioksit serbest hale geçmektedir. Nefes verme sırasında dışarı atılması esnasında bir güçlük olur ve vücutta karbondioksit birikimi olursa vücut hücrelerinin yaşamaları oldukça zorlaşır. 

Hemoglobinin karbondioksit ile oksijen gazlarını taşıma görevi doku ile organların normal görevlerini yapmaları içinde oldukça önemi vardır. Gaz farklılığı durumu iki gazın dokular ile solunum havasındaki oranına göre ayarlanır. Akciğerlerde solunan havada oksijen fazla karbondioksit az olur ise oksijeni alır karbondioksiti bırakmaktadır. Burada fazlalaşmaya başlayan karbondioksit kana geçmektedir. Böyle bir durum gazların kandaki kısmi basınçları ve orantılı olarak meydana gelen bir diffüzyon yani geçişim durumudur. Hemoglobin molekülü iki bölümden oluşur. Birincisi vücuttaki protein havuzunda sentezlenen dört polipeptid zincirli bir protein olan globin; ikincisi ise orta kısmında demir yer alan porfırin halkalarıdır. Hemoglobin yapısına girdiğinde demir eksikliğinde kanda bulunan hemoglobin oranı azalmaktadır. Gebelikte ve çeşitli nedenlerle ortaya çıkan kan kayıplarında ve kansızlıklarda uzmanın kişilere demirli ilaçlar önermesinin nedeni de budur.


]]>
Hemoglobin Nedir https://www.kan.gen.tr/hemoglobin-nedir.html Wed, 10 Oct 2018 01:38:12 +0000 Hemoglobin Nedir, Hemoglobin, Solunum organlarından dokulara doğru oksijen taşıyarak, dokulardan solunum organlarına doğru da proton ve karbondioksit taşıyan proteindir. Hemoglobin vücuttaki Eritrositlerin içinde bulunmaktadır. hem Hemoglobin Nedir, Hemoglobin, Solunum organlarından dokulara doğru oksijen taşıyarak, dokulardan solunum organlarına doğru da proton ve karbondioksit taşıyan proteindir. Hemoglobin vücuttaki Eritrositlerin içinde bulunmaktadır. hemoglobin oksijen +2 değerli olan demir içeren molekülleri bağlamaktadır. Kandaki hemoglobin seviyesi kişi, yaş, cinsiyet ve ırka bağlı olarak farklılık gösterse de vücutta bulunan kanın hemoglobin değerinin düşük olması demek kansızlığa yani anemi hastalığına işaret etmektedir. Bu değerin yüksek miktarda olması da polisitemi denmektedir. Hemoglobinin başlıca sentez yerinin bulunduğu yer eritrosit üretimi sırasında kemik iliği olarak bilinir. Hemoglobinin prostetik grubu hem, proteiniyse globulindir. 

Hemoglobin Nedir, İşlev Mekanizması ve Çeşitleri

Hemoglobin vücuttaki kanda 02 taşınmasında görevli ve vücudun en önemli tamponu görevini üstlenir. Hemoglobinde ki Fe 2+ koordinasyon sayısı 6 olmakla birlikte bu koordinasyon yerlerinden 4 pirol halkasının azotunu, 5. sinde  globin moleküllerinin histidininin imidozol grubunun azotudur. 6. sın da ise su molekülüne bağlanarak hemoglobin teşekkül etmektedir. Eğer suyun yerine 02 geçer ise bu hemoglobine oksi hemoglobin adı verilmektedir. Hemoglobin moleküllerinde 4 hem grubu bulunduğu için oksijen içinde 4 birleşme yeri bulunmaktadır. Hemoglobinin oksijen yerine CO2 ile birleşmesi olayına karbamino hemoglobin adı verilmektedir. Ancak bu bileşen dayanıksız bir bileşendir. hemoglobinde bulunan demirin Fe 3+ haline yükseltmesi ile elde edilmiş olan maddeye hemin adı verilmekte ve ayrıca hemoglobin çeşidine de met hemoglobin adı verilmektedir. Hemoglobindeki 6. koordinasyon yerine de CN bağlanır ise buna siyano hemoglobin adı verilerek bu tür bir zehirlenme gören bir kimse de sodyum tiyosülfat acil olarak verilmesi gerekir. 

Hemoglobin Nedir, Hemoglobin Sentezi Nedir

Vücuttaki kanda her gün yıkıma uğrayan hemoglobin seviyesini yerine koymak için yaklaşık olarak 5-6 gram kadar hemoglobin sentez edilir. Hemoglobin sentezi hücrede sitoplazma ve mitokondrisin de olur. Hemoglobin sentezinde protoporfirin IX, Fe2+ ve globuline de ihtiyaç vardır. B12 vitamini, intrinsik faktör, pantotenik asit ve piridoksal fosfat bu sentez için gerekli olmaktadır. Olgun olan eritrositler, hemoglobin sentezi edemezler. Hemoglobin sentezinin oluşabilmesi için, protoporfirin IX endojen olarak vücut içinde sentez edilebilir. Eğer bir organizmaya protoporfirin enjek de edilir ise ya da besine eksojen olarak verilir ise organizma bundan herhangi bir fayda sağlayamaz. Bunu idrar ve yahut dışkı ile dışarı geri çıkarır. Hemoglobin retiküloendeteryal sisteminin ribozomları içinde sentez edilir. 

Hemoglobin Yıkımı

Hemoglobin eritrositlerin içinde kemik iliğinden dolaşıma geçişinin yaklaşık olarak 120-130. günleri arasında retiküloendeteryal siteminin hücresini ihtiva ederek, karaciğer, kemik iliği ve dalak da bir yıkıma uğrar. Ayrıca hemoglobinin yıkıma iki yolla uğradığı düşünülür. 



]]>